Sosyal Demokrat bir parti olduğunu iddia eden CHP’nin bu sürece karşı çıkmasına, karşı çıkarken de ortaya koyduğu gerekçelere hayretler ediyorum.
Bu süreçle ilgili olarak, CHP’liler kimi eleştirilerinde haklı da olabilirler; ama bu, süreci provoke ya da sabote etme noktasına taşımamalı.
Benim, yıllarca içinde bulunduğum CHP bu olamaz.
CHP tabanının etkisinde kalan CHP üst yönetimi, barış sürecine saçma sapan gerekçelerle karşı çıkan milletvekillerini geri çekerek, bu süreci destekleyen milletvekillerini öne çıkartmaya başlamasını çok olumlu bir gelişme olarak görüyorum.
CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun Perşembe günkü açıklamalarını, bu anlamda çok yapıcı bulduğumu söylemeliyim.
Geçen gün, bir televizyon kanalında bu konuyla ilgili bir tartışma dikkatimi çekti.
Tartışmaya katılanların uzmanlık dalı, ekonomiydi.
Katılımcıların hepsi de terör sonlandığında ülkenin her alanda çok hızlı bir gelişmeyle karşı karşıya kalacağını dile getirdiler.
Bunlardan birisi hem ekonomist, hem de siyaset bilimci ya da strateji uzmanı olduğunu söyledikten sonra, ekonomi şapkasıyla olayı değerlendirdiğinde, o da terör sonrasında Türkiye’de çok olumlu gelişmelerin olacağına inandığını söyledikten sonra, diğer şapkasıyla olayı değerlendirdiğinde, Kandil’den Karayılan’ın açıklamasında, militanların ülkeyi 8 Mayıs tarihinde terk edeceğini söylemesinin Türkiye için onur kırıcı bir şey olduğunu söylemesi, akıl alacak bir şey değildi.
Ne imiş efendim, 8 Mayıs tarihini Karayılan şart koşmuş.
Karayılan, militanların çekileceği tarihi veriyor.
Adam bunu, Türkiye için onur kırıcı bulmuş.
Adama sorarlar, yıllar boyu askerimizin, polisimizin, günahsız sivil vatandaşlarımızın teröristlerce öldürülmesi Türkiye için onur kırıcı değil miydi?
İşte, ‘Bu tür beyinler armudun sapı, üzümün çöpü var’ diyenler.
Terör örgütünün silahı bırakacağını açıklaması bile başlı başına çok olumlu bir gelişme değil mi?
Belki de verilen tarih, provokasyonları önlemeye dönük de olabilir!
Karayılan basın açıklamasını, sürekli yer ve saat değiştirerek neden yaptı dersiniz?
Bence, militanlar geçen hafta sonu, Türkiye’yi terk etmeye başladılar bile!
Bunların hepsinin Türkiye’yi terk edeceğini iddia etmek de saftiriklik olur. Suç işlememiş ya da suçu sabit olmayanların, sessiz sedasız evlerine dönmesi ya da dönmüş olmaları bile mümkün!
Önemli olan, örgütün silahlı mücadeleden vazgeçtiğini söylemesidir.
Vazgeçip geçmediğini de bekleyip göreceğiz.