SIKI
takipçilerim gücenmesin, bir süredir yazmak gelmiyor içimden.Çünkü…Misal, inceden Alanya Belediyesi’ni eleştiriyorum, Adem Başkan’cılar darılıyor, “Sen de pek bir AKP sempatizanı oldun birader” deyip ötekileştirme taktiği ile susturmaya çalışıyorlar.Bu tür konularda çok hassas ve narin olduğum için içime kapanıyorum, negatif agresif bir ruh haline bürünüyorum.Buna mukabil, 1999-2014 arası faaliyette olan ama 30 Mart’ta (nedense) aniden lağvedilen “Hasan Başkan’ı Koruma ve Yaşatma Derneği” üyeleri bitti, şimdi “Adem Başkan’ı Ölümüne Sevenler Derneği”nin gizli veya aleni üyeleri başlıyor koro halinde, “Sen nasıl olur da Adem Başkan’ımızı eleştirirsin” diye atıp tutmaya.Sanki gazetecilik denilen meslek sırf “seçimi kazananı görev süresi bitene dek yıkayıp yağlama” olgusu üzerine kuruluymuş gibi, en ufak eleştiride yemediğimiz laf kalmıyor.
***
Aslında bu tür işlere “kendisini öven Facebook veya Twitter mesajlarını beğenerek” Adem Başkan’ın bilinçli veya bilinçsiz destek verdiğini düşünmek istemesem de, maalesef görünen köy kılavuz istemiyor sayın seyirciler.Adem Başkan, kendisini abartılı şekilde göklere çıkartan mesajları beğeniyor da beğeniyor, beri yandan en ufak eleştiride sahte hesaplar üzerinden ilginç bir saldırı sistemi devam edip gidiyor.Misal, Alanya Belediyesi’nden iş kapmak isteyen reklamcı/tabelacı da bu saldırı sistemine dâhil oluyor, ufak bir nema işinin peşinde koşanlar da.Elbette bunda Adem Başkan’ın bir suçu veya yönlendirmesi yoktur ama “Beni öveni beğenirim arkadaş” tavırları ne yazık ki bu sistemin yaşamasına, hatta giderek büyümesine yardımcı oluyor.
***
Üstelik…
MHP
’li 39 yaşındaki Adem Başkan’ın iki gün önceki Belediye Meclisi’nde kendisine “Dört aydır asfalttan başka icraatınız yok” diyen
CHP
’li 29 yaşındaki Meclis Üyesi Gökhan Sipahioğlu’na, “Daha yaşın çok genç. Biraz heyecanlısın. Önünde uzun yıllar var” demesi de bence içinde bulunduğu ruh halinin bir tezahürü olsa gerek.Çünkü…
CHP
’li Sipahioğlu’na “Yaşın daha çok genç evlat” der gibi üstten babacan bir “abi” bakışı” fırlatan 39 yaşındaki Adem Başkan da 2004’te Kestel Belediye Başkanı seçildiğinde henüz 29 yaşındaydı, heyecanlıydı, üstelik hiç kimse kendisine “Yaşın daha çok genç, otur oturduğun yerde delikanlı” dememişti.
***
Ben, Adem Başkan’ın bu sözlerini meclisteki heyecanına ve (her ne kadar kendisi daha büyük laflar etme arzusunda olsa da) yaşının çok genç olmasına vermek istiyorum.Neyse, aslında bugün kısa yazacaktım, daldan dala atlayıp mevzuyu lüzumsuz uzattık.
***
Gelelim asıl meseleye.
***
Rivayet odur ki…Buralara çok uzak bir köyün hayli zengin ağasının biri resmi, üçü imam nikâhlı olmak üzere dört hanımı varmış.5 odalı 1 salonlu büyükçe evde, yemekler evin ortasındaki geniş salonda ve yerde çoluk çocuk yenilirmiş, ağa ise her akşam sırayla bir hanımının odasına misafir olur, 1 gününü de kendisine ayırırmış.Maaile kalabalık akşam yemeklerinde hanımlarının, “Bey, söyle bakalım. İçimizde en çok hangimizi seviyorsun?” sorusuna, diğerlerinin kalbini kırmamak için hep kaçamak cevaplar veren ağa, şehirden gizlice satın aldığı 4 adet mavi boncuğu, bir diğerine hissettirmeden hanımlarına misafir olduğu akşamlarda sırayla hediye etmiş ve “Bunu sadece sana veriyorum, diğerlerine sakın söyleme” demiş.
***
Bir gün yine akşam yemeği sırasında hanımlarından biri dayanamamış ve “Bey, en çok hangimizi seviyorsun?” diye sorunca, önceden tedbirini alan ağa, “Onda şunda bundadır, mavi boncuk kimdeyse, benim gönlüm ondadır” cevabını vermiş.Her hanımında gizli birer mavi boncuk olduğu için de hepsi birden içten içe mutlu oluvermiş.
***
Uzun lafın kısası…Bugün Alanya’ya
AKP
Antalya İl Başkanı Mustafa Köse geliyormuş.Bizzat yanına gidip, “Antalya’nın 19 ilçesi var. Daha bize ulaşan göz doyurucu bir hizmetiniz de olmadı. Söyleyin bakalım Sayın Köse. Antalya’nın ilçeleri arasında en çok hangimizi seviyorsunuz?” diye soracağım.Durun, korkmayın!Daha önceden Alanya olarak bize mavi boncuk falan veren olmadığından içim rahat. Bakalım Sayın Köse’nin yanıtı ne olacak?