HİÇ şüphesiz, Alanya Belediye Başkanlığı görevi kadar Alanya Belediye Başkan Yardımcılığı görevi de kendi çapında önemlidir.
O makam ve koltuk için vakti zamanında ne fırtınalar kopmuş, diyet olarak ne kelleler uçurulmuştur.
Küçük bir örnek mi istiyorsunuz?
O halde sizi geçmişe doğru kısa bir yolculuğa çıkarayım.
Sene 1996.
Dönemin DYP’li Alanya Belediye Başkanı Cengiz Aydoğan, o yıl ANAP’a transfer oldu. Dönemin ANAP ilçe başkanı ise, 1994 Yerel Seçimleri’nde Aydoğan’ın baş rakibi olan ancak seçimi kazanamayan Hasan Sipahioğlu idi.
Aydoğan’ın başkan yardımcısı ise, 1994 Yerel Seçimleri’nde Alanya Belediyesi’ne Meclis Üyesi olarak giren Fahri Yiğit’ti.
Rivayet odur ki, Aydoğan’ın ANAP’a transfer olmasının altında yatan plan şuydu.
Plana göre, DYP’nin kalesi olan Alanya’da DYP’nin güçlü ismi Cengiz Aydoğan önce ANAP’a transfer edilecek, 1999 Genel Seçimleri’nde ANAP’ın milletvekili olarak Ankara’ya gönderilecek, ardından Alanya Belediyesi “gerçek” bir ANAP’lıya emanet edilecekti.
Nitekim öyle oldu.
Rivayet odur ki, Aydoğan ANAP’a transfer olunca, DYP’li Başkan Yardımcısı Fahri Yiğit, ANAP’ın kara listesinde birinci sıraya yükseldi.
Çiçeği burnunda ANAP’lı Aydoğan’ı her gün ziyaret (!) eden, hatta siyasi kulislerde, “Aydoğan’ı denetlemeye gidip günlük rapor alıyor” denilen ANAP’ın İlçe Başkanı Hasan Sipahioğlu’nun, “Cengiz Bey, siz artık ANAP’tasınız, yardımcınızın da ANAP’lı olması gerekmez mi?” dediği konuşuluyordu.
Aydoğan bu haklı serzeniş (!) karşısında bir süre direndi, hatta rivayet odur ki, bir zamanlar kaderdaşı olan DYP’li Fahri Yiğit’e ANAP’a transfer olması yönünde telkinlerde bulundu, ama olmadı.
Yoğun ve ısrarcı transfer telkini ve teklifleri üzerine Yiğit’in, “Biz DYP’lilerden oy alıp bu makamlara geldik. Şimdi ben de ANAP’a geçersem, çarşıda pazarda bize oy verenlere ne diyeceğim?” dediğini ben bizzat Fahri Yiğit’in kendisinden dinlemiştim.
Fahri Yiğit’i ANAP’a transfer edemeyen Cengiz Aydoğan, Sipahioğlu’nun da ricasıyla (!) Yiğit’i görevden aldı ve yerine ANAP’ın Meclis Üyesi Şefik Türktaş’ı görevlendirdi.
Türktaş, 1996’dan 1999’a kadar “başkan yardımcısı” olarak görev yapıp daha sonra 1999-2009 yılları arasında Oba Belediye Başkanlığı bile yaptı.
O dönem, kaderdaşlarına haber vermeksizin ANAP’a transfer olan Cengiz Aydoğan ile seçime birlikte girdiği DYP’liler arasında büyük fırtınalar koptu.
Fahri Yiğit’in görevden alınıp Şefik Türktaş’ın başkan yardımcısı yapılması ise bardağı taşıran son damla oldu.
Gelelim günümüze.
29 Mart 2009 Yerel Seçimleri’ne ANAP adayı olarak girip 12 Temmuz 2009’da AK Parti’ye transfer olan Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu’nun siyasi başkan yardımcısı halen eski ANAP’lı, şimdilerin Bağımsız Meclis Üyesi Kemal Dere.
1996’da “ANAP’lı başkana DYP’li yardımcı mı olur?” dediği rivayet edilen Sipahioğlu, AK Partililerin uzun zamandır bastırmasına karşın, bu konuda ortaya net bir “Cengiz Aydoğan tavrı” koyamıyor.
Örneğin geçtiğimiz aylarda AK Partili Meclis Üyesi Hüsnü Akçalıoğlu’nu “siyasi başkan yardımcısı” yapmayı düşündüğü, ancak, “Batı Girişi meselesi yüzünden Meclis’i terk eden AK Partililere “uyduğu” için bu fikrini şimdilik askıya aldığı” bile konuşuluyor.
Siyasi kulislerde konuşulan bu konuyu, “siyasi başkan yardımcısı” olma idmanlarına erken başladığı yönünde duyumlar aldığım Hüsnü Akçalıoğlu’na telefonda sordum.
2009 Yerel Seçimleri’nden beri AK Partili Meclis üyeleri yerine sürekli Sipahioğlu’nun kararlarının yanında durduğu için parti içinde eleştirilen, ancak son dönemde Sipahioğlu yerine AK Partililere daha yakın duran Akçalıoğlu’na, kulislerin temsilcisi unvanıyla bir iki soru yönelttim.
Örneğin, aynı zamanda mali müşavir olan ve yıllardır ofisini tek başına idare eden Akçalıoğlu’na, geçtiğimiz hafta işbaşı yaptırdığı iki mali müşaviri, “Başkan yardımcısı olursam ofise birileri göz kulak olsun” düşüncesiyle mi yanına aldığını sordum.
On yıldır muhasebecilik yaptığını ve sık sık yurt içi ve yurt dışı seyahatlere katıldığı için, bu geziler esnasında ofisini kapatmak zorunda kaldığını, iki mali müşavir ile de bu nedenle anlaşma yaptığını söyledi.
Başkan Yardımcısı olacakken, Meclis’i terk eden arkadaşlarına “uyduğu” için Sipahioğlu’nun bu düşüncesinden “şimdilik” vazgeçtiği iddialarına ise Akçalıoğlu şu yanıtı verdi:
“Ben prensiplerimden asla ödün vermem. Meclis üyeliği de başkan yardımcılığı da kamu için yapılan bir görevdir ve bir gün elbette biter. Görev bitince mahallene dönersin, o görev sırasında sergilediğin hal ve hareketlerin ise ölünceye dek asla unutulmaz. Ben birilerinin gözüne girmek için siyaset yapmam. Birilerinin adamı da olmam. Eğer birilerinin gözüne girmek için prensiplerinden vazgeçersen, sana görev vermeyi düşünenler, ‘Bu adam nasıl olsa elimin altında’ der ve o görevi zaten hiçbir zaman sana vermez. Partimin kararlarına sadık kalacağım. Eğer Sayın Sipahioğlu bana böyle bir görev verirse buna kendi başıma karar vermem. Benim bu konuda fikrini ve düşüncesini alacağım kişi AK Parti İlçe Başkanı Sayın Hüseyin Güney olur. Eğer Sayın Güney, ‘Başkan yardımcısı olmayı kabul et’ derse, ancak o zaman kabul ederim. Onun dışındaki düşünceler veya kararlar beni bağlamaz.”