Sofralar küçülüyor, umutlar soluyor

Abone Ol

YURDUMUZUN her köşesinde hissedilen ekonomik sıkıntı, en çok da emeklilerimizin omuzlarına
yükleniyor. Artan enflasyon, market raflarındaki fiyatların hızla yükselmesine neden olurken, emekli
maaşları bu artışlara yetişemiyor. Bir zamanlar sofraların süsü olan pek çok ürün, lüks sayılmaya
başlandı. Halk pazarları ve çarşılar, bir zamanlar keyifle dolaşılan, aile bütçesini yormadan alışveriş
yapılan mekanlardı. Şimdilerde ise bu yerler, vatandaşlarımızın derin bir hüzünle gezdiği, ne alacağına
bir türlü karar veremediği mekânlara dönüştü. Her geçen gün artan fiyatlar karşısında çaresiz kalan
insanlar, en temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanıyor. Emeklilerimizin büyük bir kısmı, asgari
ücretin altında maaşlarla geçinmeye çalışıyor. Bu durum, onların yaşam standartlarını ciddi şekilde
düşürüyor ve sağlıklarını tehdit ediyor. Bir yandan ilaç fiyatları artarken, diğer yandan beslenme
yetersizliği gibi sorunlar ortaya çıkıyor. Bu tablo karşısında yetkililerden somut adımlar atmalarını
bekliyoruz. Emekli maaşlarının enflasyon karşısında erimesine izin verilmemeli, yaşam koşulları
iyileştirilmelidir. Aksi takdirde, toplumun en güçsüz kesimini oluşturan emeklilerimiz, daha da büyük
sıkıntılar yaşamaya devam edecektir. Unutmayalım ki, bir toplumun refah seviyesi, o toplumun en
zayıf halkasının yaşam koşullarıyla ölçülür. Emekli maaşlarına, kamu hizmetleri için, kiralar için
yapılan fiyat ayarlamalarının üzerinde yeni bir düzenleme acilen yapılmalıdır. Emeklilerin, eskiden
olduğu gibi milli kalkınmadan ve büyümden pay almaları sağlanmalıdır. TUİK eliyle açıklanan
enflasyon oranları, ne çalışana ne de emekliye güven vermemektedir. “Beklenmedik bir felaket olursa
yeniden bir zammı gözden geçiririz” ifadelerinin kastettiği “Felaket” nedir. Sokakta, çarşıda, pazarda
insanlar kan ağlıyor. Beslenme sorunu yaşanan bir toplumda birlik ve beraberlik duyguları sarsılır.
Enflasyon ve hayat pahalılığı en büyük beka sorunudur. Ahlakı bozar, insanlar paraya ulaşmak için her
türlü illegal yollara başvurur. Bunun önüne adil ve eşit bir ücret politikasıyla geçmek mümkündür ama
ahlaki yozlaşmanın tedavisi mümkün değildir. Emeklilerimizin ve dar gelirlilerimizin sorunlarına
çözüm bulunmadan, ülkemizin geleceği hakkında iyimser olmak mümkün değildir.
Esen kalın…