Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Çamlı Mahallesi'ndeki İncekum Koyu'nda planlanan turizm projesine ilişkin önemli bir yargı kararı çıktı. Muğla 4. İdare Mahkemesi, 17,25 hektarlık alanda gerçekleştirilmesi öngörülen Çadırlı Konaklama Alanı ve Günübirlik Alan Projesi için verilen 20 Haziran 2025 tarihli "ÇED Gerekli Değildir" kararını iptal etti. Mahkeme, çevresel etkilerin yeterince incelenmediği ve projede kıyı mevzuatına aykırılıklar bulunduğu sonucuna ulaştı.

Cumhuriyet'in 22 Ekim 2026 tarihli haberine göre, Cleo Turizm Marina Yat İşletmeciliği ve İnşaat Sanayi Ticaret AŞ tarafından planlanan projeye karşı Muğla Büyükşehir Belediyesi dava açtı. Çevre örgütleri ve yurttaşların da katıldığı yargılama sonucunda mahkeme, 21 Eylül 2026 tarihinde oybirliğiyle iptal kararı verdi.

MAHKEME KARARINDA HANGİ GEREKÇELER YER ALDI?

Muğla 4. İdare Mahkemesi'nin kararında, proje tanıtım dosyasındaki teknik yetersizlikler, kıyı alanına yönelik müdahaleler ve doğal yaşam üzerindeki olası zararlar belirleyici oldu. Mahkeme, bilirkişi raporlarını değerlendirerek çevresel incelemenin yeterli olmadığına ve dava konusu işlemin hukuka ve kamu yararına uygun bulunmadığına hükmetti.

Karara dayanak oluşturan 20 Nisan 2026 tarihli bilirkişi raporunda, proje alanı ve çevresinde 55 familyaya ait 228 bitki taksonu bulunduğu kaydedildi. Bunların 7'sinin endemik, 2'sinin ise nadir bitki taksonu olduğu belirtildi. Raporda, konaklama birimleri, yollar ve altyapı çalışmalarının bölgedeki orman ve maki örtüsünü olumsuz etkileyebileceği değerlendirildi.

KEŞİFTE BİTKİ ÖRTÜSÜNE MÜDAHALE TESPİT EDİLDİ

Mahkeme dosyasına yansıyan 16 Şubat 2026 tarihli keşif bulguları, şirketin proje taahhütleri ile arazideki uygulamalar arasında farklılıklar bulunduğunu ortaya koydu. Proje kapsamında ağaç kesilmeyeceği belirtilmesine rağmen otopark alanından kıyıya uzanan 6 metre genişliğinde bir yol açıldığı ve güzergâhtaki bitki örtüsünün iş makineleriyle kaldırıldığı tespit edildi.

Bilirkişi raporunda ayrıca kıyıdaki güneşlenme platformlarının yapımında beton kullanıldığı, kayaçların arasına beton dökülerek ahşap kazıkların sabitlendiği belirtildi. Bu müdahaleler, kıyının doğal yapısının korunması bakımından değerlendirildi.

KIYI KANUNU'NA AYKIRI YOL PLANLAMASI

Proje dosyasında 800 metre uzunluğunda ve 6 metre genişliğinde taşıt yolu ile toplam 2 bin 40 metre uzunluğunda ve 3 metre genişliğinde yaya yolları öngörüldü. Bilirkişiler, sahil şeridinin ilk 50 metrelik bölümünde taşıt yolu planlanmasını Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı buldu.

Kan donduran kardeş cinayeti! Emekli Astsubay, kardeşini öldürdü
Kan donduran kardeş cinayeti! Emekli Astsubay, kardeşini öldürdü
İçeriği Görüntüle

3621 sayılı Kıyı Kanunu, kıyıların korunması ve kamu yararına kullanılmasına ilişkin temel kuralları düzenliyor. Kanunun 5. maddesi uyarınca kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunuyor ve kıyılardan yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetiliyor. Bu nedenle kıyı alanlarında planlanan turizm yatırımları yalnızca işletme kapasitesi açısından değil, kamusal kullanım ve doğal çevre üzerindeki etkileri bakımından da değerlendiriliyor.

49 KONAKLAMA ÜNİTESİ VE HAVUZLAR PLANLANDI

Mahkeme dosyasına yansıyan proje bilgilerine göre, toplam 17,25 hektarlık alanın 4,32 hektarı konaklama, 12,93 hektarı günübirlik kullanım için ayrıldı. Projede iki kişilik 49 çadır ünitesiyle toplam 98 kişilik konaklama kapasitesi oluşturulması planlandı.

Her konaklama ünitesi için 200 metrekarelik platform, 80 metrekarelik çadır ve 12 metrekarelik süs havuzu öngörüldü. Ayrıca 300 metrekarelik yüzme havuzu, lokantalar, büfeler, seyir terasları, sosyal tesisler ve 20 metre yüksekliğinde gözlem kulesi proje kapsamında yer aldı.

Bilirkişi incelemesinde bazı yapıların temel sistemlerine ilişkin teknik bilgilerin eksik olduğu belirlendi. Çadır platformlarının statik hesapları ile deprem ve rüzgâr analizlerinin yeterince sunulmadığı da rapora yansıdı.

