Evlilik mi, evcilik mi?

EVLİLİK, iki kişinin resmi olarak birlikte yaşamalarına bir engelin bulunmaması durumudur. Birlikte yaşamak için illa evli mi olmak gerekir? Bunun cevabı toplumdan topluma göre değişen; gelenek, görenek, değer yargıları ve kişilerin önceliklerine...

EVLİLİK

, iki kişinin resmi olarak birlikte yaşamalarına bir engelin bulunmaması durumudur. Birlikte yaşamak için illa evli mi olmak gerekir? Bunun cevabı toplumdan topluma göre değişen; gelenek, görenek, değer yargıları ve kişilerin önceliklerine göre belirlenen bir süreçtir. Kişi nasıl ve ne durumda yaşamak istediğine karar vermede özgür bir bireydir. Peki, evlilik aşkı öldürür mü?

Bu sorunun cevabı bence aşka ve evliliğe bakış açısına göre değişir. Her insan evlilikten ve öncesinde yaşadığı süreçte karşındaki bireyden farklı beklentiler içindedir. Mutlu olmak ve ya olmama durumunu herkese göre değişebilen bir olgudur. Kişinin maddi ve ya manevi olarak öz benliğinin kabul edilmediği hiçbir ilişkinin evlilik, arkadaş, sevgili olma durumu ve ya iş yaşamı fark etmez sağlıklı olabileceğini düşünmüyorum. Böyle durumlarda kişiler birçok duygu ve düşüncelerini bastırmak zorunda kalmakta ve var olan düzeni devam ettirme çabası içinde kendi öz saygısını yitirmektedir. Evliliğin toplumsal yönü ise bize doğuştan öğretilen birçok öğreti gibi meslek sahibi olduktan sonra gerçekleştirilmesi gereken bir görev gibi önümüze sunulur. 'Yaşın kaç oldu, evlenmiyor musun' vb. sorular, bayramlarda, aile toplantılarında veya arkadaş çevresinde şakayla karışık bir şekilde size aktarılır. Kişi farkında olmadan bunun yokluğunu bilinçaltına gönderir ve EVLENMEK İÇİN EVLENMEK dediğimiz kavram ortaya çıkar.
Sonra mutsuz aile bireylerinden meydana gelen bir çocuk ve onu bekleyen ve devam ettirildiği sürece mutsuz bir ergen daha sonra yetişkin olacak bir genç yetişkin hayatın içinde bulur kendini.
BOŞANMAK, EVLENMEK KADAR NORMAL BİR OLGUDUR. Bunu anormal ve ya ayıp bir şeymiş gibi gören durumun kendisi değil toplumun bazı kesimlerinin bakış açısıdır.
İnsan mutlu olmadığı yerde elinden geleni yaptığına inandığı zamanın da ötesinde gitmesi gereken yerde kalmaya devam etmek seçeneğini tercih ediyorsa o andan itibaren başına geleceklerden ve en önemlisi kendini önemsememesinden doğan psikolojik ve buna bağlı fizyolojik rahatsızlığın temelinde kendisi yer almaktadır.
Devam etme ve ya etmeme seçeneği birçok faktöre göre de değişir. Maddi kaynağını kendi sağlayamayan ve kendi yaşamını devam ettirecek gücü kendinde bulamayan erkek ve ya kadın fark etmez herhangi bir birey o evliliği devam ettiriyorsa orda kalma sevgi ve ya saygıdan değil zorunluluktandır. Maalesef zorunlu olan her durum bir süre sonra insanı yormaya başlar.
Evlenmeden önce insanların yeteri kadar birbiriyle zaman geçirse bile bazı evliliklerin sonunda ‘ben seni hiç böyle tanımamıştım’ cümlesini duymamızın nedir?
Çünkü insan kişiliği durumdan duruma ve olaya göre değişen ve kendi kontrol mekanizmasını nasıl ve ne kadar gerçekçi kullandığına göre farklı sonuçlara yol açabilir.
Öncelikle her insan gerçek bir evlilikten ne beklediğini kendine karşı dürüst bir şekilde aktarmalıdır.
Evlilik birçok olguyu içinde barındıran ve karar vermeden önce gerçekçi bir şekilde düşünülmesi gereken bir olaydır.
Herkese göre farklılık gösterdiği için, genel doğru bir evlilik tanımı olmasa da dengede kalmak ve karşılıklı uyumu sağlamak bir evliliğin devam ettirilmesi için olmazsa olmazdır.
Bana göre evlilik aşkı öldürmez çünkü aşk sadece anlık bir duygudur.
Bir evliliğin devam ettirilmesinde karşılıklı konuşabilmek, birlikte yaptığı sosyal eylemlerden keyif almak, birbirinin kişisel ve özel hayatına, fikirlerine ve düşüncelerine saygı göstermek,tartışmanın kaçınılmaz olduğunu kavrayıp sorun çözmek için adım atmak ve karşılıklı fedakarlık yapmaktan geçmektedir.
Çevremden gözlemlediğim ve yanılmadığım en önemli şey ise ‘EVLENİNCE DEĞİŞİR VE YA DEĞİŞTİRİRİM’ DÜŞÜNCESİ ile girilen her olayın sonucunun olumsuz sonuçlanması.
Kimse evlendiği zaman değişmez ve ya değiştirilmez. Şayet sınırları zorlayarak bu oldu sonrasında karşınızdakinin kişiliğini değiştirmek için uğraştığınız zaman diliminde aktarılan mutsuzluk her iki tarafı da olumsuz etkilemeye devam edecektir.
Bir işe başlarken ve ya evlilik kararı olmadan önce ‘olduğu gibi kabul etmeyi’ olmayacağını düşündüğünüz özellikleri tartmak sonunda mutlu bir hayat için gereklidir.
Doğru zamanda doğru kişilerin hayatınızda olması dileğiyle...