Barıştan, kardeşlikten, çözüm sürecinden söz ederken, birden bire, insanlık dışı saldırılar gündeme gelmeye başladı.
Birileri ısrarla bizi, Suriye’deki çatışmanın içine çekmenin özel çabası içindeydi.
Nihayet bunda da başarılı oldular.
PKK’nın bir askerimizi sonra da Suruç katliamına atıfta bulunarak iki polisimizi kalleşçe şehit etmesi sonrasında, şanlı ordumuzun Suriye’deki IŞİD’i aynı zamanda, Kuzey Irak’taki PKK mevzilerini bombardımana tutmasıyla, Türkiye’nin PKK’ya dönük siyaseti tamamen değişti.
Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP’nin öngörüleri, maalesef gerçek oldu.
Üç yıl süren eylemsizlik, son günlerde askıya alınmışken, şimdi son buldu.
Aslında, Türk ve Kürt halkı çözüm sürecinden yana.
Özellikle Kürt halkı, PKK’nın tutsağı durumunda olduğu için, PKK’nın baskısına dönük ciddi bir tepki koyamıyor.
Türkiye çözüm sürecine zarar gelmesin diye, PKK’nın birçok yanlışını görmezden geldi.
Ama PKK ve HDP Türkiye’nin bu iyi niyetini sürekli istismar etti.
HDP’deki kimi siyasiler, Türkiye’yi tehdit etme aymazlığı içine girip, saçma sapan açıklamalarda bulundular.
Türk devleti, sorumluluk duygusuyla, kan akmasın diyerek, birçok olumsuz gelişmeye ve de eyleme suskun kalırken, kimi edepsiz ve ciddiyetsizler belli havalara girerek, Türk devletini kendilerinin susturduğunu sandılar.
Türkiye Kuzey Suriye’deki IŞİD ile PYD’yi terör örgütü olarak gördüğü içindir ki, bu iki örgütün çatışmasında taraf olmamaya özen göstermişti.
Doğrusu da buydu.
Ama gel gör ki, hem içten, hem de dıştan yapılan ciddi baskılar ve belli provokasyonlarla, Türkiye IŞİD’le de karşı karşıya getirildi.
Onlara göre, Türkiye IŞİD’le savaşırsa, PYD ve PKK her anlamda rahatlamış olacaktı.
Türkiye, IŞİD’e saldırırken eş zamanlı olarak, PKK mevzilerini vurma akılcılığını göstererek, bu ince oyunu bozdu.
PKK, HDP ve türevleri yeniden rezil ve kalleşçe eylemler içine girmeye başladı.
Ülke genelinde sokak eylemlerinin yaygınlaşması da gösteriyor ki, örgütün barışla falan ilgisi yok.
PKK da IŞİD gibi kan ve gözyaşından besleniyor.
Böylesine kritik, böylesine tehlikeli ve zor günlerde, soğuk kanlı olmamız, tahriklere gelmememiz ve çok daha önemlisi, her tür ideolojik, siyasi çelişkilerimizi bir kenara bırakıp, kan ve göz yaşından beslenen, insanlıktan nasibini almamış bu rezillerin rezilliklerini def edebilmek için, güvenlik güçlerimize tam destek verip, millet olarak bir yumruk olmalıyız.
Aynı duyarlılığı siyasilerimiz ve siyasi liderlerimizden de bekliyoruz.