Türk milletini mutlu, Türk devletini güçlü kılmak için yeni bir uyanış, yeni bir diriliş hareketine ihtiyaç vardı. Türkiye yabancı kültür ve ideolojilerin saldırısına maruzdu. Milletler mücadelesinde başarıya ulaşabilmek için sosyal, siyasi, iktisadi alanlarda güçlü olunmalıydı. Akımlar daha üstün, daha güçlü, fikir, irade ve inançla yenilebilirdi. Yabancı ideolojilerle mücadelede her türlü iç-dış saldırılar dikkate alınmalıydı.
Bölücü, ayrıştırıcı propagandalar sürekli artıyordu. "Kürt siyaseti, Kürt sorunu" adı altında "Terör devleti" kurmak için yürütülen politik taviz meclisi zorlamaktaydı. Söz konusu politikaları çürütmek için onları bastıracak fikir, düşünce ve ülkü geliştirilememişti. Ülke bütünlüğü, milli tarih, milli ülkü, milli kültür merkezlerinde yeni, gelişmeci, kucaklayıcı politikayla sağlanmalıydı. Uzun yıllardan beri Türkiye yabancı ideolojilerin barınağı halinde; Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) derinden yürütülüyordu.
Türkiye Yüzyılı Milli Eğitim Müfredatını politikanın tuzağından kurtaramamıştır. Türkiye sıcaktan esen ılıman iklim kültürünün istilasına doğru sürüklenmektedir. Halbuki çağ Milliyetçilik çağıdır. İslam ilimden uzaklaştırılmakta, ‘Dindar’ insan yerine ‘Kindar’ nesil yetişmektedir. Çağın Milliyetçilik anlayışı demokratik milliyetçiliktir. Manevi şuurlanma, insan sevgi ve saygısına dayanmaktadır. Türk milletini "Türkiye Halkları" diye ayrıştırmak isteyen ideoloji ve politikalara, milliyetçiliği reddeden akımlara şiddetle karşı çıkılmalıdır. Bölücü unsurlara, antropolojik ırkçılığa, bölgeciliğe, her türlü mezhepçiliğe karşı mücadele edilmelidir. "Materyalist kürtçüler ile İslamcı kürtçülerin" talepleri aynıdır. Aynı dış mihraklar destekler. Milli tarihçiler Kürt aşiret köklerinin Türk soyuna dayandığını haykırıyorlar. Başbuğ, Alpaslan Türkeş, "Kürtler ne kadar Kürt'se, ben de, o kadar Kürt'üm! Ben, ne kadar Türk'sem, Kürtler de o kadar Türk'tür" demiştir.
Çağın milliyetçilik ülküsü; milli devlet yapısı, milli eşitlik ve bağımsızlık ilkesiyle millet bütünlüğünü savunmaktır. Saldırgan ideoloji ile sosyalist ve kapitalist emperyalizme geçit verilmemelidir. Milli bütünleşmeden gaye milli hakimiyetin güçlü kılınmasıdır. Mutlak ferdiyetçi ve sınıfçı sistemler milli bütünleşmeyi sağlayamaz. milletin en küçük çekirdeği, fert, birey değil, ailedir. Aile; anne, baba ve evlatlardır. Aile bütünlüğü milli birliğin atomunu teşkil eder. Atom parçalanırsa madde, aile, doğrusu millet yok olur.
Türkiye Yüzyılı siyasetinin omurgasını algı operasyonları, yalan yığınları, montaj kaset teorileri ve mitolojik meclis atışmaları, hır gür oluşturmaktadır. Selim Pusat bey, "Bu ülkede siyasetin temel dinamiği, algı. Ne ahlak, ne liyakat, ne bilgi, ne kişilik." şeklinde yorumlamaktadır. Gündem toplumsal ihtiyaçlardan uzaktır.
Rahmetli, Uğur Mumcu, “Kürt'ü Türk'e; Türk'ü Kürt'e; Ermeni'yi Türk'e, Türk'ü Ermeni'ye; Alevi'yi Sünnî'ye, Sünnî’yi Alevi'ye düşman eden, emperyalizm, emperyalizmin Ortadoğu'daki çıkarlarıdır” diye özetlemiş ve sürekli Kuva-yı Milliye vurgusu tapmıştur.
21. Yüzyılda tüm dünyada milliyetçilik yükselirken Türk milletinin sağa-sola savrulması, serpiştirilmesi düşündürücüdür. Gerçi Türk solu Atatürkçülük üzerinden milliyetçiliğe; Türk sağı da ayaklar altına alınan her türlü milliyetçilikten, “Türk demek Müslüman demektir” yaklaşımıyla ampul ışığından umut üretmiştir. Türk Dünyası İşbirliği Türk Devletleri Topluluğu'nun kurulması Milliyetçilik ideolojisinin gelişimi açısından en önemli adımlardandır. Çağın en güçlü ideolojisi milliyetçiliktir. Ve...