CUMA
günü Samsun'dan bir işçi arkadaşım aradı.
Sosyal medyada 1 Mayıs'la ilgili paylaşım görmüş.
Paylaşımda 1 Mayıs'ın pisliğini çöpçülerin toplayacağını...
Bayramın çöpçülere eziyet olduğu vurgulanıyormuş.
Tabi paylaşımların troller tarafından yapıldığı malum.
Fakat bu paylaşımlara çok kızmış.
'1 Mayıs hakkında yazsana' dedi bana.
Ben de 'Seve seve yazarım' dedim.
***
Troller bilmeli ki, öncelikle onlar çöpçü değil, temizlik işçisi.
Yani işçi ailesinin önemli fertleri. Bayram da onların bayramı.
Onlar da coşkuyla bu bayrama katılacaklar.
Hem kutlayacaklar, hem de ertesi gün gelip toplayacaklar.
Ayrıca siyasetçilerin miting meydanlarını onlar temizliyor.
Sokaklara atılan bildiri, resim ve reklamları onlar topluyor.
Başkasının pislediği ortamı temizleyen onlar değil mi?
Sıra kendi ailelerine gelince neden gocunsunlar?
İşçi ailesinin bireyleri olarak bunu keyifle yapacaklardır.
Onları kışkırtmaya çalışanlar da kötülükleri ile kalacaktır.
***
Diğer yandan işçi, emekçi kardeşlerime sesleniyorum.
Coşun, neşelenin ve bayramınızı kutlayın.
Lakin aranıza nifak sokanlardan şiddetle sakının.
Meşru hakkınızı kullanırken, gayrı meşru işlere bulaşmayın.
Kapitalizme ve yandaşlarına eğilmediğinizi herkese gösterin.
Lakin, kışkırtıcıları ve hainleri aranızda barındırmayın.
Bugünler için ölen ve hapislerde yaşlananları minnetle anın.
Fakat olay çıkmasına, kan dökülmesine izin vermeyin.
Sevgiyle, sevinçle ve mutlulukla bayramınızda eğlenin.
Hepinizin bayramını gönülden kutluyorum.
***
Değerli işçi ve emekçi kardeşlerim;
Bugünlere hiç de kolay gelmediğinizi biliyorum.
Fakat siz de şunu iyi bilin ki, kazanımları kolay kaybediyorsunuz.
Son 15 yıldır ne kazandınız hiç düşündünüz mü?
Ya da aynı sürede kaybettiklerinizi biliyor musunuz?
Taşeron işçilik denilerek haklar elinizden alındı.
Asgari ücret adı altında paralı köleliğe geçtiniz.
Suriyeliler alternatif işçi olarak emeklerinizi ucuzlattı.
Çünkü adamların sigorta gibi sorunları yok.
Asgari ücretin yarısına çalışıyorlar.
Nasıl olsa her şeyleri devlet tarafından karşılanıyor.
Sağlık ücretsiz, çocukları karşılıksız burs almakta.
Peki, ya senin?
***
İşçi kardeşim, sen bayrama hazırlanıyorsun, ülke seçime...
Sen meydanlarda davul zurna eşliğinde eğleneceksin.
Eğlen, hem de doyasıya eğlen. Bu senin hakkın.
Lakin şunu unutma ki, emeğin yok edildiği ülkede yaşıyorsun.
Çünkü bu ülke üretimi çoktan unuttu.
Birçok arkadaşının ekmek kapısı birer birer satıldı.
Şimdi ise şeker fabrikaları art arda satılmakta.
Üretmeyen bir ülkenin emekçisi de olmaz.
Gün gelecek emeğini satacağın bir fabrika bulamayacaksın.
İşçi iken işsizler ordusunda bir istatistik sonuç olacaksın.
Yaşlı askerler gibi anılarını anlatarak zaman öldüreceksin.
Oysa sen emekçisin, üretensin, değer katansın.
Üretimden gelen o büyük gücünü gösterme zamanı gelmiştir.
Sana asgari ücreti layık görenleri unutma.
OHAL yasalarını grev kırıcı olarak kullananları...
Ve bunu iş adamlarına övgüyle anlatanları gör.
Sizin sosyal haklarınızın önünü kesenlerin...
Sandık önünüze konulduğunda önünü kes.