Osmanlı Balkanlarda söz sahibidir

Abone Ol

Kardeş katli acıdır ama “Yıldırım Beyazıt, kardeşi, şehzade Yakup’u öldürecektir. Tahtta herhangi bir ihtilaf çıkmaması için böyle bir gelenek vardır. Beyazıt, ordunun başına geçecek (bakın!) burada, bu savaş sonrasında Osmanlı, ‘Artık ben Balkanlar'da varım!’ diyecektir. ‘Bundan sonra burada yeni bir proje yapılacaksa bu projede beni de hesap edeceksiniz.’ diyecektir. Çok kıymetlidir, Kosova Meydan Muharebesi.

Bakın! Kitaplarımızda bir paragrafla geçiştirilmektedir Kosova Meydan Muharebesi. Fakat çok kıymetlidir. Dediğimiz gibi bir dönüm noktasıdır. Avrupa ve Balkan tarihi açısından bir dönüm noktasıdır. Ve artık, bakın, Viyana’nın, Roma'nın fethedilmesi bile; kırılma noktası bile; bu savaşla ilgilidir. Bu savaş sonrasında artık Balkan coğrafyasında yeni bir imparatorluk ve adı Osmanlı İmparatorluğu olarak kayıtlara geçecektir. Ve nihayetinde Sırplar geriye yaslanacak; geriye doğru kaçacak; Osmanlı da, burada, bu coğrafyayı ele geçirmiş olacaktır. Bakın! Makedonya Kralı Lazar Herbilyenoviç hayatını kaybetmiş ki yerine oğlu Stefan geçecektir.

Stefan'ın annesi çok akıllı bir bayandır. Diyor ki: “Oğlum! Türkler, Osmanlılar gümbür gümbür geliyorlar. Bunlar, bizi, bu coğrafyada yaşatmayacaklar. Onlarla anlaşma imzalayalım. İyi niyetimizi gösterelim!” İyi niyet göstergesi de Olivera’yı, bakın! Makedonya Kralı Lazar Herbilyenoviç'in kızı Olivera Despina’yı eş olarak Yıldırım Beyazıt'a gönderiyorlar. Yıldırım Beyazıt da kabul ediyor. Sonra da Stefan'ın kızı Despina, Yorgo Brankoviç’in 2. Murat’la evlenecektir. İsmi Mara Hatun diye geçecektir tarih kayıtlarına. Ve nihayetinde (bakın!) bu evlilik başkent Belgrad’ın fethini 130 yıl geciktirecektir, arkadaşlar!

1389'da Kosova, Sırbistan, Belgrad 1521, arkadaşlar! Evet! 1521, işte bu süre içerisinde Belgrad fethedilecek, fakat daha doğrusu ama fethedilemeyecek maalesef. Tarih, 29 Ağustos 1521, Kanuni Sultan Süleyman döneminde fethedilmiş olacaktır. Kosova Savaşı, Sırplar açısından çok kritiktir, çok önemlidir, kıymetlidir. Tabi kendi tarih kitaplarında Kosova Savaşı’nı şöyle anlatırlar: “Biz Kosova Savaşı’nı kaybetmedik. Biz, Türklere hediye ettik. Fani dünya krallığını Türklere hediye ettik.” diyeceklerdir.

Nasıl anlatırlar? Derler ki: Kralımız savaşa giderken Cebrail Melek ona gözüktü. Dedi ki: “Ey Lazar! Ne istiyorsun? Sana iki şey sunuyorum. Dünya’daki fani krallığı mı istiyorsun, ahiretteki ebedi krallığı mı istiyorsun?” Kral Lazar da şunu diyecek: “Neyleyim, dünyadaki fani krallığı! Ben, ahiretteki ebedi krallığı istiyorum.” diyecektir. O zaman kralımız onun için bu savaşı kaybedecektir. Kralımız onun için bu savaşı kaybetti, diyeceklerdir. Kimler? Sırplar, arkadaşlar! Böyle bir kamuflaj yapacaklardır.

Her sene (bakın!), her sene haziranda Miloş Obiliç, Sultan Murat’ı şehit eden şahsiyet anılır. Buraya gelir, otobüs otobüs Sırp gençler getirilir. Türbenin yakın noktasında Obiliç Anıtı vardır. Obiliç Anıtı’nda gelip yüz binler Miloş'u anarlar. Bakın! Bir Osmanlı Sultanı’nı öldürdü diye kahraman olarak ilan edecekler ve doğan her çocuk Miloş ismiyle adlandırılacaktır. Evet, bugün Sırplar arasında üç kişiden birinin adı Miloş’tur, arkadaşlar! Böyle bir yaklaşımları var; bunun için Sırplar Kosova'dan vazgeçmiyorlar, vazgeçmeyeceklerdir. Her fırsatta burayı ele geçirmek için fırsat kollayacaklardır.

Fakat Birleşmiş Milletler Barış Gücü, Amerikan askeri gücü, Balkan coğrafyasında en büyük Amerikan üssü burada yer alıyor. Bir rivayete göre üç bine yakın askeri vardır.”