Tarih 18 Mart 1915, yer Çanakkale. İnsanlık tarihinin en büyük koalisyon donanması, Yenilmez Armada, Türk Boğazları önünde... Bugün Yenilmez Armada ilk yenilgisini, ilk hezimetini yaşadı. İstanbul'u işgal etmek için Çanakkale önlerine gelen Yenilmez Armada'nın topları, Türklerin vatanseverlik dolu göğüslerine çarptı ve parçalandı. VATANSEVERLİK duygusu, yüzen kaleleri ve o kalelerden atılan ateş toplarını küçülttü ve Boğaz'ın engin sularına gömdü… Çanakkale, bir var oluş destanı.
1870'li yıllardan itibaren Avrupa'da büyüyen anlaşmazlıklar sonucu İtilaf ve İttifak blokları oluşmuştu. 20. yüzyılın başında Dünya bir paylaşım savaşı için hazırlanıyordu. Avrupalı devletler arasındaki hammadde bulma arayışı ve sömürge elde etme yarışı savaş nedeni olacaktı.
Savaş için her şey hazırdı. Bir kıvılcım lazımdı. Ve silah Saraybosna'da patladı. Temmuz 1914'te I. Dünya Savaşı başladı.
Osmanlı İmparatorluğu savaş başladığında tarafsızdı. Ancak biliyordu bu savaştan kaçamazdı. Devleti yöneten İttihat ve Terakki Partisi, önce Birleşik Krallık'ı yokladı, olmadı. Sonra istemeye istemeye Almanya ile bağlantı kurdu. Almanya Devleti yöneticileri zayıf ve hantal olduğu gerekçesi ile Osmanlı ile aynı safta yer alamayacağını söyleyince Kayzer II.Wilhem, araya girdi ve ittifakı yaptı.
2 Ağustos 1914 Osmanlı ile Alman İmparatorluğu arasında gizli bir ittifak anlaşması yapıldı ve Osmanlı Devleti'nde seferberlik ilan edildi.
10 Ağustos, İngiliz Donanması'ndan kaçan Goben ve Breslau adlı Alman gemilerinin Osmanlı karasularına girmesi üzerine, Osmanlı Devleti bu gemileri satın aldığını ilan etti. Halk, satın alınan gemiler için İstanbul'da kutlama yaptı. Almanya, Osmanlı İmparatorluğu'na ve Enver Paşa'ya savaşa girmesi için baskı yapıyordu.
21 Eylül Osmanlı Donanma Komutanı Amiral Souchon, Goben ve Breslau gemilerini Karadeniz'e tatbikat için çıkardı.
29/30 Ekim Osmanlı Devleti’ni fiilen savaşın içine çekebilmek için Amiral Souchon komutasındaki Osmanlı gemileri Rusya'nın Sivastopol ve Odessa limanlarını bombaladı, Bu durumu Meclis-i Mebusan bile bilmiyordu. Karadeniz'de Rus donanmasına yönelik saldırıdan sonra Ruslar, Kafkasya'ya saldırdı. Birleşik Krallık Donanması ise Akabe'yi bombaladı.
2 Kasım 1914 Rusya, Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti.
3 Kasım Birleşik Krallık ve Fransa'ya ait filo Çanakkale Boğazı önündeki tabyaları bombaladı.
5 Kasım Birleşik Krallık ve Fransa Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti.
11 Kasım Osmanlı İmparatorluğu, Birleşik Krallık, Fransa ve Rusya'ya savaş ilanı yaptı.
23 Kasım İslam Halifesi Sultan Reşat tarafından CİHAD ilan edildi. Fakat İslam dünyası bu çağrıya karşılık vermedi.
Osmanlı İmparatorluğu büyük savaşın başlamasıyla Çanakkale'deki kuvvetlerini takviye etmeye başladı. Görev Alman Usedom ile Miralay Cevat Çobanlı'ya aitti. Çanakkale Boğazı'nın giriş istihkamlarına önem verildi. Anadolu ve Rumeli tabyaları güçlendirildi. Tabyalara toplar yerleştirildi. Top sayısı yetersizdi bu nedenle savaş gemilerindeki toplar sökülerek tabyalara konuldu. Tam 137 adet top. Bölgedeki mayınlar takviye edildi. Almanlar yapılan hazırlıkları yetersiz görüyordu. Bu konudaki eleştirileri gazetelerde bile yer alıyordu.
Birleşik Krallık'ta kabine toplanarak Çanakkale'ye taarruzu tartıştı. Birleşik Krallık iki Alman gemisinin Türk topraklarına sığınması üzerine 27 Ağustos 1914'ten itibaren bir donanma harekatı üzerinde çalışıyordu.
Rusya ile irtibat kurmak, Rusya'nın ihtiyaç duyduğu silah ve malzemelerin sevkini sağlamak, Osmanlı ile Almanya'nın ilişkisini kesmek, Osmanlı İmparatorluğu'nu savaş dışı bırakmak ve savaşın geniş alana yayılmasını engellemek amaçtı. Bunları yapmak için İstanbul işgal edilmeli ve Osmanlı savaş dışında bırakılmalıydı yani Çanakkale'ye taarruz edilmeliydi.
