ASAT, işler kesat

Abone Ol

​ALANYA sokaklarında bugünlerde kime dokunsan bin ah işitiyorsun. Mevzu derin, mevzu ıslak, mevzu biraz da "tozlu".

​Hadi gelin, şöyle karşılıklı bir dertleşelim. Öyle lafı dolandırmadan, nalına mıhına değil, tam üstüne basarak konuşalım.

​Yatırım Tamam da İntizam Nerede?

​Şimdi eğri oturup doğru konuşalım: ASAT’ın Alanya’ya yaptığı yatırıma kimsenin gıkı çıktığı yok. Hatta teşekkür bile borçluyuz.

Neticede devasa bir altyapı işine girildi. Ama kazın ayağı öyle değil...

​Sokaktaki vatandaşın isyanı yapılan işe değil, yapılış şekline. Aylardır trafikte "çukur slalomu" yapmaktan milletin canı burnunda.

​Hizmet gelsin gelmesine de "huzurum kaçmasın" noktasına geldi iş.

​Büyük bir yatırım; özensiz, plansız ve darmadağın bir çalışma yüzünden resmen bir hezimete dönüşmek üzere.

​Kim yaptı bu planı?

Neden bu kadar sahipsiz bırakıldı bu yollar?

Sormak lazım.

Bu ​siyaseten kendi kalene gol atmaktır.

​Vatandaş belediye ayrımı yapmaz. Büyükşehir’miş, ilçe belediyesiymiş bakmaz. Baksa da ne diyor biliyor musunuz?

​"Canım o da CHP, bu da CHP!"

​Yani hizmeti Büyükşehir (ASAT) yapıyor ama faturayı sahada partinin kendisi ödüyor. Sokakta konuşulanlar yenilir yutulur cinsten değil. "Elim kırılsaydı da..." diye başlayan cümleler havada uçuşuyor.

CHP buradan ciddi yara alıyor, benden söylemesi.

​​Gelelim Alanya Belediyesi üzerinden yürütülen şu meşhur borç tartışmasına.

Beyler, hanımlar... Devlette devamlılık esastır.

Borç vardı, duyuruldu, üzerinden iki koca sene geçti. Artık bu sakızı çiğnemenin yerelde bir karşılığı kalmadı.

Başkan Özçelik de defalarca söyledi; "Borç çevrilebilir durumda" dedi.

​Vakit, borç-alacak siyaseti yapma vakti değil; hizmet siyaseti yapma vaktidir. Çünkü sahanın nabzı artık bunu istiyor.

​​Atatürk Caddesi’ndeki çalışmalar kapsamlı, kabul. Toz toprak olmadan, kazmadan bu işler olmaz, ona da tamam. Ama eksik olan bir şey var: Gönül köprüsü.

​Burada iş kime düşüyor?

​Parti örgütüne, Belediye meclis üyelerine.

​Çıkın sahaya arkadaş! Esnafa bir "Merhaba" deyin. Sürücüye bir "Sabrınız için teşekkür ederiz" deyin. Vatandaşın sırtını sıvazlayın.

O tozun toprağın içinde bir bardak çaylarını için. Siyaset sadece kitapçıkla değil, sıcak bir el uzatarak yapılır.

​Özetle...

​Osman Başkan’ın sahada ciddi bir karşılığı var, kimse inkâr etmesin.

Ama ASAT’ın açtığı o kapatılmayan çukurlar, o sessiz tepkiyi çığa dönüştürebilir.

​Biz Alanyalıyız; biz on isteriz, siz yedi de verseniz "baş üstüne" deriz. Ama önce şu "dağınıklığı" toplayın lütfen.

Esen kalın…