ZONGULDAK'IN Karadeniz Ereğli ilçesinde yaşayan bilişim teknolojileri öğretmeni Berru Sağır'ın hikâyesi, erken teşhisin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Eşi İbrahim Sağır ile dokuz yıl boyunca çocuk sahibi olmayı bekleyen 40 yaşındaki öğretmen, tüp bebek tedavisinin ardından hamile kaldı. Ancak büyük mutluluk yaşadığı dönemde aldığı kanser teşhisi, hayatını değiştirdi.
HAMİLELİĞİNİN ALTINCI AYINDA KİTLEYİ FARK ETTİ
Gebeliğinin altıncı ayında kendi kendine yaptığı meme kontrolünde bir kitle fark eden Sağır, durumu kadın doğum doktoruyla paylaştı. Genel cerrahi bölümüne yönlendirilen öğretmene yapılan tetkiklerin ardından meme kanseri teşhisi konuldu.
Tedavi için Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edilen Sağır'ın durumu, farklı uzmanlık alanlarından doktorların katıldığı onkoloji konseyinde değerlendirildi.
Doktorlar, gebeliğin bulunduğu dönem ve hastalığın özelliklerini dikkate alarak hem annenin tedavisini hem de bebeğin sağlığını korumayı amaçlayan bir plan hazırladı.
EN BÜYÜK KORKUSU BEBEĞİNİ KAYBETMEKTİ
Dokuz yıllık bekleyişin ardından anne olmaya hazırlanan Berru Sağır, kanser teşhisini öğrendiğinde kendi sağlığından çok bebeği için endişelendi.
Hamileliğinin son üç ayında hem ameliyat hem de kemoterapi süreciyle karşı karşıya kalan Sağır, bebeğini sağlıklı şekilde kucağına alıp alamayacağını düşünerek büyük korku yaşadı.
Yaşadığı zorlu günleri anlatan Sağır, en büyük korkusunun oğlunu kaybetmek olduğunu belirtti. Bebeğinin yalnızca hayata değil, annesine de ihtiyacı olduğunu düşünerek güçlü kalmaya çalıştığını ifade etti.
HAMİLEYKEN AMELİYAT OLDU, KEMOTERAPİ GÖRDÜ
Berru Sağır'ın ameliyatı, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak tarafından gerçekleştirildi.
Onkoplastik meme koruyucu cerrahi yöntemiyle yapılan ameliyatta hastanın memesinin alınmasına gerek kalmadı.
Gebelik döneminde bir doz kemoterapi alan Sağır, tedavisini doğumun ardından da sürdürdü. Kemoterapi ve radyoterapi süreçlerini tamamlayan öğretmen, sağlığına kavuştu.
OĞLUYLA BİRLİKTE YENİDEN HAYATA TUTUNDU
Bütün zorluklara rağmen bebeğini sağlıklı şekilde dünyaya getiren Sağır, oğluna Bertuğ adını verdi.
Bugün 3,5 yaşında olan Bertuğ ile mutlu bir yaşam sürdüren anne, tedavi döneminden geriye kalan anılarını duygusal sözlerle anlattı.
Kemoterapi nedeniyle doğum sırasında saçlarının döküldüğünü belirten Sağır, oğlunun da dünyaya saçsız geldiğini, zamanla ikisinin saçlarının birlikte uzadığını söyledi.
Anne ve oğul, bugün sağlıkla yaşamlarını sürdürürken Berru Sağır'ın düzenli onkolojik kontrolleri devam ediyor.
PROF. DR. ÇAKMAK: 'GEBELİKTE DE MEME KONTROLÜ İHMAL EDİLMEMELİ'
Tedavi sürecini yöneten Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, gebelik döneminde meme kanseri teşhisinin anne adaylarında büyük endişeye yol açabildiğini belirtti.
Çakmak, hastalığın gebeliğin hangi döneminde tespit edildiğine göre uygun tedavi seçeneklerinin değerlendirilebildiğini ifade etti.
Berru Sağır'ın tedavisini planlarken en büyük önceliğinin bebeğinin sağlığı olduğunu dikkate aldıklarını anlatan Çakmak, cerrahi ve ilaç tedavisini hastanın onayıyla gerçekleştirdiklerini söyledi.
KADINLARA ERKEN TEŞHİS ÇAĞRISI
Yaşadığı mücadeleyi geride bırakan Berru Sağır, şimdi diğer kadınlara erken teşhisin önemini anlatıyor.
Kendi vücudundaki değişikliği zamanında fark etmesinin tedavi sürecinde önemli rol oynadığını belirten Sağır, kadınlara meme kontrollerini ve doktor muayenelerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu.
Sağlık uzmanları da meme kanserinde erken teşhisin tedavi başarısını artırdığını vurgulayarak kadınların yaşlarına ve risk durumlarına uygun tarama programlarına katılmalarının önemine dikkat çekiyor.




