Tehlikeli bir süreçten geçiyoruz (2)

Bugün Suriye, Irak ve İran bizi tehdit eder hale geldiği gibi, yıllardır desteklediğimiz, İsrail ile ters düşmemize neden olan Filistinliler şimdi Esat'ı desteklemekte. Tüm bu komşularımız zor durumdayken, onlara uluslararası platformlarda...

Abone Ol

Bugün Suriye, Irak ve İran bizi tehdit eder hale geldiği gibi, yıllardır desteklediğimiz, İsrail ile ters düşmemize neden olan Filistinliler şimdi Esat’ı desteklemekte.

Tüm bu komşularımız zor durumdayken, onlara uluslararası platformlarda özellikle de Birleşmiş Milletler de destek olmamızdan kaynaklanan balayı dönemi, karşılıklı çıkarlarımızda en küçük bir çelişki gündeme geldiğinde, hepsi de bize karşı dişlerini göstermeye başladı.

Sayın Başbakan İsrail’e meydan okurken, sokaklara dökülüp, Türk bayraklarıyla ve de Sayın Başbakanın posterleriyle lehte tezahürat yapan Arap halkı şimdi neden sessiz?

NATO’ya ait, füze kalkanı saldırıya değil savunmaya dönükken İran neden Türkiye’yi tehdit etti ve Türk aydınıyla bazı yazar çizerler ve de siyasiler, füze kalkanının Türkiye’ye yerleştirilmesine karşı çıktı?

Bugün füze kalkanının ne denli önemli olduğunu sanırım bu beyinler anlamışlardır.

Dünlerde, dünyada hızla yıldızı parlayan ve bütün ülkelerin hayranlık duyduğu, dost olmak için can attığı bir ülke durumuna gelmekle övünürken, bugün dünyada yalnızlaştığımızın sanırım farkındayızdır!

Rusya ve Çin, Suriye’de Esat halkını bombalarken bile kendisini desteklemeye devam etmekte.

Türkiye’nin başına en küçük bir bela gelse, ABD ve AB acaba aynı desteği bize verir mi?

Biz bu treni, 1 Mart teskeresi sürecindeki saçma sapan tutumumuzla tamamen kaçırmış bulunuyoruz.

Böylesine tehlikeli bir süreçten nasıl geçeceğimizi bilmek tabii ki çok zor. Tüm bu olumsuz ve de yanlış politikalar PKK terör örgütünün de ekmeğine yağ sürmüş gibi görünüyor.

Parlamentoda yer alan BDP’liler hiç çekinmeden ve utanmadan PKK militanlarıyla kameraların karşısında sarmaş dolaş olabiliyorlar.

Bu tutum, koskoca Türkiye Cumhuriyeti devletine bir meydan okumadır.

Bu kucaklaşma sonrasında örgüt hem de bayramda Gaziantep’te en rezil bir eyleme imza atabiliyor.

Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğusu’nun önemli bir bölümü yangın yerine dönmüş durumda.

İran, Irak ve Suriye üçgeni “Bermuda şeytan üçgeni” haline geldi.

Bu üçgen kırılmadığı ve PKK terör örgütüne içte ve dışta büyük bir darbe vurulmadığı sürece, bu ülkenin ve bu ülke insanının huzur bulması mümkün gözükmüyor.

Türkiye, iktidarı ve muhalefetiyle, siyasi kaygılarını bir yana bırakıp, bir an önce, içte teröre karşı en sert önlemleri alırken, dış politikada da acilen köklü değişikliklere gitmek zorunda gibi geliyor bana!