İki Ayrı Alanya

İki ayrı Alanya var.
Biri sahipli ve mükemmel, diğeri sahipsiz ve müptezel.
Ve Alanya’nın sahipli, mükemmel yüzü; sahipsiz ve müptezel yüzünden daha güçlü...
O nedenle Alanya hâlâ güzel, hâlâ cazip...
Yapılan bunca katliama, yapılan bunca hunhar saldırıya ve örselenmeye karşın; Alanya hâlâ güzel ve cazip kalmakta direniyor.
Ama bu direncinden bir süresi var.
Bu böyle biline…

* * *
Hiç unutmam bir tarihte, İskele Kaptan Otel’in çatı katında, Alanya Tenis ve Triatlon Kulübü’nün yönetim kurulu toplantısı için toplanmıştık. Üyeler birer ikişer geliyor...
Toplantı öncesi, rufun penceresinden Alanya’nın doyumsuz güzelliğini izliyoruz...
Necip Azakoğlu geldi, o da bizim gibi izlemeye başladı bu müthiş güzelliği... Ve sanki Alanya’yı, ilk kez görüyormuşçasına; “ Şu eşsiz güzelliğe bak, şu güzelliğe!... Cennette yaşıyoruz cennette!...” diye haykırdı.
Gülüştük.
Uzun bir süre sessizlik oldu.
Bu sessizlik süresince; hep birlikte, bu büyüleyici güzelliği; büyük bir keyifle, yudumlaya yudumlaya, sindire sindire, seyrettik.
Bir ara gözlerim, denizin tılsımından kurtulup, sahilin iç kesimlerine kaydı...
O an densiz(!) çevrecilik duygularım depreşti...
Büyülenmiş gibi Alanya Koyu’nu izleyen dostlara; “safi betondan mamul, labirentimsi beton yığınlarını” gösterdim...
Herkes rüya âleminden uyandı...
Yüzlerdeki o tatlı tebessümler kayboldu, yüzler buruştu. dudaklar sarktı...
Necip, “...Abi şimdi sırası mıydı çevreciliğin! Gene çevrecilik damarların kabardı! Ne güzel yirmi yıl öncesinin Alanya’sına gitmiştim!...” dedi.
O an densizlik yapıp, büyüyü bozduğum için üzülmüştüm ama benden de, densizler(!) çıktı...
Bir dost, “ bulunduğumuz mesafeden bile görünen, balıkçı barınağının içersinde yüzen, sahile vuran naylon poşetlerini ve (yağmur suyu tahliyesi amaçlı da olsa) zihinlerde son derece iğrenç çağrışımlar uyandıran, kıyıdaki beton küngün “açıkta bırakılmış” ağzını gösterdi.
Bir arkadaşımız, balçıklaşan koyun kıyısında oluşan kumsal alanları ve kıyıda oluşan sazlığı işaret etti...
Moraller bozuk, kafalarda bin bir soru işaretiyle, Müfit Kaptanoğlu’nun çağrısı üzerine toplantıya başladık...

* * *
Sözü şuraya getirmek için anlattım bu anımı…
“Görmek amacıyla bakılması” halinde; Alanya’nın her bir noktasından, her bir karesinden ve her an görüp, saptayabileceğiniz “Alanya’nın bu iki yüzünü” görebiliyorsunuz.
Alanya’da mükemmellik ve müptezellik, iç içe yaşıyor. Bunu her an, her yerde görmek mümkün...
Ama her şeye karşın (şimdilik) Alanya hâlâ güzel, hâlâ büyüleyici...
Ve de, Başka Alanya Yok!
Değerini bilelim…