7 Kocalı Hürmüz

Abone Ol

Sizi bugün biraz Hürmüz Boğazı’ndan bahsedeceğim. Enikonu 33 kilometre ama dünyanın en stratejik geçiş noktalarından birisi. Deniz ticaretinin en dar boğazlarının başında geliyor. Antik dönemde Mezopotamya ile Hint Okyanusu’na açılıp ticarete olanak sağlıyordu. Ortaçağ’da Pers-Arap kontrolüne geçti. 16.yy’de Portekiz kontrolü. Ardından Osmanlı ve İngiliz kontrolü.

Dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20’si, günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol sevkiyatı ile dünya ticaretinin, dünya üretiminin tam da kalbi.

Hürmüz deyince de kafa karışıyor tabii.

Hangi Hürmüz?

Aslında kendi içinde benzerlikler kurulabilir.

Tiyatro sahnesindeki Hürmüz de yedi kocayı idare ediyordu hatırlarsanız. Denizin ortasındaki de. Baksanıza dünyanın en zorlu coğrafyasından, dünyanın geri kalanına kader çiziyor Hürmüz… Çevresinde yedi ülke var. İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri. Hadi bir de sekizinciyi ekleyelim. Hemen çıkışında Umman.

Basra Körfezi’ni açık denizlere bağlayan bu dar hat, sadece bir coğrafi geçiş değil; küresel enerji sisteminin ana vanası. Kapandığını geç, kısıldığında neler olduğunu son günlerde yaşayarak gördük.

Yani mesele sadece bir boğaz değil, aynı anda birden fazla üreticinin aynı kapıya bağımlı olması.

Petrol burada yükleniyor. Doğalgaz burada çıkıyor. Ve hepsi aynı dar geçitten geçmek zorunda.

Alternatif var mı? Var ama çok sınırlı ve çok pahalı. İkame var mı? Kısa vadede yok.

O yüzden burası klasik bir “jeopolitik risk” noktası değil. Burası sistematik bir risk noktası.

Şimdi bu dar geçidin dünyaya nasıl yayıldığına bakalım. Hürmüz’den çıkan enerji tek bir yere gitmiyor. Dünya buradan besleniyor.

Bir kol Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa’ya gidiyor.
Bir kol Asya’ya gidiyor — Çin, Hindistan, Güneydoğu Asya.
Bir kol Amerika’ya uzanıyor.

Yani bu sadece bir ticaret yolu değil, küresel ekonominin atardamarı.

Petrol ve doğalgaz akışı burada kesilirse, dünya üretemez hale gelir. Ekonomilerde küçülmeler, işsizlik oranlarında artışlar kaçınılmaz olur. Sigorta maliyetleri artar. Navlun maliyetleri coşar. Kısacası her şeyin fiyatı artar. Her ülke yüksek enflasyondan kendi payına düşeni alır ve bir bakarsınız ki; dünya ekonomisi stagflasyon ile karşı karşıya. Hem yüksek enflasyon var hem de ekonomiler daralıyor.

Dönelim bizim Hürmüz’e. Orada Hürmüz, yedi kocayı aynı anda idare ediyordu.
Kendince bir denge kuruyordu. Biri kapıdan giriyor, diğeri bacadan çıkıyordu. Dengeyi kuran oydu.

Burada Hürmüz Boğazı, sadece eteğindeki yedi ülkeyi değil, onların üzerinden bütün dünyayı etkiliyor. Yedisi birden aynı kapıyı, bacayı kullanıyor. Çarşı karıştı daha da karışacağa benziyor.