STK'ların çabası ve ticaretin çıkmazı

Abone Ol

ALANYA, sadece doğal güzellikleriyle değil, ticari hayatındaki dinamizmiyle de Türkiye'nin birçok şehrini geride bırakıyor. Şehrin nabzını tutmak adına zaman zaman bir araya geldiğim oda başkanlarının vizyoner projeleri ve Alanya'ya dair umutları, bu dinamizmin en somut göstergesi. Özellikle Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) ve Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası (ALESO), yeni turizm sezonunun sorunsuz geçmesi için adeta bir arı misali çalışıyor. Bir şehrin bel kemiği olan esnaflarımız, Alanya için de hem günlük yaşamın vazgeçilmezi hem de turizm sektörünün en önemli aktörleri. Onların kazancı, istihdamın artması ve şehrimizin ticari hacminin büyümesi anlamına geliyor. Bu bilinçle hareket eden ALTSO Başkanı sayın Eray Erdem ve ALESO Başkanı sayın Nuri Demir'in üyelerinin refahı ve şehrin kalkınması için gösterdikleri çaba takdire şayan.

Ancak sormak gerekiyor, oda başkanlarının bu yoğun mesaisi, Alanya esnafını ekonomik darboğazdan kurtarmaya yetiyor mu? Maalesef, cevabımız hayır. Alanya ticaretinin büyük ölçüde turizme bağımlı olduğu gerçeği, yerel dinamiklerin etkisini sınırlıyor. Turizmdeki başarı, şehirden ziyade uluslararası gelişmeler ve ilişkilerle şekilleniyor. Ülkelerin siyasi istikrarı, güvenlik algısı, demokrasi seviyesi ve uyguladıkları fiyat politikaları, Alanya turizminin kaderini belirleyen en önemli faktörler. Alanya esnafı umutlu bir bekleyiş içinde olsa da, ne turizmde ne de yerel ticarette yüzleri güldürecek somut bir gelişme henüz yaşanmadı. Eskiden dükkanların önünde sıralanan toptancı araçları artık görünmüyor. Geçtiğimiz sezondan kalan ürünlerini satmaya çalışan bir esnafın "Bir yıl önce aldığım ürünün ancak yarısını satabildim. Bu yıl yeni ürün almadım, elimdekini eritsem bile razı olacağım ama gidişat hiç bu yönde değil" sözleri, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Otel sahibi dostlarımla yaptığım görüşmeler de benzer bir tabloyu ortaya koyuyor. "15 Haziran ile 15 Eylül arası tam doluluk yaşarız ama öncesi ve sonrası için umudumuz yok" şeklindeki ifadeler, Alanya turizminin hala üç aylık bir döneme sıkışıp kaldığını gösteriyor. Yıllardır dillendirilen turizmi 12 aya yayma hedefi, gelinen noktada maalesef bir hayal olarak kalmış durumda.

Peki, nerede yanlış yapıldı? Bu şehrin tüm dinamikleri bu soruyu masaya yatırmalı. Otel sayısı mı fazla geldi, yoksa turist sayısı mı yetersiz kaldı? Yerli turist beklentisinin düşüklüğü ise alım gücündeki hızlı gerilemeye bağlanıyor. Tıpkı tüm düğmeleri ilikli olmasına rağmen yakalarının biri aşağıda diğeri yukarıda olan bir gömlek gibi, bir yerlerde bariz bir aksaklık var. Çözüm ne mi? Her alanda olduğu gibi, arz ve talebe göre yeniden bir planlama yapmak kaçınılmaz görünüyor. Alanya'nın geleceği için bu kritik dönemin doğru analizlerle aşılması ve sürdürülebilir bir ekonomik model oluşturulması gerekiyor.

Esen kalın.