Başbuğ Alpaslan Türkeş diyor ki: “Vekaletini aldığı millete kurşun sıkan eşkıya ile temas etmek millete ihanettir. Beceriksizlik ile ihanet arasında kıldan ince bir çizgi vardır. Beceremediği hâlde makam–mevki işgal etmek en büyük ihanettir…”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş: “Bizim kapımız devlete de, adalete de sonuna kadar açıktır. Bu ülke adaleti eğip bükerek yönetilemez. Unutmayın; gün gelir bu kantar herkesi tartar. Adaleti siyasetin malzemesi yapmayın. Çünkü hukuk bir gün herkese lazım olacak. Bizim kapımızı çalmak kolaydır. Çünkü biz hesap vermekten korkmayız. Zor olan, kirli kapıların önüne gitmektir. Siz o kapıları atladınız...”
MHP Genel Başkanı Sn. Dr. Devlet Bahçeli ise önceleri “Be hey vicdansızlar! Teröristin hakkı mı olur, teröre hak mı verilir? Dünyanın neresinde hukuka ihanet gölgesi düşmüştür?” yönünde beyanlarda bulunurken, gelinen noktada İmralı canisi terörist başını “kurtarıcı önder” ilan ederek TBMM’ye konuşmaya çağırmış, örgütün feshini açıklamasını talep etmiş, “Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” kurulmasını önermiş ve “Gerekirse komisyondan milletvekilleri İmralı’ya giderek mesajları ilk ağızdan almalıdır; bunda hiçbir beis görmüyorum.” ifadelerini kullanmıştır. Komisyon nihai raporu hazırlamıştır.
DEM Parti, “İmralı’ya heyet gitmeli” talebini yinelerken; DEM Partili Ayşegül Doğan, TBMM’sinde grup toplantısında “Apo” sloganı atılmasını “Her siyasi partinin grubunda slogan atılıyor. Son derece demokratik bir hak.” olarak değerlendirmiştir. Slogan atılmasıyla ilgili “suç duyurusu” yapıldığı kamuoyuna yansıtılmıştır. Slogan atıldığı mekânlarla uyumlu olmamalıdır ve siyaset, komisyon raporuna sıkıştırılmıştır.
AK Partili eski Meclis Başkanı Bülent Arınç: “Başarı için risk almak gerekir. Eğer kimse bu konuda gönüllü olmazsa, gerekirse İmralı’ya ben gider, Öcalan’la görüşürüm.” önerisi ilginçtir. İsrail–Gazze barışa yakınken, İsrail’in İran’a saldırısı ABD’yi zorda bırakmıştır.
Ülkücü akillerden Selim Pusat, paylaşımlarında: “Anadolu’yu ikinci kez Türkleştirmek üzere metropollere Türk mührünü vuran Ülkücü Hareket, toplam beş bin şehit verdi, on iki bin de gazi bıraktı geride. Ve binlerce ülkücünün evi ocağı darmadağın oldu! Şahsım da bu savaştan ruhen ve fiziken yaralı çıktım. Canımı, hayatımı koyup ağır eziyet ve sıkıntılara verdiğim mücadele aziz vatanıma helal olsun! Ancak binlerce arkadaşımızı hedef göstermek suretiyle şehadetine moral olan Maocu Topal’la kol kola fotoğraf veren siyasi iradeye iki cihanda hakkım haram! Sorgulayın!..” ifadesiyle serzenişte bulunmaktadır.
Milliyetçi Kongre Derneği Kongresi’nde konuşan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “milliyetçiler birleşin!” çağrılarına uygun ölçekte: “Devlet Bahçeli ile Abdullah Öcalan’ın birbirlerine övgüler düzerek kol kola girdikleri siyasi ortamda, herhâlde biz de Musavat Dervişoğlu ile bir kahve içeriz!” açıklaması karşılık bulmuştur.
İYİ Parti Genel Başkanı Sn. Musavat Dervişoğlu’ndan: “Biz hiç ayrılmadık. Biriz, beraberiz. Araya görüş farklılıklarından kaynaklı problem de hiç girmedi. Yoldan, yöntemden kaynaklı birtakım sorunlar yaşadığımız söylenebilir ama bu asla bir araya gelmeyiz sonucunu doğurmaz.” açıklaması gelmiş, siyasette birlik mesajı verilmiştir. Türkiye birlik olmalıdır...