Halk dilinde kırık, çıkık, burkulma gibi problemleri tedavi eden çoğunlukla tedavi ettiği sanılan ama tedavi edemeyen, herhangi bir eğitim almamış kişilere sınıkçı (çıkıkçı) adı verilir. Kendi tabirleri ile damar damar üstüne binmesi, yel girmesi gibi teşhisleri vardır. Bu tür kişilere karşı dikkatli olmalıyız. Kaza sonrası oluşan kırık, çıkık ve burkulmalara vakit kaybetmeden, uzmanlar tarafından müdahale edilmesi gerekir. Yanlış müdahaleler ve gecikmeler sonucu sorunlar oluşabilir. Aynı şekilde geçmeyen bel ve boyun ağrılarında da maalesef çoğu kişi soluğu bu tür kişilerde alıyor. Evet, denize düşen yılana sarılır ancak ilk başlarda faydalı gibi görünen müdahaleler daha sonraları geri dönüşü olmayan durumlara sebep oluyor. Tek seansta bel ve boyun fıtığına son gibi parlak sloganlara rağbet etmemenizi öneririm.
Çekme, sıvazlama ve benzeri yöntemlerle çıkığı veya fıtığı yerine koyduğunu söyleyerek balık, yumurta, bal gibi maddeler ile hastanın uzvunu tespit ederler. Bu tür işlemler fıtıklarda kalıcı hasar bırakmasa da kırık ya da çıkıklarda vakit kaybından dolayı doku tamiri ihtimalini kaybediyorlar. Bu tür vakalar ile çok karşılaşmaktayız. Özellikle köylerde, kırık bölge sarıp sarmalanıyor ve bir hafta on gün sonra açıldığı zaman ya dokuda çürüme ya da kemikte nekroz gelişiyor.
Hiç mi fayda gören yok bu insanlardan?
Evet, var ama 100 kişide 3-4 kişi. O da zaten ya tesadüfi, ya da çözümü basit el manevraları ile ağrıda azalma olarak ortaya çıkarıyor. Zaten olumsuz sonuçlar hep hastanelerde sonuçlanırken, sınırlı sayıda başarılı vaka halk arasında şehir efsanesine dönüşüyor. Görüntüleme yöntemleri artık çok gelişti. Günümüzde sağlık kuruluşlarında artık manyetik rezonans (MR), tomografi, doppler, ultrasonografi, elektromiyografi(EMG) gibi modern teknolojilerle bu hasarlanmaların hangi dokularda meydana gelmiş olduğu teşhis edilebilmektedir. Çıkan sonuca göre de gerekli tedavi yapılabilmektedir.
Aslında dünya sağlık örgütünün de onayladığı benzer bir tedavi yöntemi vardır. Adı kayropraktiktir. Kayropraksi yöntemi uygulanırken izlediğiniz zaman kırık çıkıkçılar gibi eklemleri, kemikleri yerine oturttuğunu zannedebilirsiniz. Çünkü kayropraksi de tamamen eller kullanılır ve parmaklarla iskelet ve kas sistemindeki ağrı yaratan aksaklıklar hissedilip yerinde olmayan kol-bacak eklemi veya omurga yerine oturtulur. Yunanca chiros ve practicos kelimelerinden oluşan bu teknik, omurga ve sinir sisteminin ilaçsız ve ameliyatsız, tamamen el yordamıyla manipüle edilmesi olarak bilinir. Dünya Sağlık Örgütü(WHO), kayropraksinin bel ağrıları için çok etkili bir tedavi olduğuna dair onay vermiştir.
Kayropraksi sadece mekanik olarak uygulandığı zaman da kişinin iyileşmesine yardımcı olur. Omurgayı, dolayısıyla omuriliği rahatlattığı için sinirlerin geçişini kolaylaştırarak hastanın sağlığına kavuşmasını sağlar. Yani kişinin kendisini iyileştirme gücünü de harekete geçmiş olur. Bozulmuş, çökmüş bir yolda arabalar nasıl ilerleyemezse sinirler de omurilikte ilerleyemez, ulaşmaları gereken organları gidip uyaramazlar. Ve tabii varacakları yere de gidemezler. Taa ki, yol onarılıncaya kadar…
İşte sağlık sorunlarının büyük bir bölümü, sinirlerin rahatça dolaşamaması sonucu ortaya çıkar. Şayet sinirlerin güzergahı olan omurgada gerekli düzeltmeler yapılıp yani yolun onarılmasıyla olması gerektiği hale getirilirse beden yeniden sağlığına kavuşur.
Yapılan araştırmalarda kırık-çıkıkçılara çoğunlukla gençler, çocuklar ve kadınlar tedavi için gitmektedirler. Genelde de eğitim düzeyi düşük bireyler başvurmaktadır. En sık kırık çıkıkçı tercih sebebi, hastanede sakat kalma korkusudur. Kırık çıkıkçı tedavileri sonrası yüksek oranda komplikasyon gelişmektedir. Komplikasyon gelişenlerde yüksek oranda fonksiyon kaybı da görülmektedir. Bunlar düşük ayak, omuz kaslarında yırtılma, ön kol kısıtlılığı, bacakta kısalma, şekil ve hareket kusuru, el bileğinde ağrı, hareket kısıtlılığı ve kaslarda zayıflama şeklindedir. Bel fıtığının ilerlemiş vakalarında belin hızlı ve ani çekilmesi ise sanılanın aksine sinirlerde harabiyetle sonuçlanan bir yöntemdir. Hastalardan çoğu tedavi sonucunu beklemeden bir sağlık kuruluşuna başvurmaktadır. Kırık çıkıkçılara gidenlerin azalması, dolayısıyla zarar gören hastaların azalması için halkın sağlık alanında bilgilendirilmesi yararlı olacaktır.