Benim darbecim iyi

Günümüzde, demokrasi havarilerinden geçilmiyor. Cumhuriyetin kuruluş aşaması bir devrimdi. Her devrim, bir altüst oluş demektir. Bu değişimde, üstte bulunanlar, karalanır, suçlanır, hain ilan edilerek tırpanlanıp yok edilir. Yeni yapı, kendi...

Abone Ol

Günümüzde, demokrasi havarilerinden geçilmiyor.
Cumhuriyetin kuruluş aşaması bir devrimdi.
Her devrim, bir altüst oluş demektir.
Bu değişimde, üstte bulunanlar, karalanır, suçlanır, hain ilan edilerek tırpanlanıp yok edilir.
Yeni yapı, kendi kahramanlarını ve de tabularını yaratır.
Bu dönemde, tam bir totaliter rejim ve bu rejimin bir otoritesi ve diktatörü olur.
Bu tür süreçlerden geçen toplumlar, belli travmaları da yaşamak zorundadır.
Türkiye Cumhuriyeti ve de bu toplum hala bu travmaları atlatabilmiş değil.
İttihatçı, darbeci ve jakoben gelenek 2. Meşrutiyetten bu yana devam etmekte.
Toplumun önemli bir kesimi, özellikle de, kendilerini ayrıcalıklı olarak gören ve önemli makamlarda bulunan, belli kariyerleri olan bazı isimler, bu ülkeyi çok daha iyi yönetecekleri iddiası içinde olurlar.
Bazı ordu mensupları, işadamları, öğretim üyeleri, üst düzey yargı mensupları, belli makamlara gelebilmiş bürokratlar, yazarlar, çizerler, aydınlar, sanatçılar gibi!
Bu iddianın peşine takılıp, ülkeyi düzlüğe çıkartmak için, şu ya da bu biçimde egemen güç olmaya çalışan bu beyinler, hedefe en kolay yoldan varabilmek için, ordu mensuplarıyla, sonra da bürokrasinin önde gelen güçleriyle sarmaş dolaş olup, örgütlenme yoluna giderler.
Hangi toplum ya da birey kendi ordusunun güçlenmesini istemez?
Bu ülkede yaşayan herkesin, Türk ordusuna güven duymaktan başka çaresi var mı?
Eğer ordu içinde yer alan, önde gelen bazı isimler, asli görevlerinin dışına çıkıp, siyasilere müdahale edip, onları vesayet altına alıyor hatta sık sık darbeler yapabiliyorlarsa, burada sivil siyasetten ve de demokrasiden söz etmek mümkün değildir.
Asgaride demokrat olma kaygısını taşıyan herkesin, bırakın darbelere karşı çıkmayı, darbeye teşebbüs etmekle yargılananlara bile kaygıyla bakması ve yargı sonuçlanana kadar en küçük bir yorumda bile bulunmamaları gerekir.
Bizimkiler, böyle bir iddia ile yargılananları eleştirmeyi bırakın, övebiliyor hatta meclise bile taşımaya kalkabiliyorlar.
Hem de meclisi kapatma iddiasıyla yargılananları bu kutsal yapının içine taşımaya kalkıyorlar.
27 Mayıs 1960 darbecilerinin yaptığı darbe anayasasını, en iyi anayasa diye parlamentonun açılışında, en yaşlı üye olarak hasbel kader Meclis Başkanlığı koltuğuna oturmuş, gazeteci duayen olarak bilinen Oktay Ekşi gibi birini milletvekili yapan CHP’ye ne demek gerektiğini bilemiyorum!
-DEVAMI YARIN-