Kandırma ve kandırılma arzusu

ŞÖYLE birkaç ay öncesini hatırlayınız muhteremler, 7 Haziran'da iktidarı kaybedince kendilerinin sebep olduğu ve bizzat sorumlu da olduğu can sıkıcı olayları hep seçimlerden istikrar çıkmamasına bağlamışlardı. Hep böyle diyerek...

Abone Ol

ŞÖYLE

birkaç ay öncesini hatırlayınız muhteremler, 7 Haziran’da iktidarı kaybedince kendilerinin sebep olduğu ve bizzat sorumlu da olduğu can sıkıcı olayları hep seçimlerden istikrar çıkmamasına bağlamışlardı. Hep böyle diyerek 1 Kasımda tekrar iktidarı ele geçirdiler geçirmesine ama can sıkıcı istenmeyen olaylar zincirleme hem de her alanda devam etmektedir.

Şimdi sormak gerekir aldatan ve aldatılanlara. Öncelikle bu sorum aldatılanlaradır. Aldatanın zaten işi o kandırarak moda tabirle algı operasyonları yaparak insanları efsunlamaktır. Hem de yüzsüzce. İnsan bu kadar mı aldatılmaya müsait olur. Lütfen kimse ne darılsın nede gücensin.

Şu anda her alanda olup bitenler memnun olabileceğimiz konular değildir. Eğer AKP 1 Kasım’da 7 Hazirandaki neticeyi alsa idi bütün bu olayların sorumlusu olarak sandıktan tek başına iktidar olmamalarına bağlayacaktı. Lakin tek başına iktidar oldular ama görüyorsunuz gün günden kötüye gitmektedir. Terör alabildiğine şımartılmalarının neticesi her gün canlarımızı yakmaktadır. Döviz ise her gün yükselişte. Maalesef Türk Lirası dünyada en fazla değer kaybeden paralar arasında en başlardadır. 1 Kasımda iktidar olamasalardı bu döviz artışını seçim sonuçlarına bağlayacaklardı. Beyler değil 400 vekillik, Milletvekilliklerinin tamamını da bunlara verseniz durumda bir değişiklik olmaz. Birbirimizi kandırmayalım.

Lütfen hafızalarınızı 7 Hazirandan 1 Kasıma kadar neler söylemişlerdi bir hatırlayınız. Sürekli insanları aldatmaya yönelik haberler yazılı ve görsel medyada aralıksız yer almakta ama bu durum nereye kadar devam edecek. Onlara kalırsak şu anda ülkemiz çok iyi durumda! Sormayın gitsin.

Şimdi de eğer başkanlık gelirse her şeyimiz düzelecek, her şey yoluna girecek vs. vs. Ne demişti atalar “Oynayamayan gelin yerim dar dermiş” Başkanlığı halk oylamasına götürülürse halkın evet diyeceğini iyi biliyorlar. Demek ki bir kısım halk birilerinin söyleyeceklerine inanmaya hemen hazır.

Oysa bu durum özellikle gelişmiş ülkelerde olsa halk anında hesap sorar. Ne diyeyim kendine acımayan halkımıza Allah acısın ve Yüce yaradan sonumuzu hayır etsin.