Nihayet CHP milletvekilleri yemin ettiler.
Tükürdüklerini yaladılar mı?
Onu bilemem!
Amma, komik ve de saçma bir eylem içine sürüklendiklerini biliyorum.
Hele hele sahip çıktıkları isimlere bakarsak, özellikle Mehmet Haberal’ın CHP ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi yok.
CHP kurmayları, Haberal’la Balbay’ı satmama adına yola çıktılarsa da, şimdilik elleri boş dönmüş gibi gözüküyor.
Ne vefa ama!
Allah hepimize özellikle de CHP’nin kurmaylarına akıl fikir ihsan eylesin.
Acemi damat yüzünden yeni gelin çama çıkar demiş atalarımız.
Çamın budaklı olduğunu bilmeyen gelinin başına gelenleri burada anlatmaya gerek yok.
Anketlere bakarsak, durum pek parlak gözükmüyor.
CHP’ye yıllarını vermiş deve dişi gibi partililer devre dışı bırakılırken, siyasi deneyimi olmayan, halktan kopuk yazar, çizer, gazeteci, bürokrat, öğretim üyesi ve de bazı medya maymunları listelerde boy gösterdi.
Yazık oluyor CHP’ye.
Geneldeki tablonun bu çirkin görüntüsüne karşın, yerelde farklı bir manzaradan söz etmek de imkansız.
Yerelde de, bütün partiler, belli bir kutuplaşma içinde “Dedim-Dedi” şeklindeki dedikodu furyasında, birbirlerinin ayağının altına karpuz kabuğu yerleştirmeye çalışıyorlar!
Baykal’lı CHP’nin yanlış-doğru bir çizgisi vardı.
Baykal liderliğindeki CHP, statükocu bir anlayışla, ittihatçılara da sahip çıkarak, Cumhuriyet ve de Laiklik kavramlarının kuyruğuna takılarak ayakta kalmaya çalışıyordu.
Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde diyemediğimden, genel başkanlığında diyerek kaygımı ortaya koymaya çalışacağım.
CHP, dümeni kırık bir gemi gibi, oradan oraya savrulmaya başladı.
Yemin etmeme konusunda, mevcut yönetim, duvara toslamasa da epeyce yara aldı!
Bundan sonra ne olur?
Pek belli değil ama görünen köy de kılavuz istemeyeceğine göre, CHP’nin bu kadrosuyla bir yerlere sağ salim varabilmesi mümkün değil gibi!
İnşallah biz yanılırız.
ÖZEL NOT: Emniyet Teşkilatı gazilerinden dostum Saim Köse’nin oğlu Mehmet’le, Tülay kızımızın düğünü, dün Club Begonvil’de gerçekleşti. Her iki gence de bir ömür boyu mutluluklar diliyorum.