İnsan bedeni yakından incelendiğinde özel yetenekleri olan mükemmel bir varlık olduğu görülmektedir. İnsanların bedeni biyolojik özellikleri dikkate alındığında 10-12 yaşlarına kadar boy, ağırlık ve kuvvet gibi değerlerde erkek ve kadınlarda cinsiyet farkı gözetmeksizin gelişmektedir. Ancak 12 yaşından sonra erkeklerde testesteron, bayanlarda östrojen hormonlarının fazla salgılanması ile cinsiyet arasındaki fark belirginleşir. Bu cinsiyet farkı fiziksel ve fizyolojik farklılıklar göstermektedir. Bu farklılığa rağmen son zamanlarda kadınların yarışmalara katılmaları her geçen gün artmakta ve elde edilen dereceler yükselmektedir. Bazı spor dallarında kadınların erkeklere oranla daha iyi performans gösterdikleri bile görülmektedir. Bu gelişmelere paralel olarak da kadınlarda fiziksel ve fizyolojik değerlerin gelişmesi ile ilgili bilimsel çalışmalar artmıştır. Egzersizin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkisi kadınların da spora olan ilgisini arttırmıştır. Son yıllarda aktif spor yapan kadınların sayısındaki yükselme onlar için düzenlenen yarışmaları da artırmıştır. 19.yy.’ın başlangıcından itibaren kadının sportif hayatta yer aldığı görülmektedir. Bu durum günümüzde ülkelerin gelişmişlik ve kültürel düzeyleriyle ilgili olarak gelişme göstermektedir. Spor erkeklerde olduğu kadar kadınlarda da yaygın olarak görülmektedir.
KADINLARDA FİZİKSEL ÖZELLİKLER
Kadınlar, erkeklere oranla yapı olarak daha ufak ve vücut ağırlığı olarak da hafiftirler. Buna bağlı olarak da yerçekimi merkezi daha aşağıdadır. Bu da özellikle iskelet sisteminde bazı önemli farklılıkları meydana getirmektedir. Ergenliğe kadar boy, vücut ağırlığı ve kuvvet cinsiyet farkı gözetmeksizin paralel gelişme göstermektedir. Ancak ergenlikten sonra kadında boy daha kısa kalır. Yapılan araştırmalarda kadın sporcular erkek sporculara göre 5-10 cm daha kısa olduğu tespit edilmiştir. Vücut ağırlığı üzerine yapılan araştırmalarda kadınların 10-15 kg daha hafif olduğu bulunmuştur. Vücut ağırlığı ve kassal kuvvet daha düşüktür. Yapılan birçok araştırmada kadınlar ve erkekler arasında %10’luk bir fark bulunmuştur. Kadınların ağırlık merkezlerinin daha aşağıda olması sıçrama, atma ve atlama branşlarında dezavantaj getirirken jimnastiğin bazı branşlarında avantaj sağlamaktadır. Ergenlik dönemindeki kemik gelişimi bakımından bayanlar erkeklere oranla iki yıl daha ileridedir (östrojen hormonu uzun kemiklerin gelişimini hızlandırır). Kemik gelişimi bayanlarda yaklaşık 18 erkeklerde 21-22 yaşlarına kadar devam eder. Kemik yoğunluğu kadında daha düşüktür. Kemikleşme miktarını etkileyen en önemli faktörlerde beslenme, sağlık ve hormonsal düzendedir. Menisküsler kadınlarda daha küçüktür. Eklem yüzeyleri erkeğe oranla daha zayıftır. Yapı olarak kadınlar geniş bir pelvise ve dar bir omuza sahiptirler. Bu farklılık genellikle 15 yaşından sonra daha da belirginleşir. Ergenlik dönemi içinde bayanların göğüs kafeslerinin gelişimi, erkeklerden daha hızlıdır. Ancak 16 yaşından itibaren erkeklerin göğüs kafeslerinde, kadınların ise karın boşluklarında daha fazla bir gelişim söz konusudur. Yetişkin bayanlarda göğüs kafesi, erkeklere göre daha küçüktür. Aynı vücut ölçülerine sahip kadın ve erkek, bacak ve kol boylarına göre karşılaştırıldığında erkekler genelde uzun kol ve bacaklara sahiptirler. 12 yaşındaki bayanlar toplam boy uzunluğunun yüzde 83’üne, bacak uzunluklarını ise yüzde 96’sına erişirken 12 yaşındaki erkekler 18 yaşlarında bu oranların ancak yüzde 86’sına ulaşabilmektedirler. Kadınlarda ayak ve eller erkeklere oranla daha küçüktür. Gövdelerinin üst kısımları bacaklara oranla daha fazla gelişmiştir. Eklem ve bağ yapıları bayanlarda daha ince ve zayıftır. Eklemlerde sürtünme daha azdır. Bu nedenle kadınlarda esneklik erkeklerden daha iyi gelişmiştir.
