İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre, Türkiye genelinde 64 ili kapsayan geniş çaplı siber suç operasyonları gerçekleştirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve cumhuriyet başsavcılıklarının ortak yürüttüğü çalışmalarda son beş gün içinde 1021 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonların sonucunda yasa dışı yollarla elde edildiği belirlenen yaklaşık 48 milyar 16 milyon lira değerindeki mal varlığına ve paraya el konuldu.
Adliyeye sevk edilen zanlılardan 319'u çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerin 192'si hakkında ise adli kontrol kararı verilirken, geriye kalan şahısların emniyetteki işlemleri devam ediyor. Soruşturma dosyasına göre organize suç şebekeleri, nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis ve çevrim içi çocuk müstehcenliği gibi ağır suçlamalarla karşı karşıya bulunuyor.
SUÇ ŞEBEKELERİ HANGİ YÖNTEMLERİ KULLANDI?
Güvenlik güçlerinin tespitlerine göre, şüpheliler vatandaşları ağlarına düşürmek için özellikle sosyal medya platformlarını ve oltalama (phishing) sitelerini aktif olarak kullandı. Sahte araç kiralama bedelleri, TOKİ sosyal konut projeleri, ucuz akıllı telefon ilanları ve yasal bahis kuponu iddialarıyla haksız kazanç sağlandı. Ayrıca mağdurların mobil bankacılık hesaplarına yetkisiz erişim sağlanarak hesapların boşaltıldığı, çocuk müstehcenliği içeren görüntülerin barındırıldığı belirlendi.
DİJİTAL DOLANDIRICILIKTAN NASIL KORUNULUR?
Uzmanlar, internet üzerinden yapılan normalin çok altındaki fiyat tekliflerinin çoğunun dolandırıcılık amacı taşıdığı konusunda uyarıyor. Özellikle resmi kurumların adını kullanan sahte sitelere karşı URL adreslerinin dikkatle kontrol edilmesi, araç kiralama veya kapora taleplerinde yalnızca fiziksel ofisi bulunan kurumsal firmaların tercih edilmesi büyük önem taşıyor.
Suç örgütlerinin elde ettikleri yasa dışı gelirleri aklamak için karmaşık finansal yöntemler kullandığı da operasyonun dikkat çeken detayları arasında yer aldı. Şüphelilerin kara parayı elektronik ödeme kuruluşları, bankalar, döviz büroları ve kripto varlık platformları üzerinden transfer ederek izlerini kaybettirmeye çalıştıkları MASAK raporlarıyla saptandı.