Omuz yırtıkları...

Abone Ol

Omuz, insan vücudunun en hareketli ama aynı zamanda en hassas eklemlerinden biridir. Bir ceketi giymek, raftan bir bardak almak, saçımızı taramak… Gün içinde fark etmeden onlarca kez omuz eklemimizi kullanırız. Ta ki bir gün, omuzda başlayan sinsi bir ağrı hayatın ritmini bozana kadar. Çoğu zaman “nasıl olsa geçer” diyerek ertelenen bu ağrılar, altta yatan bir omuz yırtığının habercisi olabilir. Omuz kasları omuzun hem hareketini hem de stabilitesini sağlar. Ancak yaşla birlikte, aşırı kullanım, ani zorlanmalar ya da travmalar sonucu bu tendonlarda yıpranma ve yırtıklar meydana gelebilir. Omuz yırtıkları sadece sporcuların ya da ağır işte çalışanların sorunu değildir. Masa başında çalışan, gün boyu bilgisayar kullanan, hatta ev işleriyle uğraşan kişilerde bile omuz yırtıkları görülebilir. Özellikle 40 yaş sonrası dönemde tendonların esnekliğinin azalması, yırtık riskini belirgin şekilde artırır. Birçok hasta “Hiç düşmedim, çarpmadım; bu yırtık nasıl oldu?” diye sorar. Cevap basittir: Omuz yırtıkları her zaman ani bir olayla değil, çoğu zaman yıllar içinde sessizce gelişir. Belirtiler kişiden kişiye değişmekle birlikte en sık şikâyet omuz ağrısıdır. Özellikle gece ağrısı, omuz yırtıklarının en tipik bulgularından biridir. Hasta, ağrıyan omzunun üzerine yatamaz, uykusu sık sık bölünür. Kol yukarı kaldırılırken güçsüzlük hissi, baş seviyesinin üzerinde yapılan hareketlerde zorlanma ve ani hareketlerde batıcı ağrı da sık görülen belirtiler arasındadır. Bazı durumlarda ağrı minimaldir; ancak kişi kolunu eskisi gibi kullanamadığını fark eder. İşte bu sessiz seyir, omuz yırtıklarını tehlikeli kılan unsurlardan biridir.

TEDAVİ

Tedavi her omuz yırtığında ameliyat anlamına gelmez. Küçük ve kısmi yırtıklarda, cerrahi dışı yöntemlerle oldukça başarılı sonuçlar alınabilir. Ağrı kontrolü, aktivite düzenlemesi ve en önemlisi fizik tedavi ve rehabilitasyon, tedavinin temel taşını oluşturur. Doğru planlanmış egzersizlerle omuz çevresi kaslar güçlendirilir, eklem dengesi sağlanır ve ağrı büyük ölçüde azaltılabilir. Birçok hasta, düzenli fizik tedavi sonrasında günlük yaşamına sorunsuz şekilde devam edebilir. Ancak büyük yırtıklar, ilerleyici güç kaybı ya da konservatif tedaviye rağmen geçmeyen ağrı durumlarında cerrahi seçenekler gündeme gelir. Ameliyat sonrası dönemde ise sabır ve disiplin şarttır. Fizik tedavi süreci, ameliyatın başarısını belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Omuz yırtıklarından korunmak mümkün mü? Tamamen önlemek her zaman mümkün olmasa da riski azaltmak elimizdedir. Uzun süre aynı pozisyonda çalışmaktan kaçınmak, omuzları zorlayan ani ve kontrolsüz hareketlerden uzak durmak, düzenli egzersizle omuz çevresi kasları güçlü tutmak en etkili önlemler arasındadır. Ayrıca omuz ağrısını hafife almamak, erken dönemde bir uzmana başvurmak, ileride yaşanabilecek daha büyük sorunların önüne geçebilir. Sık Yapılan Yanlışlar - "Yırtık varsa kesin ameliyat gerekir"
- "Ağrım azsa sorun yoktur"
- "İğne yaptırdım geçti, demek ki iyileşti" Gerçekte ise: - Ağrı azalabilir ama yırtık devam edebilir
- Güç kaybı en önemli uyarı işaretidir
- Zaman, bazı yırtıklarda tendonun geri dönüş şansını azaltır Sonuç olarak, omuz yırtıkları hayat kalitesini ciddi şekilde düşürebilen ama doğru yaklaşımla kontrol altına alınabilen bir problemdir. Omzunuzdan gelen küçük sinyalleri görmezden gelmek yerine, onu dinlemek en akıllıca yatırımdır. Unutmayın; omuz ağrısı kader değildir, çoğu zaman sadece geç kalınmış bir ihmalin sonucudur.