Vahdettin’den Atatürk’e Cumhuriyet

Abone Ol

Güncel siyasi tarihin en çepreşik dönemidir. İllegal solun Vahdettin; illegal sağın Atatürk düşmanlığı, cumhuriyete saldırılarının merkezinde otağ kurmuştur. Sosyalizmin demokratikleşme talebiyle ümmetçilerin İslam sosyalizmi felsefesi, anayasanın “Türk, Türkçe, Türklük, ulus devlet” tanımıyla sorunludur. “Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni” etnisitesi beyinlere nakşedilmekte, kültürel dönüşüm ufkunu açmaktadır. Atatürk, laiklik ve cumhuriyet karşıtlığıyla ulus devlet tartıştırılmakta; İslam mezheplere ayrıştırılmaktadır.

Prof. Dr. Erhan Afyoncu: “Yedi düvele karşı savaştık. Milli Mücadele ile ilgili Cumhuriyet’i ve Atatürk’ü kötülemek için ne söylerlerse söylesinler. Yıkılmış imparatorluğun enkazı altından çıkarılmış büyük bir galibiyet ve muzafferiyettir.” diye değerlendirmiştir.

Tarih, Vahdettin–Atatürk çatışması; Osmanlı–Türk savaşı yazmamaktadır. Şartlar, cepheleri Mustafa Kemal’e; masayı Vahdettin’e uygun görmüştür. Osmanlı’nın çöküşü iki yüz yıl sürmüştür: 1683 Viyana yenilgisi, 26 Ocak 1699 Kutsal İttifak ile Karlofça Antlaşması’nda büyük toprak kaybı; Rusya’yla 9 Ocak 1792 Yaş Antlaşması’yla dağılma süreci. 1. Dünya Savaşı sonu, 30 Ekim 1918 Mondros’ta fiilen sona eren Osmanlı; 13 Kasım 1918’de Boğaz’da İngiliz gemileri ve işgal edilmiş çaresiz bir İstanbul...

İtalya 28 Mart 1919’da Antalya’ya; Yunan 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkar, ilk büyük işgal kayıtlara geçer. 16 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal, görev emri gereği meçhule uğurlanır, mürur tezkeresini İngilizler onaylar; 19 Mayıs 1919’da Samsun’dadır. Nutuk’ta, “İstanbul’dan gelen telgrafları dikkate almayın!” denir. Fransızlar 30 Ekim 1919’da Maraş’ı işgal eder. Osmanlı diplomatları 10 Ağustos 1920’de Sevr paylaşım antlaşmasını imzalar. Meclis-i Mebusan’da görüşülemez. Anadolu’yu işgal, 9 Eylül 1922’de Yunan’ın İzmir’den denize dökülüşüne değin sürer. Amasya, Sivas, Erzurum derken Türkiye Cumhuriyeti doğmuştur.

Sözde ulema; “Hatay’da Fransız bayrağı dalgalanırken ezan-ı Muhammediye okunuyordu” diye laiklik üzerinden Atatürk’e saldırır. Sütçü İmam ise; “Maraş Kalesi’nde Fransız bayrağı dalgalanırken cuma namazı farz değildir!” vaazıyla o bayrak indirilir; ay-yıldız kaleye yeniden dikilir; namaz Kahramanmaraş Kalesi’nde eda edilir. “Allah katında din İslam’dır.”

Tarihte Vahdettin–Atatürk çatışması yoktur. Atatürk’ün etrafındakiler Osmanlı generalleridir. Meclis-i Mebusan 20 Ocak 1920’de, Heyet-i Temsiliye Ankara’nın istediği Misak-ı Millî’nin kabulüyle çerçevesini onaylar, esaslarını imzalar ve Lozan’ın temelini atar. Bu, son Osmanlı Meclis-i Mebusanıdır. Artık Osmanlı hükümeti özünü feshetmiştir. 23 Nisan 1920’de TBMM’nin idari yapısı oturmuştur. Ancak 10 Ağustos 1920’de diplomatlar Sevr’i imzalar, Meclis’te görüşülmez; Türk devlet esası Ankara’ya taşınmıştır.

İstiklal Savaşı Osmanlı ile değil; ittifak hâlindeki yedi düvelle yapılmıştır. İlk askerî başarı Mudanya Mütarekesi, 11 Ekim 1922; siyasi zafer, keskin viraj 24 Temmuz 1923 Lozan, “Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu” elde. 20 Temmuz 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi’yle tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti. Büyük Ortadoğu Projesi, 21. yüzyılın Sevr’idir. Osmanlı padişahları Filistin’de Yahudi yerleşimine izin vermez; “kavga bitmez” ve Rothschild: “Mustafa Kemal, bizim temsil ettiğimiz dünyanın en büyük düşmanıdır.” der. Ne kadar Türk düşmanı varsa, Vahdettin ile Atatürk aleyhinde ittifak hâlindedirler. Titre ve kendine dön!