Alanya'da iyi ki böyle insanlar yok

Abone Ol

Hacı Sücaaddin Emmi…
Mahallesinde böyle hitap eder komşuları…
Abdestinde, namazında, son derece muhafazakar, dini bütün bir kişilik…
Ağarmaya yüz tutmuş sakalını sıvazlarken “Hamdolsun” diye mırıldanır hep…
60 yaşına kadar üç kere hacca gitmiş, öncesinde defalarca umre yapmış…
Mahallesinin “Tuzu kuru” isimlerinden birisi olduğu gibi, ilçe ahalisi tarafından da tanınan, bilinen birisi…
Zamanında aktif siyasetin içinde uzun yıllar yer almış…
Muhafazakar bir partinin yıllarca ilçe başkanlığı görevini yapmış…
Milletvekili olabilmek için defalarca şansını denemiş ancak partisi seçim barajına takıldığı için bu hevesi kursağında kalmış…
İlçede kendi oturduğu villanın haricinde muhtelif mahallelerde kiraya verdiği beş tane dairesi var…
Kiracılarını hep özenle seçer…
Bizzat kendisi ilgilenir bu işlerle…
Kiracılarının ödeme günlerini dikkatle takip eder, bir gün bile geciktirmelerine asla müsamaha göstermez…
Geciktiren olursa anında kapısına dayanır ve “Çık evimden” diye diretir…
Hacı Sücaaddin Emmi, ticaret hayatında da aynı şekilde son derece titizdir…
Varsa borcu kesinlikle zamanında öder…
Alacağı varsa da borçlusuna karşı son derece katıdır…
Borçlusu ödemeyi bir gün bile geciktirse şak diye günlük faizi işletir ve alacağı paraya ilave eder…
İLÇEYE YABANCI AKINI BAŞLAYINCA
Hacı Sücaaddin Emmi’nin yaşadığı ilçeye Rusya-Ukrayna savaşından kaçan insanlar akın akın gelmeye başlar…
İlçede ev kiraları bir anda üçe hatta dörde katlar…
Çaresiz kalan Rus ve Ukrayna vatandaşları, fırsatçı emlakçıların eline düştüğü için ne istenirse vermek zorunda kalırlar…
İlçede yaşayan ve kirada oturan yerli vatandaşlar, özellikle ilçede görev yapan memurlar çaresizlik içinde kıvranmaya başlarlar…
İşte bu memurlardan birisi de Hacı Sücaaddin Emmi’nin kiracısıdır…
Kira sözleşmesinin bitmesine daha beş aylık süre olmasına rağmen, Hacı Sücaaddin Emmi, memur kiracısının kapısına dayanır…
“Gelecek aydan itibaren 10 bin lira kira istiyorum, kabul etmiyorsan hemen çık evimden” diye dayatır…
Memur kiracı şaşırır…
“Hacı Sücaaddin Emmi, ben bu kadar kirayı nasıl öderim, aldığım maaşın hepsini sana mı vereyim” der ama anlatamaz derdini…
En sonunda “Daha beş aylık sürem var, çıkmıyorum” demek zorunda kalır…
Hacı Sücaaddin Emmi, aynı şekilde diğer dört kiracısına da baskı yapmaya başlar…
“Ya çıkacaksınız ya da 10 bin lira kira ödeyeceksiniz” diye dayatır…
Kiracılardan birisi turizm emekçisidir…
İki bin lira olan kirasını zaten zar zor ödemektedir…
Hacı Sücaaddin Emmi, kapısına dayanınca tası tarağı toplayarak memleketine, baba ocağına dönme kararı alır…
Hacı Sücaaddin Emmi, turizm emekçisinin boşalttığı evi Ukraynalı bir kadına 10 bin liradan kiraya verir…
Üç aylık kirayı da peşin alır…
Keyfi yerindedir ancak diğer kiracıları da çıkarmanın yollarını aramaktadır…
Özellikle memur kiracının oturduğu ev ilçenin merkezinde olduğu için kafayı bu eve takmış durumdadır…
Kiracısına her türlü tacizi uygulamaya devam eder…
İlk olarak kendi üzerinde olan su aboneliğini iptal ettirir…
Memur kiracı, günlerce susuz yaşamak zorunda kalır ama yine de pes etmez…
Aradan bir süre geçtikten sonra Hacı Sücaaddin Emmi, kendi üzerinde olan elektrik aboneliğini de iptal ettirir…
Tacizlerden bıkıp, usanan memur kiracı, evi boşaltmayı göze alır ancak bütçesine göre ev bulması imkansızdır…
Tek çaresi tayin isteyip, ilçeden ayrılmaktır…
Öyle de yapar zaten…
Memur kiracının zoraki boşalttığı evin su ve elektrik aboneliğini yeniden açtıran Hacı Sücaaddin Emmi, aynı gün yine Ukraynalı bir aileye 15 bin liraya kiraya verir…
Altı aylık kira bedelini cebine koyar koymaz ezan sesini iştir…
Günlerden cumadır…
Hacı Sücaaddin Emmi, evin yakınındaki cami avlusunda alel acele abdestini tazeleyip, cuma namazı kılmak için camiye girer…
Huşu içinde namazını kılıp, Müslüman olmanın gerektirdiği görevi yerine getirmenin huzuru içinde camiden çıkar…
Camiden çıkarken, sağ eli pantolonunun sağ cebindeki altı aylık kira parasının üzerindedir…
Ağarmaya yüz tutmuş sakalını sıvazlarken, kafasında diğer üç kiracıyı çıkarmanın planlarını yapmaktadır…
Bir taraftan da “Hamdolsun” diye mırıldanır kendi kendine…
“Hamdolsun”…
Yukarıdaki yazı 22 Aralık 2022 tarihinde bu köşede yayınlanmıştı...
Alanya'ya akın eden depremzedelerin durumunu görünce bir kere daha hatırlatmak istedim...
Nokta…