ATIK SU ARITMA SİSTEMİNDE TEKNİK EKSİKLİKLER

İncekum'daki projede atık su yönetimi de yargılamanın önemli başlıklarından biri oldu. Bilirkişi raporuna göre, paket arıtma sistemi kurulması planlanmasına rağmen tesisin konumu proje üzerinde açık biçimde gösterilmedi.

Atık su boru hatlarının hangi güzergâhtan geçeceği ve altyapı çalışmalarının doğal çevreye etkileri konusunda yeterli teknik değerlendirme bulunmadığı kaydedildi. Ayrıca bazı yapı alanlarında zemin etütleri ve kaya dayanımına ilişkin çalışmaların eksik olduğu belirtildi.

ORMAN YANGINI RİSKİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Orman mühendisliği alanındaki bilirkişi değerlendirmesinde, proje sahasının birinci derece yangına hassas bölgede bulunduğu ifade edildi. Raporda, 49 konaklama ünitesinin oluşturacağı insan hareketliliğinin özellikle yaz aylarında yangın tehlikesini artırabileceği belirtildi.

Şirketin proje sonrasında ağaçlandırma yapılacağı yönündeki taahhüdü de doğal ekosistemin korunması açısından yeterli görülmedi. Bilirkişi değerlendirmesinde, mevcut orman dokusunun ve genetik çeşitliliğin kaybedilmesinin yalnızca yeni fidan dikilerek telafi edilemeyeceği vurgulandı.

ÇEVRE ÖRGÜTLERİ HUKUKİ SÜRECİ TAKİP EDİYOR

Gökova Akyaka'yı Sevenler Derneği'nden Neşe Yüzak, Cumhuriyet'e yaptığı değerlendirmede İncekum'un özel çevre koruma bölgesi ve doğal sit statüleriyle korunan bir alan olduğunu belirtti. Bölgede arkeolojik sit alanı da bulunduğunu aktaran Yüzak, yapılaşma baskısına karşı yürüttükleri hukuki mücadelenin devam edeceğini söyledi.

Yüzak, proje alanında imar süreçleri tamamlanmadan fiziki müdahaleler gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Bu müdahalelerle ilgili suç duyurusunda bulunduklarını ve Marmaris'te başlatılan soruşturmanın sürdüğünü ifade etti.

İNCEKUM DAHA ÖNCE SAĞLIK ŞİKÂYETLERİYLE GÜNDEME GELMİŞTİ

İncekum Koyu, 2026 yazında çevre ve halk sağlığına ilişkin şikâyetlerle de gündeme geldi. Cumhuriyet'in 8 Temmuz 2026 tarihli haberinde, bölgede denize giren bazı çocukların kusma ve yüksek ateş şikâyetleriyle sağlık kuruluşlarına başvurduğu iddiaları yer aldı.

Muğla Tabip Odası Başkanı Çetin Erdolu, söz konusu haberde denetim ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine öne çıktı. Ancak bu sağlık şikâyetlerinin turizm projesinden kaynaklandığını ortaya koyan doğrulanmış bir tespit bulunmuyor. Mahkemenin son kararı ise projenin çevresel değerlendirme sürecindeki eksikliklerle ilgili.

ÇED KARARININ İPTALİNDEN SONRA NE OLACAK?

21 Eylül 2026 tarihli mahkeme kararıyla, projeye ilişkin 20 Haziran 2025 tarihli "ÇED Gerekli Değildir" işlemi iptal edildi. Bu karar, söz konusu çevresel değerlendirme işlemine dayanılarak projenin sürdürülmesinin hukuki temelini ortadan kaldırıyor. Ancak kararın tek başına bölgedeki bütün faaliyetlerin kalıcı olarak yasaklandığı anlamına gelmediğinin altını çizmek gerekiyor.

Cumhuriyet'in aktardığı mahkeme kararında, tarafların kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içinde Danıştaya temyiz başvurusunda bulunabileceği belirtildi. Bu nedenle kararın kesinleşme durumu ve olası yeni başvurular, sürecin bundan sonraki aşamalarını belirleyecek.

Mahkeme ayrıca 69 bin 928 lira 70 kuruş tutarındaki yargılama giderinin davalı Muğla Valiliği tarafından davacı Muğla Büyükşehir Belediyesi'ne ödenmesine hükmetti.

Gökova Akyaka'yı Sevenler Derneği'nden Neşe Yüzak, şirketin eksiklikleri gidermek amacıyla yeni bir ÇED dosyası hazırlayabileceğini belirterek hukuki sürecin henüz tamamen sona ermediğine öne çıktı. Projeye ilişkin yeni bir çevresel değerlendirme başvurusu yapılıp yapılmayacağı ise henüz netleşmedi.

ALANYA'DAKİ İNCEKUM İLE KARIŞTIRILMAMALI

Kararın verildiği İncekum Koyu, Antalya'nın Alanya ilçesindeki İncekum Mahallesi ve İncekum Plajı ile aynı yer değil. Mahkeme kararına konu turizm yatırımı, Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Çamlı Mahallesi sınırlarında bulunuyor.

Dolayısıyla iptal kararı Alanya'daki turizm tesislerini veya İncekum Plajı'nı doğrudan kapsamıyor. Bununla birlikte Marmaris'teki dava, kıyı turizmi yatırımlarında çevresel değerlendirme, doğal alanların korunması ve kamusal kıyı kullanımı açısından önemli bir yargı örneği oluşturuyor.

Kaynak: Haber Merkezi