Bilmediğini bilmemek

'Dünyanın en bilge insanı benim; çünkü hiçbir şey bilmediğimi biliyorum' diyen Sokrat'a rağmen kendilerini dünyanın merkezi olarak görüp, çok bilge olduklarına inanan beyinlerin, kara cahil denilen insanlarımızdan çok daha...

'Dünyanın en bilge insanı benim; çünkü hiçbir şey bilmediğimi biliyorum' diyen Sokrat'a rağmen kendilerini dünyanın merkezi olarak görüp, çok bilge olduklarına inanan beyinlerin, kara cahil denilen insanlarımızdan çok daha tehlikeli oldukları bir gerçek.
Bir düşünür bakın ne demiş: "Bilmeyenden değil, bilmediğini bilmeyenden kork"
İnsanın, kendisini beğenmesi normal de bunu abartıya vardırması komik oluyor.
Ama yine de buna şaşırmamak gerekir.
Belli düzlüklerde küçücük tepecikler, kendilerini dağ sanırmış.
Akıllı olmanın güzelliğinden bahsederken akıllı olmanın da tek başına yeterli olmayabileceği, önemli olanın o aklı doğru kullanmak olduğu gerçeğini de kabul etmeliyiz.
Toplumun önemli bir kesimini gerici, muhafazakâr ve tutucu olarak görüp, aptal olarak değerlendirenlere şaşıyorum.
Bunların önemli bir bölümü, kendilerini bilge sanmanın aymazlığı içinde birçok yanlışa imza atarlarken, cahil cühela denilen kesim, en azından bilmediğini bilmenin gerçekçiliği içinde, hiç olmazsa ülkeyi kurtarmaya kalkıp, ülkeye ve ülke insanına zarar vermiyor.
Bunların söylemleri ve de seslendirdikleri her şey tarihin derinliklerinde kalmış, bugün tamamen işlevsizleşmiş, soyut kavramlara dayalı sloganlardan başka bir şey değil.
Bunlar, dinsel anlayışla, belli isimleri tabulaştırıp tapınma noktasına taşınanlara gerici derken, kendileri de belli tarihi değerleri tabulaştırıp, bunlara tapındıklarının farkında bile değiller.
Onlar da geçmişe öykünüyor, bunlar da.
Aslında aralarında bir fark yok.
Farklılık, inandıkları değerlerle, tapındıkları kişiler!
Bu saçmalığı, fazla deşmek istemiyorum.
Çünkü bu beyinlerin de ancak böyle mutlu olabildiklerine inandığımdan, onların hayal dünyalarını yıkamayacağımı bilmeme karşın sarsmak da istemiyorum.
"Köhne fikirler, paslanmış çivilere benzer. Yerlerinden kolay kolay sökülemez" dendiğine göre, yapabileceğimiz bir şeyin olmadığı kanısındayım.
Mevlana'nın dediği gibi, 'Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım'
İşin garip yanı ezberlerinden kurtulup yeni şeyler söylemeye çalışanlara da 'Dönek' diyerek kendi aymazlıklarını bir erdem gibi gösterme ilkelliğine girebilen bu beyinlerin gerçekçiliğe yönelmesi mümkün değil!