Brent petrol vadeli kontratları 4 sentlik sınırlı bir düşüşle varil başına 100,28 dolara gerilerken, ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrol yüzde 0,1 kayıpla 89,33 dolardan işlem gördü. Küresel piyasalarda gözler, Orta Doğu'daki çatışmalara rağmen kesintiye uğramayan petrol akışına ve G7 ülkelerinin stratejik adımlarına çevrildi.
KCM Trade Baş Analisti Tim Waterer'ın değerlendirmelerine göre, fiyatlardaki yatay seyirde arz endişelerinin hafiflemesi ana etken oldu. Suudi Arabistan'ın ihracatındaki artış ve G7'nin acil durum rezervlerini kullanma kararı, fiyatların yukarı yönlü hareketini şimdilik baskıladı. Nakliye verileri de eylül ayının son haftasında Orta Doğu ham petrol ihracatının savaş öncesi seviyelerin üzerine çıktığını ortaya koydu.
G7 REZERVLERİ VE TRUMP ETKİSİ
Arz endişelerini yatıştıran en önemli gelişme, G7 ülkelerinin cuma günü aldığı 100 milyon varil dizel ve ham petrolü piyasaya sürme kararı oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısının ardından ülkeler, enerji ihracatına kısıtlama getirmeme konusunda da uzlaştı. Bu hamle, Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere yönelik saldırılara rağmen piyasadaki paniği sınırladı.
JEOPOLİTİK RİSKLER FİYATLARI NASIL ETKİLİYOR?
Küresel enerji piyasalarında, stratejik rezervlerin devreye sokulması genellikle kısa vadeli fiyat şoklarını önlemek için kullanılan en etkili müdahale aracı olarak öne çıkıyor. Buna rağmen Brent petrolün 100 doların üzerinde kalması, yatırımcıların Orta Doğu'daki çatışma ihtimalini bir risk primi olarak fiyatlamaya devam ettiğini gösteriyor.
Öte yandan, Husilerin pazartesi günü Suudi Arabistan'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, Abha Havalimanı ve Rabigh'deki Aramco rafinerisine yönelik saldırı düzenlediklerini açıklaması tedirginliği koruyor. Suudi yetkililerden söz konusu saldırılara ilişkin henüz resmi bir doğrulama gelmezken, ABD ile İran arasındaki görüşmelerde de ilerleme kaydedilememesi küresel enerji piyasaları tarafından yakından takip ediliyor.




