"Bu dünyaya istediğimiz gibi gelmedik, istediğimiz gibi de gidemeyiz." "Engelliye acıyarak değil, hayranlıkla bakmalıyız. Çünkü bizim onun gibi engelimiz olmamasına karşın daha engelli gibi davranıyoruz." Ne güzel sözler söylenmiş bu kardeşlerimizin durumları için. Daha önce bu kardeşlerimiz için yazmıştım. O yazımdan sonra gelen mesajlardan anladım ki, bu kardeşlerimiz ilgi bekliyor, çalışmak istiyor, engellerin beyinlerde bitmesini istiyor. Geçtiğimiz günlerde Alanya Olimpik Yüzme Havuzu'nda tanıştığım Mehmet Demir ile sohbetimizden şahsım adına çok dersler aldım. Havuzda gördüğüm manzara, o insanların azimleri, bana yüzmeyi bıraktırıp kendilerini seyretmeme neden oldu. Kolları olmayan kişiler vücudu ile yüzmeyi öğreniyor. Bacakları olmayanlar da kolları ile yüzüyor. Herkesin bu yürekli insanları bir kez görmesi gerekir. O zaman daha rahat empati yapabiliriz. Her kulacın bir hayat projesinin meyvelerini vermesi bana gurur verdi. Alanya Belediyesi her ayrıntıyı hesaplayarak, bu kardeşlerimiz için özel asansör ve kabinler yapmış. Tabiki böyle güzel imkânların sunulmasında başrol oynayan Alanya Belediyesi Destek Hizmetleri ve Spor Müdürü Saim Kanlı’yı unutmamak ve teşekkür etmek gerekir. Alanya Belediyesi sadece havuz için değil, yaşamın tüm alanında engelliler için önemli çalışmalar yaptı. Biz her ne kadar bunu burada görüp değerlendiremesekte, ulusal yazılı ve görsel basın, ulusal köşe yazarları Alanya’yı defalarca bu konuda tebrik etti. Türkiye’de engellilere yönelik uygulamalarda öncü ve tek belediye olan Alanya Belediyesi, dünya gündemine de kısa zaman içinde geldi. Toplum olarak güzel çalışmaları değil, eleştirilerle ve günlük düşündüğümüz için bu güzellikleri biz değil, dünya görüyor. Burada tek tek yapılanları anlatmaya kalksak sayfalar yetmez. Düne kadar evlerinden çıkamayan bu kardeşlerimiz artık her yerde. Kaldırımından, lokantasına, otobüslerinden parklarına kadar her alan değiştiriliyor ve yenileniyor. Hatta bazı dostlarımız, 'Alanya’da ne kadar engelli insan varmış bilmiyorduk' diyorlardı. Dört duvar arasında geçen bir hayattan sonra toplum içinde hayata tutunma. Bu farkı da siz okuyucularımızın düşüncelerine bırakıyorum. O kardeşlerimizle sohbet etme imkânlarım da oldu. Toplumdan istekleri çok basit. Acıma değil, şefkat ve kabullenme bekliyorlar. Bizi yönetenlerden ise istekleri, fiziksel durumlarına göre iş imkânı. Sağlam insanlar çalışmazken bu yürekli insanların çalışma istekleri çok mu geliyor acaba? Engelsiz yaşamda Alanya’mızı ülke ve dünya gündeminde öncü yapan, daha da önemlisi bu vatandaşlarımızı topluma kazandıran Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu’na ve onun nezdinde tüm çalışanlara teşekkür ederim. Bana mektup yazan Mehmet kardeşim ve arkadaşları umarım sesiniz olmuşumdur. Yazımda size engelliler diye tabir kullandığım için ayrıca özür dilerim. Genelde bu kelime kullanıldığı için ben de kullandım.