Yılın sonunu getirmişken masaya Asgari ücret yattı ve her kesimden ayrı ayrı görüşler gelmeye devam ediyor...
İşveren kesiminin temel endişesi Çin standartlarının altına düşen asgari ücret yükselirse, ihracatta rekabeti kaybedecekleri. İşçi kesiminin endişesi yeni asgari ücretin de hiçbir yırtığa yama olamayacağı...
Öncelikle belirtmeliyim, asgari ücret tespit komisyonunda tuzu kuruların hiç bir işinin olmadığı...
Sebebi, Meclis lokantasında 3.5 liraya kuzu pirzola yiyenlerin, işyerinde öğle yemeğinde çıkan elmayı yemeyip çocuğuna götüren babanın ızdırabını anlayamayacağıdır...
Komisyonda en az 5 üye mutlaka faal asgari ücretle çalışan emekçi olmalı...
Bu biraz kadın hakları için toplanan bir alay adamın içinde 1 kadın olmaması gibi birşey...
Hükümetten, ekonomistlerden, işçilerden, memurlardan, işverenlerden temsilciler de olsun ama işçinin olmadığı yerde işçiye fiyat biçmek saçma geliyor bana...
Ayrıca her bölgenin kendine has asgari ücreti olmalı...
Amasya'da ev kirası 2000, Alanya'da 8000...
Nasıl ikisinin de asgari ücreti aynı olabilir?
Devletimiz işçisini Çin ile rekabet edebilecek ihracat ürünü gibi görmekten vazgeçmeli...
Asgari ücret 10 bin oldu diyelim. Geçen yıl gördük, artış olur olmaz her ürüne 2 katı zam geldi...
Asgari ücrete zam gelir gelmez piyasayı dondurmak gerek...
Fiyatlar kontrol altında tutulmalı...
Devlette elini taşın altına koymalı, mazot, elektrik gibi temel ihtiyaçlara zam yapmamalı...
Yoksa ister 10 olsun ister 100 zammın bir değeri yok...