DİYELİM ki son model lüks bir arabanız var ve çok samimi bir arkadaşınız geldi, o sırada siz orada yokken kapıyı açıp ön koltuğuna oturuverdi.Bunu gören duyarlı (!) bir vatandaş da soluğu hemen polis karakolunda aldı, ön koltuğa oturan o vatandaşı ihbar etti, polis de gelip olaya el koydu.Diyelim ki böyle bir olay oldu. Sonrası ne olur?Polis, ön koltuğa oturan o vatandaşa önce kimlik sorar, bu bir.İkincisi, o vatandaş temiz çıkarsa, arabanın sahibine sorar, ‘Şikâyetçi misiniz?’ diye.Burada önemli olan, ön koltuğa oturan kişinin değil, otomobil sahibinin beyanıdır.Anlayacağınız, ön koltuğa oturan kişinin akıbetini tamamen otomobil sahibinin vereceği ifade belirler.Diyelim ki otomobil sahibi “Şikâyetçiyim, aracımdan hemen indirin” derse, polis alır o ön koltuğa kurulan şahsı, yakasından tuttuğu gibi gözaltına alır, gereğini yapar.Yok, eğer otomobil sahibi, “Bu şahıs benim çok sevdiğim bir arkadaşımdır. Ben burada olsam da olmasam da dilediği zaman otomobilime binmeye hakkı vardır” derse, ihbar boşa düşmüş sayılır.(Bu örneği niye verdiğimi az sonra izah edeceğim.)***30 Mart’ta yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası ile istesek de istemesek de Alanya’nın hizmet noktasında ağabeyi konumuna gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi, buradaki işlerin takibi için bir “koordinatör” görevlendirdi.Ne yazık ki… Düne kadar etrafından ayrılmayan, “Acaba AKP’den Alanya Belediye Başkan Adayı olur ve bir de seçilirse” diye peşini bırakmayan kimi çevrelerin şimdilerde hedef gösterdiği, tu kaka yapmaya çalıştığı, itibarsızlaştırma politikasına kurban etmek istediği Hüseyin Güney, hem 7-8 yıllık ilçe başkanlığı hem de halktaki karşılığı nedeniyle bu göreve uygun görüldü.***Güney de (dün yine bu sütunlarda belirttiğim gibi) hiçbir maddi karşılık beklemeksizin bu görevi, sırf Antalya’dan Alanya’ya daha sağlıklı hizmet gelebilmesi için kabul etti.Buna mukabil, Güney’e bir çalışma ofisi gerekiyordu, o da araştırdı, sordu soruşturdu, Hükümet Konağı’ndaki boş odaların bu işe müsait olduğunu belirledi, konuyu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’e açtı, Türel de Hükümet Konağı’nın asıl sahibi olan Antalya Valisi’ne durumu iletip izin istedi, Alanya Kaymakamı Erhan Özdemir ve (Güney’in ifadesine göre) Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’in de onayı ile Büyükşehir Koordinatörü’nün ekibiyle beraber Hükümet Konağı’nda çalışmasına vize verildi.***Baştan itibaren toparlayacak olursak…Malın sahibi kim? Antalya Valisi.Malı kullanmak isteyen kim? Büyükşehir Belediyesi.İtiraz eden kim? Sırf Güney’i halk nazarında itibarsızlaştırmak isteyip bundan nemalanmaya çalışan bir grup.Fakat, şekil A’da görüldüğü üzere, alan da razı, satan da.Antalya Valisi zaten ta işin en başından vizeyi vermiş, “Hükümet Konağı’nı kullanabilirsiniz” demiş.Buna mukabil, (CHP ile hiçbir alakalarının olmadığını söyleyen) bir grup avukat ise dün Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe verip “Hükümet Konağı’nı derhal boşaltsınlar” diye suç duyurusunda bulundu.Her Türk vatandaşının herkese dava açma özgürlüğü vardır. Ama bir dava açılırken bunun devamında neler olabileceğinin de şimdiden hesap edilmesi gerekmez mi?***Ben size bundan sonra olacakları şimdiden söyleyeyim.Dava açılacak, ilk duruşmada taraflar çağrılacak, ifadeleri istenecek.Malın sahibi Antalya Valiliği’ne “Şikâyetçi misiniz?” diye sorulacak.AKP Hükümeti’nin İçişleri Bakanlığı’na bağlı olan Antalya Valiliği’nin, AKP’li Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Koordinasyon Merkezi hakkında olumsuz görüş vereceği düşünülemeyeceğine göre, hatta, “Hayır, hiçbir şikâyetimiz yok. Aksine, arzu ediyorlarsa binanın tamamını verelim” diye bir yanıt verebilecekleri de göz önünde bulundurulursa, bu dava daha ilk duruşmada Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Alanya Koordinatörlüğü lehine sona erecek, böylece “Hükümet Konağı’nın kullanılmasında hiçbir sakınca olmadığı” hukuki olarak da tescil edilecektir.***“Peki, ses çıkarmayalım da, her yeri Antalya Büyükşehir Belediyesi mi kuşatsın birader?” diyenleri duyar gibiyim.Hemen yanıt vereyim.Bence biraz fazla duygusal davranıyorsunuz.Bakın… Büyükşehir Yasası, 30 Mart’tan sonra, sırf Alanya Belediyesi’ni MHP’li Adem Murat Yücel kazandı diye çıkarılmadı sevgili arkadaşlar.Büyükşehir Yasası’nın ne menem bir şey olduğu, içinde ne yazdığı aşağı yukarı bir seneden fazla bir süredir zaten biliniyordu.Üstelik AKP’lisi de, CHP’lisi de, MHP’lisi de, kısacası tüm Alanya Belediye Başkan Adayları, kazandıkları takdirde bu yasa ile başlarına neyin gelip neyin gelmeyeceğini üç aşağı beş yukarı biliyordu.Bu yüzden, insanları tu kaka yapmak ve itibarsızlaştırmak yerine, Antalya’dan nasıl daha fazla hizmet alabiliriz, bu işlerin peşinde koşalım.Biliyorum, bazıları için ne desem, ne yazsam boş.Atı alan Üsküdar’ı geçmiş, fakat bazı arkadaşlar hâlâ Beylerbeyi’nde saksağan avlıyor.Yazık, hem de çok yazık!