Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda “Abdullah Öcalan” tartışması tansiyonu yükseltti. Oturum sırasında İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ile DEM Partili Pervin Buldan arasında başlayan söz düellosu kısa sürede Meclis salonuna yayıldı. Gerginliğin büyümesiyle oturumda kısa süreli kriz yaşandı.
AYYÜCE TÜRKEŞ SALONU TERK ETTİ
Pervin Buldan’ın konuşmasının ardından söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, kürsüdeyken İYİ Parti Milletvekili Ayyüce Türkeş ayağa kalkarak tepki gösterdi. Akçay ile Türkeş arasında karşılıklı sözlü tartışma yaşandı. Türkeş’in “Sana da yazıklar olsun be” sözlerine Akçay, “Esas sana yazıklar olsun” şeklinde yanıt verdi. Bunun üzerine Ayyüce Türkeş salonu terk etti. O anlar Meclis kayıtlarına yansıdı.
MHP VE AK PARTİ'DEN BULDAN'A DESTEK
Yaşanan gerginliğin ardından hem MHP hem de AK Parti cephesinden Pervin Buldan’a destek açıklamaları geldi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Meclis içi tartışmaların kurallar çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirterek, kişisel saldırıları tasvip etmediklerini söyledi. Akçay, “Terörsüz Türkiye” hedefinin milletin ortak hedefi olduğunu ve geçmişte yaşanan acıların siyasete malzeme edilmemesi gerektiğini vurguladı.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta da Buldan’a destek verdi. Usta, Meclis tartışmalarının “şov alanına çevrilmesine” izin verilmeyeceğini belirterek, milletvekillerinin TBMM’nin temsil ettiği değerlere saygı göstermesi gerektiğini ifade etti.
MECLİS'TE YAŞANAN TARTIŞMALARIN ARKA PLANI
Uzmanlara göre Meclis'teki bu tür gerginlikler, özellikle yerel seçim sonrası siyasi kutuplaşmanın artmasıyla birlikte daha sık yaşanıyor. Özellikle “terör”, “milli güvenlik” ve “toplumsal birlik” konularının oturumlarda gündeme gelmesi, tartışma dozunu yükseltiyor. Meclis kulislerinde ise Ayyüce Türkeş’in bu tepkisinin parti içi dengelere nasıl yansıyacağı merak konusu oldu.
SİYASETTE YÜKSELEN GERİLİM NE ANLAMA GELİYOR?
Politika uzmanları, bu olayın İYİ Parti-MHP ilişkilerinde yeni bir kırılma yaratabileceğini belirtiyor. Aynı zamanda, TBMM'deki söylem dilinin sertleşmesi seçim öncesi dönemde partiler arasındaki iletişimi daha da zorlaştırabilir.