Aman petrol

Abone Ol

SAVAŞIN küresel etkileri ilk olarak Pakistan’ı vurdu. Devlet daireleri haftada 4 gün çalışacak ve okullar 2 hafta eğitime ara veriyor.

Petrolün bizim tarihimizde de hiç hoş olmayan izleri var.

1974 Kıbrıs Harekatı’nın ardından uygulanan ambargonun izleri uzun yıllar sarılamadı. Şimdi hep birlikte 46 yıl öncesine bir yolculuk yapalım.

​Benzin, tüpgaz ve mazot yokluğu milleti canından bezdirmişti. Saatlerce ellerinde bidon kuyruklarda bekleyip ardından evlerine eli boş dönen insanlar...

Sadece petrol mü?

Elbette değil; para var ama mesela tekel ürünleri karaborsa. Cebin dolu ama ürün yok. Eurovision’da genellikle sonlarda yer alırdık.

Her yarışmadan sonra "Şarkı çok güzel ama bizi istemiyorlar" sözleriyle kendimizi avuturduk. En çok Ajda Pekkan’la umutlandık. "Aman petrol, canım petrol, artık sana sana muhtacım petrol" sözleri yaramıza merhem olmuştu.

Kesinlikle şampiyonluk bekliyorduk ve o gün geldi. Siyah beyaz televizyonların karşısında heyecanla bekledik. Yarışma sonucu fiyasko oldu ama Ajda Pekkan bu şarkıyla hem ülkemizde hem de özellikle Orta Doğu'da tam anlamıyla patladı.

O dönem şehirler, kasabalar, köyler "Petrol" şarkısıyla inliyordu. Şarkısı vardı ama hâlâ kendisi yoktu petrolün.

​Şarkı İngilizce okundu, Fransızca okundu. Neden beklediğimiz başarıyı elde edemedik sorusuna "Almancı" büyüklerimiz cevap bulmuştu: Klipte Mercedes marka arabayı atların çekmesine Almanlar çok bozulmuş ve yürüttükleri gizli propaganda...

Bu kadar gizli bir operasyonu bizim gurbetçiler nasıl öğrendi, onu hiç öğrenemedik.

​Almanları kızdırmıştık, gönüllerini almadan olmazdı.

Bu defa, 3 yıl sonra Çetin Alp'in "Opera" şarkısı, 1983 yılında Münih'te düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil etti.

Avrupalıların Türkiye'yi Arap ülkesi gibi değerlendirmeleri canımızı sıkıyordu. "Biz modern bir ülkeyiz, alın size bozlak değil opera" dedik.

Umutluyduk yine ama 20 ülke arasında 0 puan alarak 15. sırayı İspanya ile paylaşarak sonuncu olmuştuk.

Belki de son günlerde İspanyollara olan sempatimizin altında kader arkadaşlığı vardır, kim bilir?

​Türkülerimiz, şarkılarımız hep ulaşamadıklarımız üzerinedir. Bizler petrol için bile şarkı yapmış bir milletiz.

​En pahalı telefonu kullanıyorsun ama şarj edecek elektriğin yok. Milyonluk otomobilinin kontağını çeviriyorsun ama yakıt bitmiş.

Strateji bu mantıkla işliyor hep. Koyarsın ambargoyu ve hayat damarlarını tıkarsın.

Tek tek uğraşmazsın, toplu imha edersin.

Bugün bir kez daha anlıyoruz ki başkasının enerjisine muhtaçsan, vanayı tutan ne zaman isterse o zaman karanlıkta kalırsın.

​Aradan geçen onlarca yıla rağmen Ajda yine gündeme geldi. Füzeler, uçaklardan atılan bombalar bile bu savaşta o şarkı kadar etkili değil.

​Aman petrol, canım petrol; sana ihtiyaç arttıkça her damlada barış güvercinleri taşıdığını göreceğiz.

Esen kalın...