Sözcü Gazetesi'nin aktardığına göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başında İstanbul'daki camilerde hayata geçirilen "ödev evi" uygulaması mahkemelik oluyor. İstanbul Valiliği himayesinde ve İstanbul Çocukları Vakfı çatısı altında başlatılan proje, eğitim sendikalarının tepkisini çekti. Eğitim İş Sendikası, uygulamanın iptali için hukuki süreç başlatacaklarını bildirdi.
5 Ekim 2026 tarihinde İstanbul'daki 39 ilçe milli eğitim müdürlüğü tarafından okullara gönderilen resmi yazıyla duyurulan proje, dezavantajlı öğrencilere çalışma alanı sağlamayı hedefliyor. Yazıda, evinde uygun ortam bulunmayan çocukların okul sonrası ve hafta sonları eğitmenler eşliğinde ders çalışabileceği belirtiliyor. Ancak Eğitim İş 2 Nolu Şube Başkanı Kadir Toruş, öğrencilerin pedagojik formasyonu olmayan kişilere teslim edildiğini savundu.
UYGULAMA MEB MEVZUATINA UYGUN MU?
Sendika temsilcisi Toruş, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) öğretmenlere ödev vermeme yönünde tavsiyelerde bulunurken, valiliğin böyle bir adım atmasının çelişki yarattığını ifade etti. Dersliklerin haremlik-selamlık olarak düzenlendiğini ve duvarlarda Arapça hat sanatıyla ayet ile hadislerin yer aldığını belirten Toruş, projenin MEB Temel Kanunu'na aykırı olduğunu öne sürdü. Öte yandan MEB Özel Öğretim Genel Müdürlüğü'nün kısa süre önce izinsiz eğitim faaliyetlerine karşı 81 il müdürlüğünü uyardığı biliniyor.
OKULLARDAKİ KÜTÜPHANE VERİLERİ NE SÖYLÜYOR?
Tartışmaların odağındaki ödev evleri, okullardaki mevcut kütüphane altyapısını yeniden gündeme getirdi. TÜİK'in güncel verilerine göre, Türkiye genelinde 34 bin 191 devlet okulunda kütüphane bulunurken, 25 bin 723 okulda bu imkan yer almıyor. Sadece Üsküdar ilçesinde milli eğitime bağlı 345 okulun tamamında kütüphane bulunması, öğrencilerin çalışma alanı ihtiyacının okul binaları içinde karşılanıp karşılanamayacağı sorusunu beraberinde getiriyor.
1999 yılında dönemin valisi Erol Çakır tarafından kurulan İstanbul Çocukları Vakfı'nın mütevelli heyetinde kaymakamlar ve bürokratlar yer alıyor. Vakfın asıl kuruluş amacının sokakta yaşayan çocukları topluma kazandırmak olduğu ifade edilirken, açılacak iptal davasının ardından idare mahkemesinin vereceği karar eğitim camiası tarafından bekleniyor.




