Alanya'da soframızdaki tehlike

Abone Ol

ALANYA’NIN sıcak sokaklarında, hayatın telaşı içinde koştururken, bir yandan da karnımızı doyurmanın derdine düşüyoruz. Pazarların renkli tezgâhları, restoranların iştah açıcı kokuları arasında kaybolurken, “Acaba ne yiyoruz, ne içiyoruz” diye düşünmeden edemiyoruz. Alanya Belediyesi zabıta ekiplerinin titiz çalışmaları sayesinde, sağlıksız gıdaların önüne geçilmeye çalışılıyor. Her gün yeni bir denetim, her gün başka bir skandal haber.

Ancak, yakalananlar kadar yakalanamayanlar da var. Vicdanını kaybetmiş bazı insanlar, kısa vadeli kazançlar uğruna halkın sağlığını hiçe sayıyor. Oysa bir lokma ekmek için alın teri döken, her kuruşunu hesaplayan insanlar var. Onların sofrasına zehir koymak, en büyük vicdansızlık değil mi?

Toplum sağlığı her şeyden önemli olmalı. Hepimiz aynı gemideyiz ve birbirimize karşı sorumluluklarımız var. Biraz empati, biraz vicdan, belki de her şeyi değiştirebilir.

Son kullanma tarihi geçmiş gıda ürünleri ve hijyenik olmayan ortamda yemek pişirmek dâhil insan sağlığı ile oynayan işletmeler bir bir ortaya çıkıyor.

Kurumsal bazı marketlerin bile bu konuda sınıfta kaldığını görüyoruz.

İnsanların kıt kanaat geçindiği, hayat şartlarının bu kadar zor olduğu bir dönemde, vatandaşın sofrasına göz dikmek, sofrasındaki bir kaşık öğünü zehir etmek insani bir durum değil.

Son aylarda Alanya Belediyesi zabıta ekipleri çok sıkı denetimler yapıyor. Kimsenin gözünün yaşına bakılmıyor.

Bu konuda Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik başta olmak üzere tüm zabıta ekiplerini kutluyorum.

Alanya'da son derece temiz ve işini dünya standartlarında yapan esnaflar var ve bu kötü örnekler onların da imajına zarar veriyor.

İşini iyi yapan tüm esnaflarımızı tebrik ediyorum, ancak kötü niyetli olanlar da en ağır şekilde cezalandırılsın.

Esen kalın.