ÖNCE matematiğin canına okuyalım, sonra vicdanın kapısını çalarız.
Gelin bir "cc" hesabı yapalım. Hani şu laboratuvarlarda, motor silindirlerinde gördüğümüz santimetreküp mevzusu.
1 litre benzin: Tam 1000 cc.
1 ince belli çay bardağı: Ortalama 120 cc.
Şimdi arkanıza yaslanın ve düşünün.
Yerin binlerce metre altına ineceksin. Okyanusları aşacaksın. Sondaj kuleleri kuracaksın. Ham petrolü fışkırtacaksın. Milyar dolarlık rafinerilerde işleyeceksin.
Gemilere yükleyip Hürmüz Boğazı’ndan geçireceksin. "Eyvah! Hürmüz kapandı mı? İran ABD’ye posta mı koydu? Trump Venezuela’ya mı çöktü?" diye uykuların kaçacak.
Üstüne navlun masrafı, ÖTV’si, KDV’si, dağıtım şirketi payı, istasyon kârı binecek...
Ve o 1000 cc’lik benzin, bu kadar küresel krizin ve verginin ardından akaryakıt istasyonunda 70 lira olacak! Yani benzinin 100 cc’si sadece 7 lira!
Dönüyoruz Karadeniz’e...
Hürmüz Boğazı'yla işimiz yok. Trump’ı, ambargoyu tanımayız. Yağmurun güneşle, bulutun toprakla dans ettiği o muazzam coğrafyada, tamamen yerli ve milli imkanlarla büyüyor çay filizlerimiz.
Peki, bu yerli ve milli mucizenin maliyeti ne? Gelin güncel verilerle hesap makinesine basalım:
Yaş çay alım fiyatı: Devletin açıkladığı güncel yaş çay alım fiyatı desteklemeyle birlikte kilo başına yaklaşık 31 lira. Belki 3 ila 4 lira fazla olabilir.
Yaş çaydan kuru çaya: 1 kilo kuru çay elde etmek için yaklaşık 4 ila 5 kilo yaş çay gerekir. Hadi biz düz hesap 5 kilo diyelim. Kuru çayın hammadde maliyeti fabrikaya yaklaşık 150-155 lira civarına gelir. İşleme ve paketlemeyle toptan maliyeti olsun 250 lira.
İyi bir usta, hakkını vererek demlerse 1 kilo kaliteli kuru çaydan tam en alt limit 300 bardak çay çıkarır.
250 lirayı 300 bardağa böldüğünüzde, bardağın içindeki o saf çayın maliyeti 1 liranın altındadır! Hadi şekeri, suyu, elektriği, garsonu, kirayı da ekle; bir bardağın işletmeye maliyeti taş çatlasın 5-6 lira olsun.
İşte o 120 cc'lik ince belli bardak, kafede önünüze geliyor: 80 lira!
Şimdi iki sıvıyı yan yana koyalım: Benzin 1000 cc, fiyatı 70 TL, 100 cc fiyatı 7 TL.
Çay: 120 cc, fiyatı 80 TL, 100 cc fiyatı 66.6 TL.
Yanlış görmediniz.
Uluslararası jeopolitik krizlerin göbeğindeki, uğruna savaşlar çıkan, rafinerilerden süzülüp gelen benzinin 100 cc'si 7 lira...
Bizim Rize'nin yamacından toplanan, Hürmüz Boğazı'nı rüyasında bile görmemiş yerli ve milli çayımızın 100 cc'si 66,6 lira!
Yani çay, benzinden neredeyse 10 kat daha pahalı!
Arabanın deposuna benzin yerine çay koysan, motoru bırak, cüzdan yatak sarar!
Ne diyelim...
Hürmüz Boğazı kapansa petrol fiyatları patlar diye korkuyoruz ama bizim kafedeki çay ocağının boğazı çoktan kapanmış da haberimiz yok.
Depoyu dolduramıyoruz, anladık da...
İnsaf be kardeş, artık iki çayda mı ısmarlayamayacağız?
Şimdi bu mantıkla dünyaya demli çay satsak köşeyi dönmez miyiz?
Esen kalın…