25 Kasım 1914 Gelibolu'ya çıkarma yapma konusu Birleşik Krallık'ın Harp Konseyi'nde ele alındı. Aralık ayında sıkışan Sırbistan ve Rusya için Doğuya mutlaka bir harekat yapmak gerekliliği tartışıldı.
Ocak 1915 Rusların kuvvetlerini Almanya üzerine, batıya kaydırması ve Türklerin Ruslar üzerindeki baskıyı artırmaları Rusları bunalttı.Türk kuvvetlerinin Ruslar üzerindeki baskısının alınması ve Türk kuvvetlerinin başka alana yönlendirilmesi artık bir zorunluluktu. İstanbul'u tehdit etmek lazımdı ve elde donanmadan başka kuvvet yoktu. Bir deniz harekatı mümkün müydü?
Birleşik Krallık'ta bir deniz harekatı yapılabilir mi, durumu tartışıldı. Yeni cephe için kuvvet lazımdı, nereden bulunacaktı? Birleşik Krallık kendi toprakları üzerinde Alman istila tehlikesinin geçtiğine emin değildi. Fakat Churchill harekatın denizle ilgili kısmının hemen uygulanmasını görüşmek için Akdeniz Donanma Komutanı Amiral Carden'e telgraf çekti. Churchill, Amiral Carden'in yapılacak deniz harekatından elde edilecek sonucu, bu harekat için lüzumlu gemileri ve ortamın nasıl kullanılacağını ayrıntılı olarak bildirmesini istedi.
11 Ocak Churchill, Carden’e geniş çaplı bir plan hazırlaması emri verdi. 13 Ocak Birleşik Krallık Hükümeti Çanakkale Boğazı'na taarruz için Amiral Carden'in planını onaylandı.
18 Ocak Birleşik Krallık Gelibolu'ya düzenlenecek taarruz ile ilgili Fransa'ya niyetini bildirdi. 26 Ocak Fransa Deniz Bakanı Londra'ya giderek özel bir harekat olarak nitelenen Çanakkale Harekatı'nı ve harekatın komutanının İngiliz olmasını kabul etti.
28 Ocak Birleşik Krallık Harp Konseyi toplanarak "Donanma yalnız olarak taarruz edecek" kararını aldı. Amiral Fischer buna karşıydı ama Churchill kararlıydı.
Şubat ayı başında Fransız gemileri, denizaltıları ve mayın tarama filosu hazırdı.
İkmal için üsse ihtiyaç vardı. Limni Adası Mondros Limanı, Çanakkale'ye 15 mil uzaklıkta ve filo için şartları uygundu. Bir sorun vardı. Burası Türklere aitti ama Yunanistan işgal etmişti. Yunanistan buradan çekildi ve ada müttefiklere bırakıldı.
19/25/26/ Şubat 1915 zırhlı gemilerle boğazın girişindeki tabyalar topa tutuldu. Türkler karşılık veremedi çünkü Türk toplarının mevziisi kısa idi. 17 Mart akşamına kadar İngilizler sürekli boğazda mayın aradı. 26 Şubat zırhlı gemiler himayesinde İngiliz deniz piyadeleri karaya çıktı. İlerlemeden Türkler tarafından durduruldular.
Dış tabyaların bombalanması padişah ve payitahtı endişelendirmişti. Ya Çanakkale düşerse ya düşman İstanbul'a gelirse...Hemen planlar yapıldı. Hükümet Anadolu yakasında bir saat içinde harekete hazır iki özel tren bekletiyordu. Padişah ve payitaht Eskişehir'e taşınacaktı. Sultan ve maiyeti için iki konak tutulmuştu bile. Devrik padişah II.Abdülhamit ise Konya'ya taşınacaktı. Ancak bu fikir kendisine iletilince sert tepki gösterdi ve payitahtı terk etmeyeceğini belirtti. Topkapı Sarayı'ndaki kutsal emanetler, Babıali arşivleri, bankalardaki altınlar Anadolu'ya gönderilmişti bile. Sultan ve hükümet endişelenmekte pek de haksız sayılmazdı. Çünkü Çanakkale’de savaşacak kuvvetler arasında büyük bir dengesizlik vardı.
İstanbul'a umutsuzluk hakimdi. Türk aileleri Anadolu'ya göç etmeye başlamışlardı. İstanbul'da binlerce Osmanlı vatandaşı savaşı İtilaf Kuvvetleri kazansın diye dua ediyordu. Bayraklar çoktan alınmıştı, kutlama yapacaklardı.
Bombardımanlar art arda gelince Batılı konsoloslar İstanbul'dan ayrıldılar. Almanlar başkenti Edirne'ye taşımayı teklif ettilerse de Talat Paşa bu fikri onaylamadı.
4 Mart 1915 İngiltere, Fransa ve Rusya İstanbul Anlaşması ile Çanakkale taarruzu sonrası İstanbul'u paylaştılar. İstanbul, Ruslara bırakılacaktı. Rusya'da, İran'da İngilizlere kolaylıklar sağlayacaktı. İstanbul'un Ruslara bırakılma ihtimali en çok Yunanlıları rahatsız etti. Rusları İstanbul'da görmektense İstanbul Türklerin olsun daha iyiydi.
