Sağlık

Soğuk duş yapmanın 6 muhteşem etkisi

Soğuk duş almak aslında geçmişte birçok kültürde sağlıklı yaşamın gereği olarak kullanılmış bir yöntem. Hatta günümüzde bu gelenek Finlandiya, Japonya, Rusya gibi birçok ülkede de devam ediyor. 1900’lerin başında hidroterapi olarak adlandırılan bir tedavi yöntemi olarak kullanılan soğuk duşun, zamanla eski popülerliği yitse de sağlığımız için birçok yararlı etkisi bulunuyor

Abone Ol

KAN dolaşımını hızlandırırKan dolaşımının sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi son derece önemlidir. Soğuk suyla karşılaştığında daralan kan damarları kanın akışını hızlandırır ve bu da hem tansiyonu düzenler hem de kan damarlarının güçlenmesini sağlar. İyi bir kan dolaşımına sahip olmak ise sizi kardivasküler açıdan sağlıklı bir insan yapar.Bağışıklığı güçlendirirSoğuk suyla duş alan insanlar nezle, grip gibi enfeksiyonlara karşı daha dirençlidir. Çünkü soğuk duş kanınızdaki monosit ve lenfositlerin artmasını sağlar. Bu maddeler ise bakteri ve virüslerle savaşmada çok önemli bir göreve sahiptir. Bu sebeple soğuk duş alan insan birçok hastalığa karşı daha güçlü tepki verir.Cilde ve saçlara iyi gelirSoğuk suyla duş almak saçlarınızın ve cildinizin daha sağlıklı olmasını sağlar. Aslında hepimizin alışkın olduğu sıcak duş, saça ve cilde zararlıdır. Soğuk duş ise cilt gözeneklerini daraltır ve sivilceleri engeller. Ayrıca vücuttaki toksinlerin atılmasını sağladığı için çok daha parlak bir cilde sahip olursunuz.Depresyonu engellerAmerika’da yapılan bir araştırmaya göre; soğuk du sırasında beynin mavi noktaları uyarılır. Bu noktalar ise beynin noradrenalin üretilen bölgeleridir. Bu bölgeler depresyonun önüne geçen hormonun salgılandığı yerledir.Hormon üretmenizi sağlarSoğuk duş aldığınızda hormon salgılayan bezleriniz daha fazla çalışır ve bu da bedeniniz için daha fazla hormon demektir. Özellikle çocuk yapmak isteyenler için soğuk duşun olumlu etkileri vardır. Çünkü sperm sayısı sıcaklıkla düşer. Soğuk duş bu anlamda size yardımcı olur.Metabolizmayı hızlandırıp kilo verdirirSoğuk su enerji üretmeye yarayan kahverengi yağ hücrelerinin üretilmesini sağlar. Bu hücreler ise üretmeye çalışırken glikoz yakarlar. Bu da kilo kaybına neden olur.