Tapuda isim düzeltme...

Abone Ol

Merhaba, bu hafta sizlere genellikle tapuya eski tarihli kayıtlı taşınmazlarda karşılaştığımız  malikin nüfus kaydının eksikliği hususu olan tapuda isim tashihi davasından bahsetmeye çalışacağım…

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.

Bu bağlamda, taşınmazların geometrik durumları ve hak sahiplerinin belirlenmesi için yapılan kadastro çalışmaları, bu çalışmalara göre sicillerin oluşturulması, sicildeki değişikliklerin kayda işlenmesi idarenin görevleri arasındadır. Ancak, idarenin bu görevlerini yerine getirirken taşınmazların geometrik durumlarının hatalı tespiti, hak sahiplerinin hatalı belirlenmesi ya da kayıtların yolsuz veya usulsüz oluştuğu iddiasının bulunması halinde, gerçek durumun tespiti ve düzeltilmesine ilişkin davalar adli yargıda görülerek çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklardır.

Türk Medeni Kanununun 1027. ve Tapu Sicil Tüzüğünün 72/1. maddesinde de açıkça düzenlendiği gibi davanın görülme yeri adli yargıdır.

İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir.

Düzeltme, eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapılması biçiminde de olabilir.

Tapu memuru, basit yazı yanlışlıklarını, tüzük kuralları uyarınca resen düzeltir.

Tapu sicilinde değişiklik, hak sahibinin istemine ya da yetkili makam veya mahkeme kararına istinaden yapılır.

TAPU KAYDININ DÜZELTİLMESİ DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME

Tapuda kayıt düzeltme davaları HMK’nın ilgli Maddeleri uyarınca çekişmesiz yargı içerisinde düzenlenmiş olup, görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleridir.

Bu davalar, ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek nitelikte davalar olduğundan 6100 sayılı HMK’nun ilgili maddelerince taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.

HMK’nın ilgili Maddeleri uyarınca çekişmesiz yargı içerisinde düzenlenmiş olduğundan Basit Yargılama usulüne tabidir.

TAPU KAYDININ DÜZELTİLMESİ DAVASININ TARAFLARI

Davacı: Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrasındaki düzenleme uyarınca ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetine konu taşınmazlarda, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgileri ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.

Davalı: Tapu sicilindeki yanlışlıklardan kaynaklanan davalarda yasal hasım, kayıtları tutmakla görevli ve sorumlu tapu sicil müdürlükleridir. Bu nedenle dava doğrudan tapu sicil müdürlüğüne yöneltilmelidir.

Uygulamada davaların sıkça “Tapu Sicil Müdürlüğüne izafeten Hazine” hasım gösterilerek açıldığı görülmektedir. Hazine vekili, 4353 sayılı kanunun 18. maddesine göre kanuni temsilci sıfatıyla idareyi temsil eder. Bu nedenle “Tapu Sicil Müdürlüğüne izafeten Hazine” hasım gösterilerek dava açıldığında, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilecektir.

Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değildir. Ancak İdari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda Yargıtay tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilebileceğini kabul etmiştir.

Öte yandan nüfusa kayıtlı olmayan kişiler adına kayıtlı taşınmazlar için tapu kaydında düzeltim davası açılması mümkün olmamakla birlikte, bu tür durumlarda doğrudan tespit davası açılması yoluna da gidilebilir.

TAPU KAYDININ DÜZELTİLMESİ DAVASINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ

Tapu kaydının düzeltilmesi davası ayni bir hak değişikliğine yol açmadığı ve bu davada mülkiyet aktarımına sebep olacak şekilde karar verilemesi mümkün olmadığı için, herhangi bir zamanaşımı süresine tabi değildir. Nitekim tapu kaydının düzeltilmesi davasına yönelik Kanunlarda zamanaşımı konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenlerle tapu kaydında düzeltim davası herhangi bir süreye bağlı olmaksızın her zaman açılabilir.

DAVA AÇMADAN ÖNCE TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜNE BAŞVURU

Tapu Sicili Tüzüğünün 75/4. Maddesi: “ (4) Bu madde hükümleri uyarınca kayıt düzeltmeleri için müdürlüklere başvuru yapılması zorunludur” şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından dava açmadan önce Tapu Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılması dava şartı olarak kabul edilmiştir.

Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Anayasa Mahkemesinin 2018/23929 başvuru numaralı ve 10.02. 2021 tarihli kararında Tapu Sicil Müdürlüğüne başvurunun zorunlu olmadığı kabul edildiğinden Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bu kararından dönmüştür. Bu nedenle dava açılmadan önce Tapu Sicil Müdürlüğüne başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır.

YARGILAMA GİDERLERİ

Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmektedir.

Tapu Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaktadır.

YARGI YOLU

Çekişmesiz yargı işi sayılan bu davalarda verilen kararlara karşı hukuki yararı bulunan ilgililer, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilirler .

İstinaf incelemesi sonunda verilen kararlara karşı ise temyiz yoluna başvurulamaz.

Bu hafta da sizlere tapuda isim tashihi konusundan bahsetmeye çalıştım. Herkese iyi haftalar dilerim…