6 Mart Fransız gemileri ve zırhlıları başta Goliath olmak üzere Mondros'a geldiler. Limni'de toplanacak birliklerin hedefi önce Çanakkale Boğazı girişi ve sonra İstanbul'un işgali olacaktı.
6/7/13 Mart 1915 Boğazda bulunan tabyalara atışlar devam ediyor. Mayın arama çalışmaları sürdürülüyor. Müttefik kuvvetlerine ait denizaltılar için İzmir Limanı üs olarak seçilerek bombalandı.
Bahriye Nazırı Churchill zaferden emindi. "Çanakkale'ye Queen Elizabeth'i bile gönderdik. Bu dritnot yalnız Birleşik Krallık'ın değil bütün dünyanın en korkunç zırhlısıdır" diyordu. Oysaki Çanakkale Taarruzu ile ilgili askerler endişelerini dillendirmişlerdi. kara ordusu olmadan başarı olamazdı. Bunun tarihte örneği vardı.1807 İngiliz Amiral Duckworth, kazandığı araziyi tutacak askeri olmadığı için İstanbul önlerinden geri gelmişti. Ama İngiliz siyasetçilerin planı hazırdı.
Gemiler boğaza girmeden önce tabyalar gemilerden atılan ateş baskısı ile dövülecek, bu esnada boğazda mayın taraması yapılacaktı. Uçak gemileri, mayın tarayıcılar, destroyer, bir atelye gemisi, denizaltılar, uçaklar, kömür gemisi de harekat için hazırdı.
Yenilmez Armada kendini göstermek için fırsat bekliyordu. Doğu'ya yapılacak bir şaşırtma hareketi için dakikaları sayıyordu. Karadeniz'de bulunan tahıl ve yakıt yüklü ticaret gemilerini serbest bırakarak, Dünyanın takdiri kazanmak için sabırsızlanıyordu.
16 Mart Amiral Carden sağlık durumu nedeniyle görevden çekildi, Tuğamiral John Michael de Robeck harekattın komutanı oldu.
18 Mart 1915 Perşembe 10.30 Donanma Boğaz'a girdi. Bunlar yüzen kalelerdi. Zırhlı demirden, çelikten kaleler tabyaları dövüyordu. Gemilerin mevzii 15 kilometreydi. Türk tabyalarındaki topların mevzii 6 km. Nasıl da heybetliydiler!
lnflexible, Lord-Nelson, Agamemnon, Oueen-Elisabeth, Majestic, Triumph,.. Gemilerden tabyalara ateşler devam ediyordu. Dardanos Bataryası önce Agamemnon, sonra Irresistible'a zarar verdi. Zırhlı gemilerden atılan bombalarla 13.45'te neredeyse Türk tabyaları susmuştu. İngiliz, Fransız filosu boğazlardan süzülerek geçiyorlardı ve onları durduracak bir güç yoktu. Savaşın zor anları... İstanbul'un işgali yakındı.
Gemiler Türk mevzilerine yaklaştıkça toplar ateşlendi. Çanakkale yanıyordu. Akşamın beşine doğru Inflexible, Bouvet, Irresistible yoğun ateş altında sahile doğru sürükleniyordu. Ne olmuştu?
Büyük Armada'nın üç büyük gemisi Bouvet, Irresistible, Ocean, batmış, Dördü Suffren, Gaulois, Inflexible ve Agamemnon ağır yara alıp savaş dışı kaldılar. Sadece Bouvet'ta 600 kişi boğulmuştu. Amiral de Robeck bu gün hedefe ulaşılamayacağını anlamıştı.
Kepez'deki mayın tarlaları temizlenmeden yapılacak taarruzdan yarar sağlamak olanaksızdı. Saat 17.00'den önce mayın tarama gemilerine sonra zırhlılara boğazdan çıkmaları emredildi. Robeck gemilere geri çekilme emrini verdi..
Savaşın kaderini bataryalardaki Topçular ve Nusrat Mayın Gemisinindöktüğü 26 mayın belirlemişti. Erenköy Koyu'nda kıyıya paralel olarak döşenen mayınlar savaşın kaderini çizmişti. Boğazı donanmayla zorlayıp geçme düşüncesi büyük bir yenilgiyle son bulmuştu. İtilaf Donanması büyük kayıp vererek savaş gücünün 1/3'ünü kaybetmişti.
Türk tarafında 18 Alman, 58 şehit vardı. Teknolojik üstünlüğe rağmen Büyük Armada Türk topçusunu yenemedi, Türkleri savaş dışı bırakamadı. Amiral obeck çektiği telgrafta şöyle diyordu: "Bugün gerek yüzen mayınlardan, gerekse sahillerde inşa olunmuş torpido kovanlarından atılan torpil isabeti alarak batan gemilerimiz dolayısı ile felaketli bir gün yaşadık."
18 Mart, sadece şanlı bir zafer değildir, Türk kahramanlığının da sembolik bir ifadesidir.