BİLİNDİĞİ
üzere kardiyovasküler hastalıklar veya kalp hastalıkları, kalp veya kan damarlarını kapsayan hastalıklar kategorisinde bulunur. Fakat birkaç kardiyovasküler hastalık risk faktörü vardır ki bunlar hiç değişmez. Bu faktörler; yaşlılık, ailede kardiyovasküler hastalık geçmişi ve erkek cinsiyeti. Bunlara ek olarak sigara içmek, yüksek kolesterol ve yüksek tansiyon da 3 önemli risk faktörleri arasında sayılırlar. Bu saydıklarımın dışında ise fiziksel aktivite, uyku problemleri, diyabet, romatoid artirit, aşırı alkol alımı ve en önemlilerinden bir tanesi obezite diğer yukarıda sayılan risk faktörlerine eklenebilir. Bu faktörlerin karışımı da önemli riskler doğurmakta ve ciddiye alınmalıdır. Kalp-damar hastalıkları ilgili bu kısa hatırlatmadan sonra sarımsak ile olan ilişkisine gelelim. Sarımsak, bağışıklığı iyileştirmeden tutun da kanser önlemeye, sağlığı birçok yönde destekleyebilmektedir. Birçok insanın bilemediği ise sarımsağın taze mi yoksa kurumu, pişmiş mi veya pişmemiş mi tüketilmesi gerektiğidir. Sarımsaktan faydalanmak istiyorsak bu soruların cevabını bilmemiz ve sarımsağı etkin maddesi en yüksek olan şeklinde tüketmeliyiz. Sarımsağın içindeki maddelerin en etkin olduğu şekil ise pişmemiş yani çiğ olan halidir, çünkü pişirilen sarımsaktaki allinaz enizimi aktif olmamaktadır. Allinaz enzimi sarımsağa has olan kokuyu verir ve allisinin oluşmasında uyarıcı etkisi vardır. Bilim adamları, sarımsağın sağlığı iyileştirici etkisinde allisinin anahtar rolü olduğuna inanmaktadırlar. Ayrıca, sarımsakta çok sayıda değişik fitokimyasal bileşikler de bulunmaktadır. Sarımsağın özellikle antioksidan özellikleri kükürt bileşiklerinden başka içerdiği flavonoidlerden de kaynaklandığı düşünülmekte ve flavonoidlerin de diyetle alımının kalp-damar hastalığı ölüm riski ile ters yönde ilişkili bulunmuştur.
Ocak 2012’de Amerikan Gıda ve Ziraat dergisinin yayınladığı, 26 bireyin katılımı ile gerçekleştirilen araştırmada sarımsağın potansiyel kolesterol ve trigliserit (kanda bulunan bir çeşit yağ) düşürücü etkisi incelendi ve alınan sonuçlara göre sarımsağın etkisi farklı hazırlama koşullarına göre değişiklik göstermekte. Bu ilginç sonucun detayı şöyle, kurutulmuş sarımsak ürünleri kolesterol seviyesini etkilemekte ve taze sarımsak ise daha çok trigiliserit düzeyini etkilemektedir. Dahası ise bu olumlu sonuçların uzun süre bu besini vücuda almamız ile daha da gelişiyor olması. Bu sonuçlar ışığında sarımsak kardiyovasküler hastalık geçmişi olan insanların kolesterol ve trigliserit düzeyini azaltabilmek için etkin yöntemlerden biri olabilir.