Menüsküs nedir?

Sık sık duyarız 'Bende menüsküs varmış” diye. Elimiz dizimizde, yüzümüzde acılı bir ifade… Ağrılı diz tablolarında görünen bir durumdur. Burada işin trajikomik yönü menüsküsün aslında herkeste olmasıdır. Her bir dizde birer...

Abone Ol

Sık sık duyarız “Bende menüsküs varmış” diye. Elimiz dizimizde, yüzümüzde acılı bir ifade… Ağrılı diz tablolarında görünen bir durumdur. Burada işin trajikomik yönü menüsküsün aslında herkeste olmasıdır. Her bir dizde birer çift vardır. Yani aslında diz eklemindeki bir dokudur menüsküs. Gelen darbeleri azaltarak bir nevi araçlardaki amortisörün görevini üstlenir. Menüsküsler sıklıkla travma sonucu yaralanırlar. Ancak kireçlenmeye bağlı yırtıklar da (yaşlı hastalarda görülür) nadir değildir. En sık oluş mekanizması ayak yerde sabitken vücudun diz üzerinde dönmesi şeklindedir. Buna rotasyonel hareketler de diyebiliriz. Menüsküs yırtıkları ile birlikte ön çapraz bağ yaralanmaları ve iç yan bağ yaralanmaları da birlikte olabilir ve tedavisi açısından birlikte değerlendirilmelidir.BULGULARI NELERDİR?Menüsküs yırtıklarının büyük çoğunluğunda ağrı, şişlik ve kilitlenme gibi üç ana belirti vardır. Ağrı en önemli belirtidir ve sıklıkla yırtık olan menüsküs tarafında eklem hizasında olur. Merdivende ve çömelirken ağrı artar. Kilitlenme yırtık olan menüsküs parçasının eklem aralığına sıkışması ile olur ve bükülen diz uzun süre açılamaz. Menüsküs yırtığı olan dizde sıklıkla sıvı birikmesi de olur. Hasta bunu dizinde şişme ve dolgunluk hissi olarak algılar. Menüsküsler, diz ekleminin en çok yaralanan yapılarıdır. İç menüsküsün daha geniş kalın olması ve medial yan bağa sıkıca yapışmış olmasından dolayı daha hareketli olan dış menüsküse göre 5-7 kat daha sık olarak yaralanır ve yırtılır. Menüsküs yırtıkları, oluşma mekanizması ve tedavi açısından yaşa göre değişiklik gösterir. Genç ve sporcu hastalarda, genellikle ciddi rotasyonel bir travma söz konusudur. Müsabaka sırasında diz bölgesine doğrudan veya dolaylı gelen darbelerle dizin burkulması veya dönmesi sonucunda, menüsküsler eklem arasında sıkışarak yırtılabilirler. Bu tip yırtıklarda genellikle hasta, hastaneye çabuk başvurur ve daha önceden herhangi bir yakınması yoktur. Diz çevresinde şişme (kanamaya bağlı) olabilir ve hasta dizini hareket ettirmekte zorlanır. Eğer hasta kilitlenme ile gelmişse veya sık kilitlenme yakınması varsa, aksi ispat edilene kadar menüsküs yırtığı kabul edilebilir. 40-50 yaş üzerinde gelişen menüsküs yırtıkları, gençlere göre farklılık gösterir. Menüsküsler, yaş ilerledikçe yıpranıp suyunu kaybederek yırtılmaya daha elverişli hale gelirler; 40-50 yaşın üzerindeki yırtıkların önemli bir kısmında travma ya yoktur ya da genellikle hafiftir. Bazen çok basit bir hareket, örneğin çömelme veya yürüyüş gibi, bile yırtılmaya neden olabilir.FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYONMenüsküs yaralanmalarında ilk uygulanan 4 aşamalı tedavi vardır. Bu aşamalar sırası ile ağrılı bacağı dinlendirme, buz uygulama, bandajlama ve bacağı gövdeden yukarı kaldırıp uzanma olarak sayabiliriz. Ameliyat sonrası dize binen yük koltuk değnekleri kullanılarak azaltılır. 1-2 hafta kadar süren bu dönemde doğru yapılan düzenli egzersizler çok önemlidir. Egzersizlere ameliyattan hemen sonra başlanır. Menüsküs yaralanmalarının rehabilitasyonunda egzersiz tedavisinin yeri büyüktür. Diz ekleminin etrafındaki kaslar kullanılmamaya çok duyarlıdır. Atrofi dediğimiz kas zayıflaması başlar. Dolayısı ile ne tip bir diz yaralanması olursa olsun mümkün olan en kısa zamanda kas rehabilitasyonuna başlanmalıdır. Tekrar zedelenmeye ve ağrıya sebep olacak hareketlerden özenle kaçınılması gerekir. Ameliyat sonrası belirli dönemlerde yapılacak fizik tedavi şişliği azaltarak, kan dolaşımını düzenleyerek yaralanmış dokularda oluşan kimyasal atıkların çabuk atılmasını sağlayarak iyileşmeyi doğrudan etkiler. Ağrının giderilmesinde de rol oynar. Fizik tedavide soğuk uygulamalar, yüzeysel ve derin sıcak tedavisi, elektroterapi, hidroterapi gibi metotlar kullanılır. Rehabilitasyon programları her kişinin ferdi ihtiyaçlarına göre yapılır ve zamanla ihtiyaçlarının değişmesine göre ayarlanır. Hastaların tedavi sonrası koruyucu olarak da fazla kiloları varsa kilo vermeleri ve yokuş-merdiven kullanmaktan, mümkün olduğunca kaçınmaları, ağır yük taşımamaları, verilecek diz egzersizlerini ve tavsiyeleri yaşam tarzı olarak günlük yaşamlarına yerleştirmeleri, hastalığın tekrarını önlemek açısından çok önemlidir.