İskelede yetki mi yok, irade mi?

Abone Ol

​ALANYA turizminin denize açılan vitrini, şehrin en önemli ticari ve turistik merkezi olan tarihi iskele ve balıkçı barınağı bölgesi, bugün tam anlamıyla bir "enkaz" görüntüsü veriyor.

​Bölgeye en son hangi yetkili, gerçekten bir çözüm üretmek amacıyla ayak bastı bilmiyorum. Ancak görünen tablo şu: Yer yer oluşan derin çatlaklar, zemindeki ciddi çökmeler ve denize doğru iyice belirginleşen eğim...

Bu görüntü, sadece şehrin estetiğini bozmakla kalmıyor hem tekne sahipleri hem de yerli-yabancı ziyaretçiler için her geçen gün büyüyen bir güvenlik riski oluşturuyor.

​40 milyon TL nerede?

​İşin en vahim tarafı, ortadaki belirsizliğin artık tahammül sınırlarını aşmış olmasıdır. 2025 yılı için ilgili Bakanlık tarafından 250 metrelik alanın onarımı adına 40 milyon TL ödenek ayrıldığı duyurulmuştu. Peki, nerede bu çalışma? Aradan aylar geçmesine rağmen sahada bir tek çivi bile çakılmadı. Esnaf tepkili, vatandaş huzursuz.

​Sorduğunuzda verilen yanıt hep aynı: "Yetki karmaşası var."

​Sayın yetkililer; şehrin merkezindeki bu hayati sorunu çözmek yerine, kurumlar arasındaki statü farklarını ya da mevzuat düğümlerini gerekçe göstermek, bir çözüm değil, sorunu öteleme taktiğidir.

Bir taraftan yurt dışı fuarlarında Alanya’yı tanıtmak için büyük bir gayretle ter döken şehrimizin yöneticileri ve STK temsilcileri, diğer taraftan şehrin kalbinde, turistlerin gözü önünde dökülen bir liman gerçeği...

​Bu tezat ne turizm vizyonuna ne de Alanya’nın marka değerine yakışıyor.

​Öncelikle sorun nedir, bunu iyi anlamak gerekiyor. Ulaştırma Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında bir yetki paylaşımı var. Edindiğim bilgilere göre, Ankara nezdinde bu sorun aşılsa da bürokraside oluşan kopukluklar, yaklaşık bir yıl önce bütçesi hazırlanan bu projenin ihaleye çıkmasının önünde engel oluşturuyor.

Elbette bu kararlar Alanya dışında veriliyor.

​Diyelim ki bu sorun çok hızlı bir şekilde aşıldı ve mart ayında ihale gerçekleştirildi. Bu defa ihalenin askı süreci beklenecek ve olası itirazlar olacaktır. Bu süreç ise en iyi ihtimalle mayıs ayının ilk haftalarına denk gelecek, eğer her şey yolunda giderse... İhaleyi alan firma gelip işe başlasa, gece gündüz çalışsa belki haziran ortalarında işlerini tamamlayacak.

Peki, turizm sezonunun ortasında böyle bir çalışma yapılabilir mi? Elbette hayır.

​Ankara’dan Alanya’nın yerel dinamiklerini yönetmek, görüldüğü üzere yerinde ve hızlı sonuç üretmiyor.

Eğer bakanlık veya ilgili kurumlar, bu bölgeyi rehabilite etme konusunda yasal veya bürokratik engelleri aşamayacaksa yapılacak tek bir şey var: Bu bölgenin yetkisini ivedilikle Alanya Belediyesi’ne devretmek.

​Yerel yönetim, bu şehrin sokağından caddesine kadar sorumluluğunu taşıyan iradedir.

Eğer yetki belediyeye geçerse, bu bölgenin pırıl pırıl, güvenli ve modern bir çehreye kavuşması çok daha kısa sürede gerçekleşecektir.

Alanya halkı artık bürokratik top çevirme oyunlarından yoruldu.

​İskele bölgesi sahipsiz değildir; bu şehre ve bu bölgeye sahip çıkılmasını bekliyoruz. Yetkiyi elinde bulunduranlar, ya imkanlarını seferber edip işe koyulsun ya da bu yükü taşıyabilecek olan yerel yönetime devretsin. Alanya’nın kaybedecek bir günü daha kalmamıştır.

​Ancak iskele bölgesi bu haliyle bir yıl daha bekletilemez. Yapılacak işlem basit; ihale süreci sezon sonuna ertelensin ve o bölgede geçici bir pansuman yapılsın. Bu haliyle gerçekten bize yakışan bir görüntü vermiyor.

​Esen kalın...