ATEŞ
çemberinin içindeyiz.Her taraf yangın yeri.Ortadoğu bataklığı alev topuna dönüştü.Yangının içine girmeli miydik?Girmemeli miydik?Gireceksek ya da girmeyeceksek nasıl davranmalıydık?Öngörülerine güvenerek, en doğru çözümden söz edebilecek var mı?Sanmıyorum.Her kafadan bir ses çıkıyor.Suriye kimi örgütlerin savaş, Süper güçlerin de tatbikat alanı haline geldi.İran ve Rusya, Türkiye karşıtlığına dayalı olarak Suriye’de Esad’ı desteklerken, ABD ve diğer AB’li güçlerin IŞİD karşıtlığından söz ederlerken, kimlerin yanında yer aldıkları pek belli değil.Ama şu bir gerçek ki, Suriye Kürtleri yani PYD Türkiye dışında tüm güçlerin desteğini arkasına almış durumda.Kuzey Irak Yönetimi lideri Barzani, Türkiye ile iyi ilişkileri nedeniyle, PKK ve PYD’nin hedefi haline gelmişken, bazı siyasetçilerimiz hala Barzani karşıtlığını sürdürmekle meşgul!Çok daha ilginci Suriye, Irak, İran ve Rusya bize dönük düşmanca tavırlar sergileyerek, PKK ve PYD’yi desteklerlerken, Barzani’nin Türkiye’nin yanında tek başına yer almasının bile öneminin farkında olmayanlarımız var!Kuzey Irak Kürt Yönetimi, PKK ya da PYD’nin eline geçerse, Türkiye’ye faturasının ne olabileceğini düşünen var mı?Rusya ile uçak düşürme olayından sonra papaz olduk.Putin Türkiye’yi sürekli tehdit ediyor, PKK eylemlerini artırmakla meşgulken, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Rusya’ya gidiyor.Türkiye, HDP’lilerin PKK’nın bir uzantısı olarak her alanda fütursuzca, terör eylemlerini destekler tavırlar içine girmişken, uluslar arası kaygılara dayalı olarak ne kadar daha sabır gösterebilecek?Doğu ve Güneydoğu’da Kürt halkının önemli bir bölümü, PKK zulmünden inim inim inliyor.Böylesine kritik ve zor bir dönemde, Rus uçağını düşürmekle başımıza iş açtık.Tek olumlu gelişme, İsrail ile yakınlaşmamız.Hükümet, özellikle de Erdoğan ve Davutoğlu, dış politikayı inşa ederken, dinsel, mezhepsel ve etniseye dayalı duygusallıkla değil, ülkemiz ve ülke insanımızın çıkarlarına dönük politikalara yönelip, Ortadoğu’yu hatta dünyayı düzeltme sevdasından bir an önce vazgeçmeleri gerekiyor.Ülkemize, Irak ve Suriye’den göçenler milyonları buldu.Şimdi de, Doğu ve Güneydoğu’da terörden kaçan vatandaşların göçü başladı.Hükümet, seçim öncesi bir sürü vaatlerde bulunmuştu.Şimdi, bunları da hayata geçirmeye çalışıyor.Tüm bu sorunlar yumağı içinde, ülkenin ekonomisi, tüm bunları karşılamaya yeter mi, yetmez mi?Bekleyip göreceğiz.Ama şu da bir gerçek ki, Türkiye zor durumda.Türk insanı, yıllardır sürüp giden terör belasıyla birlikte, uluslar arası ilişkilerimizdeki olumsuzluklardan ciddi ölçüde rahatsızlık duyması bir yana, ciddi kaygılar taşımaya başladığını söylememizde yarar var!