ASLINDA
bugün sırt çantamı, dizüstü bilgisayarımı ve bir iki başucu kitabımı falan alıp şöyle gözlerden uzak bir kuytuya sinip, kafama göre, sanki Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel veya Büyükşehir Koordinatörü Hüseyin Güney’den röportaj almış gibi yapıp günü kurtarmayı planlıyordum.Yani güya ben soracaktım, sanki onlar cevap vermiş gibi soruları yine ben yanıtlayıp sizlerle paylaşacaktım.Misal, Adem Başkan’ın ağzından “Hüseyin Bey’e ayıp ediyoruz. Aslında çok büyük bir misyon üstlendi ve sağ olsun koordinatör oldu. Çok eleştirip hata ettik, az sonra kendisinden özür dilemeye gideceğim” diye yazsam nasıl olur dersiniz.Ya da ne bileyim, Hüseyin Güney’in ağzından “Benim yaptığım hiç de doğru bir iş değil. Şehrin seçilmiş başkanı varken koordinatörlük de neymiş canım. Hemen bugün görevimden istifa edeceğim ve Alanya Belediyesi’ne gidip 3 aydır çevreme verdiğim rahatsızlıktan ötürü Adem Başkan ve ekibinden özür dileyeceğim” desem, hoşunuza gider mi?***Şaka şaka.Allah’a şükür, daha oturup da kafama göre onun bunun ağzından, hiç kimseyi zorda bırakacak röportaja imza atmışlığım yoktur.İşin şakası bir yana, bugün, sadece bir günlüğüne “cici çocuk” olmaya karar verdim.***Neden mi?Çünkü kendimce haklı iki sağlam gerekçem var.Alanya’nın köklü mobilya mağazalarından birinin (şimdilik ismi bende saklı) müdürü dünkü köşe yazımdan dolayı bana herkesin huzurunda önce “Herhalde birilerinden cukkayı sağlam çakıyorsun ki, sürekli Adem Başkan’ı eleştiriyorsun” dedi, peşi sıra ben “Bu cukka işini ispatlamazsan seni şerefsiz diye ilan edeceğim. Ya ispat edeceksin, ya da özür dileyeceksin” deyince sizin o koskoca müdür adeta tel tel döküldü ve herkesin içinde özür diledi, yaptığının hata olduğunu söyledi.Bu, sadece bir günlüğüne cici çocuk olma kararımda etken olan birinci sebepti.***İkincisi şöyle cereyan etti.Salı akşamı Adem Başkan’ın İskele yolu üzerindeki Azade Restoran’da basına verdiği iftar daveti çıkışında bizim ev halkını Hancı Pastanesi önünde beklerken, baktım, karşıdan Alanya Belediyesi’nin zıpkın gibi, fişek gibi yeni genç kadrosundan son derece şık kostümleri ve bütün yakışıklılıkları ile İlker Şenkal, Mehmet Erken ve Lokman Çalış geliyor.Sağ olsunlar, kaldırımın uzak köşesinden yürümelerine karşın beni fark edince yanıma önce, hep gülen bir yüze sahip olan Belediyespor Kulüp Başkanı Mehmet Erken, ardından ise karizmatik Plan Proje Müdürü İlker Şenkal geldi, tokalaştık, ayaküstü havadan sudan sohbet ettik.***Bu arada, her zaman zaten çok ciddi olan sevgili Lokman Çalış, beni görünce yüzü daha da bir ciddileşti, görmezden geldi, yüzünü caddeye çevirdi, diğer ekip arkadaşlarının aksine, durmadı, yanımdan yürüyüp geçti.30 Mart yerel seçimlerinden önce Kestel Belediyesi’nde Adem Başkan’ın makam şoförü olan, yeni dönemde ise Alanya Belediyesi Ruhsat Müdürü olması beklenen, hatta işi öğrenmesi için şimdilik Ruhsat Müdürü Fatih Uysal’ın yanında görevlendirildiği konuşulan Lokman Çalış hakkında geçen hafta “Şofördü, Ruhsat Müdürü oluyor” diye yazdığım için bana belli ki kırılmıştı.***Beni yakından tanıyanlar bilir.Biraz cins, biraz burnu havada, nevi şahsına münhasır bir tip olduğum söylenir.Kısmen doğrudur.Misal, hiç rol yapamam, duygularımı hemen belli ederim.Haz etmediğim bir adamı gördüğüm zaman yüzüm asılır, hemen orayı terk edesim gelir, moralim tepe taklak olur, bu hemen yüzüme, mimiklerime, hatta yürüyüşüme bile yansır.Bu yüzden, Hancı Pastanesi önünde beni görünce yüzünün asılmasından ve bana tavır yapmasından dolayı kendime yakın bulduğum Lokman Çalış’a bir anda kanım ısındı desem yeridir.Gazeteciysen, işin haber yapmak ve köşe yazmaksa bunlara da katlanacaksın, değil mi?Nasıl ki güzel bir omlet yemek için bir iki yumurtanın kırılmasına razı geliyorsan, güzel haber ve köşe yazılarına imza atmaya devam etmek istiyorsan da bu tür tavırlara ve suçlamalara katlanacaksın.***Bu yüzden, benim pek kıymetli okuyucularım, önce “Cukkayı sağlam götürüyorsun” deyip 10 dakika sonra özür dilemek zorunda kalan ve tutarsız davranışlar sergileyen koskoca şirket müdürlerini görünce…Ardından, tescilli, imzalı mühürlü şoför olduğu halde “makam şoförü” diye yazdığımız için gönül koyan arkadaşlarımızdan okkalı bir tavır yiyince…Müsaade buyurursanız günübirlik “cici çocuk” olmaya karar verdim.***Alanya Belediyesi harika çalışıyor.Büyükşehir Koordinasyon Merkezi muhteşem projelere imza atmaya hazırlanıyor.Turizmde doluluk yüzde 99’lara vardı varacak.İskele’de uyuşturucu madde satılmıyor, esnafın çoğunluğu turisti kazıklamıyor, herkes memnun, herkes mutlu.Sizin anlayacağınız, şehirde her şey güllük gülistanlık. Fazla konuşturmayın beni, cici çocukluktan çıkartmayın.Bugünlük bu kadar, kalın sağlıcakla.***(
DİPNOT
: Dünkü yazımda “Adem Başkan, Sipahioğlu’nun yıllar evvel başlattığı ve her yıl Eşgilik Düğün Salonu’nda fakir fukaraya verilen iftar programlarının bu yıl neden şak diye kesildiğini açıklamamış” diye yazmıştım. Bu satırlara Alanya Belediyesi’nden jet itiraz geldi. Meğer, program Ramazan’ın ilk gününden beri devam ediyormuş, insanlar rencide olmasın diye reklamı yapılmıyormuş, bilginize. Bu arada yazımın sadece o kısmına itiraz edilip diğer bölümlerine itiraz edilmemesi de beni ziyadesiyle memnun etti.)