"Kimyasını bozdum"

Seçime kısa bir süre kala, liderlerin üslup ve söylemleri sertleşti. Başbakan Erdoğan, anketlerden CHP'nin oyunun yükselişini tespit ettikten sonra 'Çok sinirli” bir hale geldi. CHP lideri Kılıçdaroğlu ise 'Sempatik” ve rahat....

Abone Ol

Seçime kısa bir süre kala, liderlerin üslup ve söylemleri sertleşti. Başbakan Erdoğan, anketlerden CHP’nin oyunun yükselişini tespit ettikten sonra “Çok sinirli” bir hale geldi. CHP lideri Kılıçdaroğlu ise “Sempatik” ve rahat. MHP lideri Bahçeli kendinden beklenen performansın hayli üzerine çıktı. Kaset tartışmaları, MHP’yi olumlu etkiledi.
Erdoğan, seçim kampanyası başladığından bu yana öfkeli. Mitinglerdeki söylemlerinde, muhalefet partilerine ve liderlerine hakaret var. Erdoğan, gücünü muhalefet liderlerini karalayarak arttırdığını düşünebilir. Fakat bu tavır, karizmasının düşmesine sebebiyet verebilir. Liderlik imajı, seçim çalışmaları sürecinde yara aldı.
Kılıçdaroğlu ise sanki sinirleri alınmış gibi. İl il dolaşıyor. Performansı gittikçe artıyor. Kitleler ile iletişimi çok rahat. Mitinglerde söylemleri halkın anlayacağı şekilde. Onlardan biri olduğu görüntüsü ön plana çıkıyor.
Bahçeli, tamamen halkın diliyle konuşma gayreti içinde. Kaset skandalı MHP’nin oyunu arttırdığı gibi, Bahçeli’nin kendine ve partisine güvenini de arttırdı. Bu güven, konuşmalarına yansıdı. Sık sık hesap soracağını ve ülkeyi bu hale getirenleri yüce divana göndereceğini söylüyor.
Miting sürecinde sona geliniyor. Şimdiye kadar projeleri olmayan CHP’nin, projelerini teker teker açıklaması, değişen söylemleri ve liderinin her söylenene anında cevap vermesi AKP’nin hiç düşünmediği ve önlem alamadığı bir tablo olarak öne çıktı.
Kılıçdaroğlu’nun “Erdoğan’ın kimyasını bozdum” sözü ilk zamanlar abartı olarak gözükse de, zaman içinde gerçek olduğu anlaşıldı. AKP, karşısında böyle bir CHP ve Kılıçdaroğlu beklemiyordu.
Kılıçdaroğlu’nun mitinglerde açılan pankartların, halkın ve meydanda olanların görüşlerini seslendirerek gündemi canlı tutup, onları siyasetin içine çekme gayreti üst seviyelere tırmandı. Halk dilindeki “Memur Kemal” veya “Gandi Kemal” artık daha farklı değerlendiriliyor. Kendisine artık “Başbakan Kemal” deniliyor.
Kılıçdaroğlu, İzmir’e gavur, Hopa’ya eşkıya, şehitlerimize kelle, Öcalan’a sayın, Kıbrıslılara besleme, vatandaşa ananı da al git demiyor. Başbakan’ın kendisi için kullandığı “Edepsiz, alçak, ahlaksız” gibi sözlerine cevap vermiyor. Ama bu sözleri kabul etmediğini dava açarak gösteriyor.