1960’lı yıllardan beri sıla yolunun en korkulu düşü Bulgaristan’da gurbetçilerin düştüğü tuzaklar, karşılaştığı problemler, esrarengiz olayların ardı arkası kesilmedi. Bu yaz sezonunun başlamasından itibaren gurbetçi deyimiyle ‘Sıla yolu’ Çekya, Macaristan, Yugoslavya ve Bulgaristan güzergahında en kötü deneyimler, sıkıntılar Bulgaristan’da yaşanıyor. Peki Bulgar makamlarına soruyorum; Türkiye’ye araçlarıyla seyahat eden insanlar bekleyip bekleyip her türlü hatayı Bulgaristan’da mı yapıyor? Gurbetçi bilinçli olarak Bulgaristan’da mı hızlı gidiyor? Sürücü belgesinin bir kenarında hafif bir çatlak yalnızca bu ülkede mi meydana geliyor? Gurbetçi bekleyip bekleyip trafik suçunu inadına Bulgaristan’da mı işliyor?
Pasaportunun gününün dolmasına az kalmış
Aracın Hollanda’daki vizesine üç aydan az zaman kalmış
Sürücü belgesinin kenarı çatlak
Aracın ruhsatında lekeler ‘tadilat’ şüphesi, tadilat var
Aracı yeni almışsın, ruhsatı fotokopi, bu araç çalıntıdır
Sol sinyal yanmıyor.. (Gurbetçimiz 2 kilometre sonra aracını kenara çekiyor, sinyallerin hepsi sağlam)
Vinyet aktif olmadığı tuzakları ve diğer sinsi tuzaklar
Hız limitini ihlal etmemek için ‘cruse controll’ fonksiyonunu 90 km ayarlayıp aracını süren vatandaşa, 130 km hızla gittin diye fotograflı ceza kesilmesi.
Sınır kapısının zaman zaman iki saat kapatılıp insanların sıcağın altında bekletilmesi...
Hollanda İşçi Partili (PvdA) Kati Piri ve Belçikalı AP Milletvekili Kathleen van Brenpt Avrupa Parlamentosu’na 'Kara Kitap' isimli bir rapor verdi. Raporda 200 şikayet yer aldı. Raporda, gümrük kapılarında saatlerce bekletilme, sınır ve gümrük yetkililerine rüşvet ödeme mecburiyetinde bırakılma, tüm araçlardan dezenfekte ücreti alınması, trafik polislerinin sürücülere haksız yere ceza kesmesi, Bulgaristan otoyol vinyetinin fahiş fiyatlara satılması, yollarda çok derin çukurlar olması gibi konular yer aldı. Bu ülke AB bütçesinden dolgun para yardımları aldı ama?..
Bakın Bulgar komşularımız! Her devletin polisi görevini yapar, Bulgar polisi de görevini yapacak. Eğer gerçekten trafik suçu, evrakta sahtecilik, teknik donanımda tehlikeli hatalar varsa mutlaka polisiniz gerekli işlemi yapar. Her devletin polisi yasal işlem yapar ve bunda bir sıkıntı yok, ancak sizin yol güzergahında haddiden fazla olumsuz olay yaşanıyor. Yugoslavya, Çekya, Macaristan’da da zaman zaman polis kontrolleri oluyor ve cazalar kesiliyor, araçlara yönelik hırsızlık olayları meydana geliyor ama siz bir abartılı versiyonsunuz, bu rastlantı olamaz.
Türkiye’ye araçlarıyla giden insanların sayısı arttı. Yükselen uçak bileti fiyatları, tam izin sezonunda ortaya çıkan havayolu çalışanların grevleri, bitmek bilmeye bagaj, bilet, ağırlık kuralları ve prosedürler insanları bezdirdi. Kuzey Avrupa ülkelerinden Türkiye’ye araçla giden vatandaşlarımızın bazılarının gözlemlerini dinledim. Çoğunluk şu ya da bu şekilde Bulgaristan’da sıkıntı yaşıyor. Sanırım vatandaşlarımızın çoğunluğu da yaşadıklarını rapor etmiyor, bu yüzden de devlet büyüklerimizin elinde tam istatistik yok. Kalem ve kağıt konusunda zayıf kalmak Avrupa Türkleri’ne zarar veriyor. Olumsuz bir olay yaşadığınızda mutlaka kayda alın, resim, video çekin. Üşenmeyin özellikle kendi yaşadığınız AB ülkesine suç duyurusunda bulunun. Sofya’daki konsolosluğumuza rapor edin. İhmal etmeyin lütfen. Çok gösterişli araçlarla yola çıkmayın, ikinci bir ‘orta halli’ aracınız varsa onunla yola çıkın. Lüks araçlar ‘iştah kabartıyor.’
Büyümekte olan bu problemi dışişlerimizin takip ettiğini düşünüyorum. Diplomatlarımıza ve Sofya’daki büyükelçiliğimize rica ediyorum. Bu ülkeye ait TIR’lar Türkiye’den geçiyor mu? Bu ülkenin gemileri Türk boğazlarından geçiyor mu? Tur otobüsleri giriş yapıyor mu? Onların başına da esrarengiz olaylar geliyor mu? Ya da gelir mi? Gelmeli mi? !!.. Bilemiyorum ama bu problemin mercek altına alınıp bu devletin yetkilileriyle ciddi bir toplantı yapmanın zamanı geldi sanırım.
Yollarından geçtiğimiz devletlerle bir problemimiz yok, onların kanunlarına da saygılıyız. Oralarda hazin tarihimiz, halen akrabalarımız var. Türkiye’de Balkan göçmeni milyonlarca vatandaşımız var. Bizimle tarihi bağları, ticari ve kültürel ilişkileri olan Bulgaristan halkı ve devletine de saygı duyuyoruz. Kaşkaval peynirini de, Azis’i, İvana’yı, Lütfü Kartal’ı da, Mastika’yı da seviyoruz. Lütfen problemlerin üzerine gidilsin. İki komşu ve dost halkın ilişkileri zehirlenmesin.