Hüdavendigar'ın mucize duası

Abone Ol

Kosova Savaşı: “Osmanlı tabii bu savaşa tek başına katılmamıştır. Anadolu’daki beylikleri de yanına alarak, bazı evlilik yoluyla kız alıp verdiği beylikleri de yanına alarak, Sultan 1. Murat şehzadelerini de yanına alarak, Şehzade Yakup’u, Şehzade Beyazıt’ı da yanına alarak Filibe üzerinden, Sofya üzerinden girişini gerçekleştirecek; ordusunu toparlaya toparlaya Kosova Ovası’na doğru ilerleyecektir.

Tarihler ilginçtir. Oğuz Türkleri Anadolu coğrafyasına 1071 yılında Malazgirt’ten giriş yaptılar. Çok ilginçtir, Trakya coğrafyasına ise 26 Eylül 1371 yılında, Çirmen Meydan Muharebesi’yle giriş yaptılar.

Çirmen Meydan Muharebesi’ne Meriç Meydan Muharebesi de denmektedir. Sayıca az olmasına rağmen Osmanlı ordusu, karşı tarafın Sırp güçlerini yenerek ilerleyişini devam ettirecektir. Bu ilerleyişi; Osmanlı'nın ilerleyişini durdurmak için Makedonlar, 15 Haziran 1389 yılında “1. Kosova Savaşı” veya “Kosova Meydan Muharebesi” bu ovada, büyük bir ordu hazırlayacaklardır. Bu güçlerin başında "Makedonya Kralı Lazar Hrebeljanoviç" var demiştik. Tabii Sultan Murad Hüdavendigar bu ovaya girdiği zaman bir toz bulutu kaplayacaktır bu ovayı. Karşı tarafın ordu dizilişini göremeyecektir.

Sultan Murad için bu büyük bir tehdit idi, toz bulutu, ona. Çünkü savaş stratejisine gidecekti. Gece yarısı iki rekat namaz kılmak maksadıyla uyanacaktır. Bir rivayete göre Berat Gecesi olduğu söylenmektedir. Sırf iki rekat namaz kıldıktan sonra ellerini semaya doğru açacak ve tarihe "Sultan Murad’ın duası" diye geçecek bir dua vardır. Dua çok ilginçtir arkadaşlar! Çok kıymetlidir. Bir Sultan düşününüz ki duasında 3 şey isteyecektir ve bu 3 tane şey gerçekleşmiş olacaktır. Gelin bakalım! Sultan Murad şu duasında ne söylemiş; neler gerçekleşmiş, ne dilemiş, duası Türkçeleştirilmiş haliyle bu günlerde üzerinde durulan Türkçe haliyle şöyle başlıyor:

“–Ya Rabbi! Bu fırtına şu aciz Murad kulunun günahları yüzünden çıktıysa, onun yüzünden şu masum askerlerimi cezalandırma! Allah’ım onlar ki buraya senin adını yüceltmek ve İslam’ı tebliğ etmek için geldiler! İlahi! Bunca kere beni zaferden mahrum etmedin. Daima duamı kabul buyurdun. Yine sana iltica ediyorum. Duamı kabul eyle! Bir yağmur nasip eyle! Bu toz bulutu kalksın!..

–Kâfirin askerini yüz yüze görüp yüz yüze cenk edelim! Ya İlahi! Dilek de, bu kul da senindir. Ben aciz bir kulunum! Benim niyetimi ve esrarımı en iyi sen bilirsin! Mal ve mülk maksadım değildir! Yalnız senin rızanı isterim! Ya İlahi, bu mü’min askerleri küffar elinde helak eyleme! Onlara öyle bir zafer lütfet ki bütün Müslümanlar bayram eylesin!..

–Dilersen o bayram gününde kurbanında şu Murad kulun olsun! Ya İlahi! Bunca Müslüman askerin helakına sebep kılma! Bunlara yardım eyle! Zafer bahşeyle! Bunlar için ben canımı kurban eylerim. Yeter ki sen beni şehitler zümresine kabul eyle! İslam askerleri için ruhumu teslim etmeye razıyım. Beni Gazi kıldığında sonuçta lütfet ve keremen şehitlik nasip eyle!” diyecektir. Ve “Amin!” diyecek, duası bitecek, duası bittikten sonra iki saat içerisinde yağmur bulutları kümelenmeye başlayacak ve sabaha karşı yağmur çiseleyecektir...

Türk-İslam tarihinde menkıbe ve kerametler önemli yer almaktadır. Türkler, 1071’de Anadolu’ya; tam 200 yıl sonra, 1371'de, Çirmen Ovası’ndan Balkanlar’a giriş yapmıştır. Söz konusu rivayet, mucize niteliğinde, tesadüf olmayan bir keramet olarak anlatılmaktadır.