KADINLARDA FİZYOLOJİL ÖZELLİKLER
Vücut yağı yüzdesi: Kadın ve erkek arasında en önemli fiziksel farklardan biri, yağ dokusu miktarı ve dağılımı ile ilgilidir. Kadınlarda erkeklere oranla yağ dokusu iki kat daha fazladır. Örneğin; erkekte yüzde 10-15, aynı yaşlardaki kadında yüzde 25 kadardır. Kadınların sporda erkeklere oranla başarısız olmasının nedenlerinden birisi de vücut yağ oranlarıdır. Yağ aktif olmayan ve dezavantaj doğuran bir kitledir. Egzersiz vücut yağ kitlesini azaltır. Fakat bu azaltmanın derecesi egzersizin tipine, şiddetine ve sıklığına bağlıdır. (Haftada 3 gün yüzde 60 şiddete ve 45 dk-1 saat arasında egzersiz). Vücutta yağ oranı arttıkça egzersize aktif olarak katılan yağsız vücut kitlesi olan kas azalır. Yağ kitlesinin farklılığı uzun mesafe yarışları gibi vücut kitlesini uzun süre taşınması gereken sporda vücut ağırlığını arttırarak performansı düşürür.
Kas Sistemi: Hareket sisteminin temelini iskelet ve kaslar oluşturur. Tüm sportif etkinlikler, kassal aktivite sayesinde gerçekleşir. İnsan vücudunda 217 çift kas vardır. Kaslar tüm vücut ağırlığının yüzde 40-45’ini oluşturur. Kadınlarda kas kitlesi aynı ölçülerdeki erkeğe nazaran yüzde 15-20 daha az orandadır. Kas kuvveti daha zayıftır. Kaslar daha kolay yorulur ve verimi düşüktür. Kadınlarda da erkekler gibi ağırlık antrenmanları ile kuvvet geliştirilir. Kas tendonları kadında daha düşük, daha zayıf ve gevşektir. Kadınlarda tendonların daha düşük, daha zayıf ve gevşek oluşu, kas kasılmasının zayıf oluşu eklemlere daha fazla hareketlilik kazandırır. Yani esneklik ve eklemlerin hareketlilik açıları erkeklere oranla daha geniştir. Bu özellikler ışığı altında jimnastik branşında kadınların daha başarılı olduğu yapılan çalışmalarla ispatlanmıştır.
Sinir Sistemi: Genellikle kadınlar erkeğe oranla daha heyecanlıdır. Bu heyecanlı olma yarışma sporlarına kadın için önemli bir dezavantajdır.
Kalp ve Dolaşım Sistemleri: Dolaşım sistemi aktif dokuların beslenmesini sağlayan kan, bu kanı taşıyan damarlardan ve kanı pompalayan kalpten oluşmaktadır. Atardamarlar kadınlarda daha dar ve duvar yüzeyleri daha incedir. Fakat damar ağı daha yoğundur. Toplardamarlar varis oluşumuna daha yakındır. Kalp, kan hacmi ve damarların özelliği, ilişkide bulunduğu kas sistemine göre değişiklik göstermektedir. Kadınlardaki kas kitlesi erkeklere göre daha az olduğu için kalbin büyüklüğü, kan miktarı ve kanın hacmini belirleyen eritrosit yoğunluğu daha azdır. Damarlar kalbin yapısı, pompalama gücü ve kan hacminin miktarı ile orantılı olarak zayıf ve daha dardır.
Solunum Sistemleri: Solunum sistemini oluşturan akciğerler ve solunum kapasitesi yaş, boy, vücut ağırlığı ve vücut yağ oranı ile orantılı bir gelişim olduğu bilinmektedir. Normal sağlıklı bir kadının akciğer kapasitesi aynı yaş ve ölçülerdeki bir erkeğin akciğer kapasitesinden yüzde 10 daha düşüktür.
Kadında Isı Uyumu: Sıcak havada yapılan egzersizler, fiziksel aktiviteye olan vücut cevabını büyütür. Cildin sıcaklığı, terleme, kalp hızı ve kan basıncı artar. Bu cevaplar vücudun dengesinin sağlanmasını kolaylaştırır. Bu mekanizmaların işlemesinde kadın ve erkekler arasında bir fark olup olmadığı bilinmemektedir. Ancak kadınların erkeklerden daha az terledikleri bilinmektedir.
Kadınlarla erkekler arasında bazı fiziksel ve fizyolojik özellikler farklılık gösterdiklerinden kadınların bazı sportif aktivitelerinde erkeklerden daha düşük sonuç almalarına ve bazı branşlarda başarısız olmalarına sebep teşkil etmektedir. Özellikle fiziksel olarak kadınların daha düşük ölçülere sahip olması, kuvvet gerektiren spor branşlarında başarısız oldukları ancak esneklik gerektiren branşlarda ise başarılı oldukları görülmektedir.
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
- Bir elmanın kahveden daha fazla uyku açtığını...
- Eroinin ilk olarak bilim adamları tarafından tüberküloz ve kanser hastalarının acılarını dindirecek bir ilaç olarak yapıldığını...
- Ağzımızdaki herhangi bir yiyeceğin tadını almak için tükürüğümüzün değmesi gerektiğini...
- Vücudumuzda bulanan yağ miktarından 10 kalıp sabun çıkabileceğini…