Alanya’nın sağlık hafızası ve bitmeyen sınavı

Abone Ol

ALANYA’NIN sağlık serüveni, 1958 yılında mütevazı bir başlangıçla, "Alanya Sağlık Merkezi" olarak başladı.

O dönemde sadece 4 doktor (Dahiliye, Cerrahi, Çocuk ve Nöroloji), bir röntgen cihazı ve 40 yatakla hizmet veriliyordu.

Başhekim Dr. Gani Gür’ün yönetimindeki o küçük merkezden, bugün devasa bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne (EAH) uzanan bir tarihimiz var.

​Yıllar içinde Dr. Turhan Özdemir’den Op. Dr. Hüseyin Kan’a, Op. Dr. İsmail Başaran’dan Dr. Tevfik Yazan’a kadar birçok isim bayrağı devraldı. 100 yataktan 250’ye, 2017’de ise modern binasıyla 420 yatak kapasitesine ulaşıldı.

Bugün ise gündemde 250 yataklı yeni bir ek bina projesi var.

​Peki, bu kapasite Alanya’ya yetecek mi?

Kısa ve net bir cevap: Hayır.

​Neden Yetmiyor?

​Alanya EAH, sadece Alanya’ya değil, bölgenin en donanımlı hastanesi olması sebebiyle çevre ilçelere de (Gazipaşa, Gündoğmuş, Akseki) hizmet veriyor.

Yaz aylarında nüfusu milyonu aşan bir kentten bahsediyoruz. Mevcut kapasitenin bu yoğunluğa cevap vermesi fiziksel olarak mümkün değil.

Randevu almanın neredeyse imkânsız hale geldiği bazı bölümlerdeki yoğunluk için hastane yönetimini suçlamak haksızlık olur; sorun yönetimsel değil, tamamen kapasite ve çevre ilçe planlaması kaynaklıdır.

​Siyasilerin yıllardır dile getirdiği bir gerçek var: Alanya üzerindeki bu yükü hafifletmenin tek yolu, çevre ilçelere de tam donanımlı hastaneler inşa etmektir.

Hasta akınını kaynağında yönetemediğimiz sürece, Alanya’ya ne kadar bina dikersek dikelim, "koşan nüfusa" yetişmemiz zor görünüyor.

Bu noktada Payallar Hastanesi projesinin bir an evvel tamamlanması, batı bölgesindeki yükü alması açısından hayati önem taşıyor.

​Mahmutlar’da Kaçan Fırsat

​Geriye dönüp baktığımızda içimizi sızlatan bir planlama hatasını hatırlamadan geçemiyoruz. Yıllar önce Mahmutlar bölgesinde bulunan sağlık alanı, konut alanına çevrilmeyip korunsaydı; bugün doğu bölgesinin yükünü sırtlayacak bir hastanemiz olabilirdi.

Alanya’da sanki konut yapılacak alan bitmiş gibi, o kıymetli arazinin betona kurban edilmesi, bugün yaşadığımız sağlık sıkışıklığının en büyük sebeplerinden biridir.

​Sonuç Olarak...

​Yeni onaylanan 250 yataklı ek bina projesi elbette önemli bir gelişmedir ve az da olsa nefes aldıracaktır. Ancak Alanya’nın sağlık geleceği, sadece yatak sayısı artırarak değil;

​Çevre ilçelerin kendi sağlık altyapısını kurmasıyla,

​Payallar gibi stratejik projelerin hızla bitirilmesiyle,

​Ve en önemlisi, kalan kamu alanlarının ranta değil, toplum sağlığına feda edilmesiyle kurtulacaktır.

​Alanya halkı, 1958’deki o fedakâr ruhla ama modern çağın gerektirdiği hızda bir sağlık hizmetini hak ediyor.