Sosyal medyada zeka savaşları

Yazının başlığı biraz katakulli içeriyor; çünkü zeka, aslında onun bir ürünü olan mizah yoluyla yarışma alanı buluyor. Sosyal medya, özellikle twitter, bu yetisi yani zekası düşük olanlar için bir karabasana da dönüşebiliyor.

 

Twitter, resmi devlet ağzı ile konuşanlar için 280 karakterlik haklarını kullanma alanı halindeyken, çok daha parlak zekalara kendilerini ifade etmeleri için iki kelime bile yetiyor. Ne ilginçtir, Twitter’da da zekanın kullanımına göre bir “sınıflaşma” oluyor.

 

Aslında toplumdaki siyasi ayrışmanın bir yansıması olarak Twitter’da herkes kendi yakın çevresinde mizahını üretiyor, etkileşimini yapıyor. Türkiye’yi yöneten siyasi anlayışın mizah üretmeye bile kalkmadan kabaca, nobranca niyetini açık ediyor oluşu, onlara mizah yoluyla yanıt vermeyi de ortadan kaldırıyor.

 

Örneği daha dün görüldü; siyasi rejimin sosyal medya yöneticileri sözde mizah ürettiklerini zannederek çok komik bir görsel dağıtıma soktu. Ünlü mizah dergisi GırGır’dan çalıntı olduğu anlaşılan görsel ve anlatımla muhalefet eleştirisine gidilmişti. Görselin bir yerindeki, “Yalan Üretim Merkezi” sözüyle de “Şecaat Arz Ederken Sirkatin Söylediler!”.

 

Böyle durumlarda olduğu gibi, onların açığını görüp laf yetiştirmek değmez bulunuyor. Siyasi rejimin, zeka ürünü olmayan kötü mizah yayını, twitter kullanıcısını kendi korunaklı alanında “kara mizah” üretmeye, bu şekilde iletişim kurmaya zorluyor.

 

Bazen de ülkenin “kapkara” gündeminde birisi kalkıp, “20’li Yaşlar Meydan Okuması” adıyla “pespembe” bir moda yaratıyor. İnsanlardan 20’li yaşlarını gösteren fotograflarını yayınlaması isteniyor.

 

Sosyal medya algoritmasının ya da “işlem zekası” diyelim, insanların özelini sergileyen fotografları öne çıkararak çalıştığı biliniyor. Böylece gençlik yıllarına ilişkin fotograflar inanılmaz bir paylaşım alanı buluyor.

 

Kim düşündüyse aklına sağlık, bu yeni akım sosyal medyada müthiş bir ferahlama sağladı! Özenle bezenle seçilen, en azından en uygun fiziğe sahip olunduğu var sayılan fotograflar aranıp bulundu. Fiziksel uygunluğun yanısıra,o yıllara ilişkin sergilenmek istenen siyasal duruşlar, sosyal sınıftaki davranışlar fotograf seçimlerinde rol oynadı.

 

Fiziğine güvenen yakın çekim portresini yayımladı. Aktivitesini göstermek isteyen o araçlar gurubunu, sosyal çevresini anımsatmak isteyenler arkadaş guruplarıyla olan fotografları kullandı. Böylece, sosyal medyada sonradan edinilen tanışıklıklara kim olduğuna dair ipucu verildi.

 

Nasıl fotograf seçilirse seçilsin, neredeyse herkes çok taze ve güzeldi. Özellikle 60 yaş üstünün 20’li yaşları,Türkiye özgürlükler tarihinin en iyi döneminin, 1970’lerin yansımasıydı. Neredeyse herkes, bugünkünün tersine gülümsemekteydi. Umut okunmaktaydı gözlerde…

 

Bir de, günümüz gençliğinin o yıllardaki benzerlerini tanımaları açısından çok yararlı oldu. Kendinden yaşlı olan her bireyi hiç genç olmamış gibi gören, hatta yaşlı olarak bile doğduğuna inanabilecek (!) gençler hiç olmazsa onlara saygı duymayı öğrendiler.

 

Dedim ya, Twitter zeki insanların mecrası; belki de sırf bu nedenle bile 20’li yaşlar meydan okuması akımını yarattılar…