Türk Solu giderek kan kaybediyor.
CHP, bir türlü kendi rotasını bulabilmiş değil.
Türkiye’de Merkez Sağ, siyaset sahnesinden silindi.
Merkez Sağ’a, Milli Görüş çizgisinden gelme AKP yerleşmiş gibi görünüyor.
Bu yüzden de Türk siyaseti topallamaya başladı.
CHP, bu tutarsız ve sürekli yalpalayan çizgisini bırakmazsa, Merkez Sol da Hakk’ın rahmetine kavuşacak gibi görünüyor.
Türk siyaseti, Merkez Sol ve Merkez Sağ bacağından yoksun kaldığında, krizden krize sürüklenip yatağa mahkum kalabilir!
CHP gibi laikliği önemseyen bir partinin kara çarşafa rozet takması, Bekaroğlu gibi Milli Görüş çizgisinden gelmiş birisine partinin en ön saflarında yer vermesi akıl alacak şey mi?
CHP, kendi çizgisine odaklanmayı bırakıp, AKP’nin kimi politikalarına yönelerek ayakta kalma saçmalığı içine girdi.
CHP bir okuldur.
CHP tabanından gelmeyen, bu okulda okumayan, salt AKP karşıtlığına dayalı olarak, medyada şu ya da bu şekilde şov yaparak boy gösteren bürokratları, gazetecileri ve öğretim üyelerini partiye taşımanın ne kadar saçma olduğunu, parti kurmayları hâlâ anlayabilmiş değiller.
CHP kadroları yıllardır, CHP’nin 6 temel ilkesi içine demokrasiyi yerleştirme akılcılığını ve gerçekçiliğini gösteremediler.
CHP’nin önde gelen aktörleri ve tabanı salt Cumhuriyete odaklanıp, demokrasiyi ve laikliği ikinci plana atma yanlışı içine girerek, AKP ile AKP’nin sarıldığı silahlara, yani dinsel söylemlere yelken açtılar.
CHP tavanı ve tabanı hâlâ yüzyıl öncesinin değerlerine ve liderlerine öykünerek geleceğe yön vermenin aymazlığı içinde.
Dünün büyük değerleri dünde kaldı.
Bugün, yarınlarımıza yön verecek, bugünün yeni değerleri ve yepyeni liderleri olmalı.
Bundan yüzyıl öncesinin koşullarında ortaya çıkmış süper beyinlerin, bugünkü dünya konjonktüründe ve gelişen dünyanın değişen teknoloji ve somut koşullarında yol gösterici olması mümkün mü?
Bugünün bilgisi ve bilgeleriyle yarınları inşa etmek dururken, dünün eskimiş enstrümanları ve ilkel araçlarıyla yarınlara sağlıklı bir biçimde yürüyemeyeceğimizi göremeyen beyinlere, ilerici, devrimci, hatta aydın dememiz mümkün mü?
Dünün karasabanını, kağnısını, orak ve tırpanını bugün kullanan var mı?
AKP’yi beğenmemek, ona tümüyle karşı çıkmak doğal da, AKP’nin yerine yani iktidara gelerek, ülkeyi yönetecek güveni bu topluma bir türlü veremeyen CHP’ye ya da sol aydınlara ne demeli bilemiyorum.
CHP Milletvekili Şafak Pavey’in HDP Eşbaşkanı’na “AKP’yi birlikte nasıl salladık?” diyerek övünmesi akıl alacak şey mi?
Hele hele ülke genelinde tuzu kuruların yaşadığı kimi bölgelerde, kendilerini çağdaş olarak gören sözde CHP’li ya da sosyal demokrat ilerici ve devrimci hatta ulusalcı beyinlerin, AKP karşıtlığına dayalı olarak, oylarını CHP yerine HDP’ye vermeleri ilginç değil mi?
AKP nasıl Merkez Sağ’ın temel taşı ve Demokrat Parti’nin mirasına konduysa, ileride HDP de CHP’nin Merkez Sol çizgisine bağdaş kurarsa hiç şaşmam!
Bence, Türkiye’nin hızla, şeklen de olsa, laiklikten uzaklaşıp dogmatizme yönelmesi, AKP ya da Türkiye seçmeninin suçu değil.
Suçlu olan, Merkez Sağ ve Merkez Sol’daki aydınlardır.
AKP’yi iktidara taşıyan bunlardır.
Yani biziz.
Hatta hepimiz.
Ben her şeye rağmen, üç dönem bu ülkeye ciddi yatırımlar yaparak hizmet etme başarısı gösteren ve hâlâ birinci parti konumunu koruyan AKP kadrolarını en içten duygularla kutluyorum.
Umarım AKP’nin kurmayları, bundan böyle laik cumhuriyet çizgisine gereken önemi gösterirler.
İnşallah önümüzdeki günlerde, İmam Hatip Lisesi’ni ve türban konusunu siyasetin bir parçası olmaktan çıkarırlar!